SON DAKİKA

Sedat Demircan

Sinoplu Ünlüler

‘Makul Şüphe’

Erdoğan Erkaymaz

Bu haber 23 Ekim 2014 - 17:03 'de eklendi.

‘Zulme abat olanın ahreti berbat olur’ derler. Yönetenlere sormak lazım son yıllarda bir bölgemizde, askere, polise, Atatürk heykellerine, bayrağa yapılanlara da ‘Makul Şüphe’ uygulanabilecek mi? Yoksa bu proje bir kesimi koruma altına mı hazırlanıyor? Devlet, kamu adına evet… Kendi çıkarları adına Hayır…

Oysa hukuk: Demokles’in kılıcı gibi, insanımızın tepesinde sallandırılacak bir tehdit unsuru olmamalıdır. Hukuktaki somut delil ilkesine ters düşen ‘Makul Şüphe’ ifadesi çok ucu açık bir kavram ve nereye kadar gideceği de belli değildir. Daha dün Silivri mahkemelerinde kanıt gösterilmeden ya da gizli tanıkların ifadeleri ile yargının ülkemizde hasar görüldüğü tanık olunmadı mı! Hukuk adamlarının ortak düşüncesi ‘Makul Şüphe’ yargıya keyfiyet getirmekten başka bir şey değildir demekteler…

 

17-25 Aralık Türkiye’sinde yapılan operasyonlarda görev alan, emniyet mensupları, amirlerinden en kıdemlisine kadar şimdi sayısını bilemediğim (Yüzlerce) görevli sürüldü… Siyasi konjonktüre göre alınan kararların hukukta, adalette en önemlisi vicdanlarda derin yaralar açar. Yönetenleri eleştirmek tehdit gibi görülmekte. Oysa anayasamızın 26’ıncı maddesindeki ifade hürriyetini ne yapacağız?. O maddeye de mi makul Şüphe olarak bakmaktalar? 

 

Yargı kararları tartışılabilir. Ancak kamu vicdanını tatmin etmelidir. Sanırım siyasi kararların doğrudur, yanlıştır diye artık tartışılmaz hale getirilecek ‘Makul Şüphe’ oysa adalet mülkün temeli olmaktan çıkarılıyorsa zulüm temel olmuşsa, yandaşları koruma ve kollama aracı olmuşsa bu ülkede nasıl bir düzenden bahsedilebilir. İçinde adalet ve özgürlüğün olmadığı bir ülkede demokraside olmaz. Yine bilinmelidir ki ‘Rövanşa dayalı anlayış’ tarihte hep tersi sonuç getirmiştir.

 

Mevcut hali: CMK’ nın 116.’ıncı ‘şüpheli ve sanıkla ilgili arama’ maddesi “Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, iş yeri veya ona ait yerler aranabilir.” 

 

Teklifteki hali; 116’ıncı maddede ki ‘Somut delillere dayalı ‘kuvvetli şüphe’ ibaresi ‘Makul Şüphe’ şeklinde değiştirildi. Gerekçede, “uygulamada ortaya çıkardığı güçlükler yanında kurumun amacını ve işlevliğini zayıflatmadı nedeniyle somut delillere dayalı kuvvetli Şüphe, Makul Şüphe şeklinde değiştirilmiştir” denildi.  CMK’ da ki 2004’teki düzenlemeye geri dönüldü. Madde “Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; Şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, İşyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir” diye düzenlendi.

 

 

Aslında “ Makul Şüphe’ düzenlenmesinin en talihsiz yönü , bizim ülkemizde şüpheciliğin hiçbir zaman “Makul” ölçüde bulunmamamsı, bulunursa da uzun zaman o seviyede kalmaması olsa gerek. Toplumsal diğer anketlere göre, Türkiye 3. Şahıslara güven duygusunu asgariye de olduğu ülkelerden biri olmamız eskiden çok kullanılan ‘Türkün Türk’ten başka dostu yoktur’ diye deyiş vardı. Şimdi aile bireyleri neredeyse birbirine güvenmiyor… Hele yönetenlere hiç bu ülkede neyin ‘Makul Şüphe’ kapsamına ne zaman gireceği de hiç belli olmuyor.

 

Erdoğan Erkaymaz
Erdoğan Erkaymaz [email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.