SON DAKİKA

Sedat Demircan

Sinoplu Ünlüler

Ersoy Suriyedeki İnsanlık dramına değindi

İçişleri Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy TBMM Genel Kurulunda 21 Ocak'ta bir konuşma gerçekleştirdi.

Bu haber 23 Ocak 2014 - 18:01 'de eklendi.

15 Ekim 2012 tarihinde Bingöl Milletvekili Grup Başkan Vekili İdris Baluken tarafından verilen (1614 sıra no.lu) AKP'nin Suriye politikalarındaki yanlışlarının belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan Meclis araştırma önergesinin, Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 21/01/2014 Salı günlü birleşiminde sunuşlarda okunması ve görüşmelerin aynı tarihli birleşiminde yapılması önerisi üzerine TBMM Genel Kurulunda İçişleri Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy bugün bir konuşma gerçekleştirdi. ERSOY Genel Kurulda yapmış olduğu konuşmasında şunları kaydetti:

 

"Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; Suriye'de yaşanan olaylarla ilgili olarak Türkiye'nin tutumunun araştırılması amacıyla Barış ve Demokrasi Partisi Grubu tarafından verilen önerinin aleyhine söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

 

Değerli milletvekillerimiz, 2010 yılında yaşanan ve "Arap Baharı" olarak adlandırılan gelişmeler 2011 yılı başlarında da Suriye'ye sıçramış ve bu süreci, gelişmeleri doğru okuyamayan, basiretsiz Suriye yönetiminin acımasız tutumu yüzünden ülke çok kısa zamanda kan gölüne dönmüştür.

 

Bin yıllık ortak kültürümüzün, tarihimizin ve kardeşliğimizin verdiği sorumlulukla gelişmelerin Suriye halkı için bir iç savaşa, acıya, ızdıraba dönüşmemesi, iyi ilişkiler içinde olduğumuz Beşar Esed ve Suriye yönetimi üzerinde her türlü diplomatik ve insani girişimde bulunulmuş ancak Esed yönetimi aylar öncesinde Kuzey Afrika'da yaşanan acı olaylardan hiç ders almadığı gibi, dost tavsiye ve telkinlerine de kulaklarını kapatmıştır. Neyi tercih etmiştir? Devletinin elinde meşru, gayrimeşru ne kadar silah ve mühimmatı varsa kendisinden daha fazla demokrasi ve insan hakkı istemekten başka hiçbir derdi, niyeti olmayan insanların üzerine yağdırmaya ve şehirlerini, köylerini bir bir yakmaya, yıkmaya başlamayı tercih etmiştir. Bütün uyarılarımıza, çağrılarımıza rağmen ne Esed zalimlikten vazgeçmiş ne de Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası camia ciddi anlamda kılını kıpırdatmıştır. Esed'in her geçen gün dozunu artıran mezalimine karşı bütün muhalif gruplar arayışa girmiş, halk bir arayışa girmiş ve mücadeleye başlamış. Neredeyse üç yıldır süren bir kaos, kargaşa, savaş ve felaket ülkeyi esir almış, artık Suriyeli kardeşlerimiz silahtan kurtulsalar bile açlık ve sefaletten ölür hâle gelmişlerdir. Bugün, 130 binin üzerinde Suriyeli bu çatışmalarda maalesef hayatını kaybetmiş, 6,5 milyon Suriyeli yerinden yurdundan olmuş, 9 milyon Suriyeli yardıma muhtaç hâle gelmiş, 2,3 milyon Suriyeli de komşularına sığınmak zorunda kalmıştır; içeride kalanların ise ne evi, ne yuvası, ne ekmeği, ne aşı kalmıştır. Hemen yanı başımızda insanlık böyle bir dramı yaşıyorken Türkiye Cumhuriyeti de güçlü, samimi, müşfik, kardeş, dost bir ülkenin yapması gereken neyse onu yapmaya karar vermiş, bu acıdan etkilenen Suriyeli kardeşlerimize hem sınır içinde hem sıfır noktada hem ülkemizde elinde gelen her türlü yardımı yapmaya gayret etmiştir. Bugün, yaklaşık 600 bin Suriyeli ülkemizde yaşamaktadır. Bu mültecilerin 213 bini Hatay'dan Malatya'ya kadar kurulan 22 geçici barınma merkezinde, 12 bin konteyner, 31 bin çadırda barındırılmaktadır. Barınma merkezlerimizde yaklaşık 12 bin kamu görevlisi görev yapmaktadır. Yine, 693 derslikte yaklaşık 46 bin öğrenciye eğitim verilmektedir. Kurulan hastanelerde 2 milyonun üzerinde poliklinik yapılmış, her türlü hizmet verilmektedir. Bugüne kadar devlet eliyle bizzat yaptığımız harcamaların toplamı 1,6 milyar liradır. Birleşmiş Milletler kriterlerine göre ise yapılan yardım ve hizmetlerin toplam değeri 2,5 milyar dolardır.

 

Değerli milletvekilleri, dün basında yer alan, insan olan herkesin kanını donduracak ve yine, insan olan herkes tarafından lanetlenecek görüntüler, fotoğraflar, artık Suriye'de hepimiz için sözün bittiği yere geldiğimizi bir kez daha göstermiştir. Yanı başımızda, komşumuzun başında bu kadar büyük bir bela, bu kadar gaddar, bu kadar acımasız bir zalim varken bunların maliyetlerini daha fazla konuşmanın, o yavrucaklar ölmesin diye gönderilen tırların içinde ne olduğunu görebilmek için kasa deliklerinden röntgencilik yapmaya çalışmanın ve oradan elde edebileceğimiz birtakım bulgularla ülkemizi ve Hükûmetimizi dünyaya gammazlamaya çalışmanın yerine hep birlikte, bu kanın durması için, zalimlerin zulümlerinin karşılığını alabilmesi için uluslararası camiada verdiğimiz mücadeleye destek verelim. Tek ve gür bir sesle zalimin karşısında durmaktan başka bir seçeneğimizin olmadığını, asgariden insanlığımızın bunu gerektirdiğini bir kez daha hatırlayalım.

 

Ben de bu vesileyle, gerçekten, bu kadar yıldır orada yaşanan savaşta, acıda hayatlarını kaybeden bütün Suriyelilere Cenabı Allah'tan rahmet diliyorum, hepsine sabırlar diliyorum, metanetler diliyorum, bir an evvel bu beladan kurtulmalarını temenni ediyorum. Artık yapacak başka hiçbir şeyin kalmadığına, Suriye'de araştırılacak kapalı hiçbir hususun kalmadığına yürekten inanıyorum.

 

Bugün itibarıyla, bu düşüncelerle BDP Grubunun önerisinin aleyhinde olduğumu belirtiyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum….."

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.