SON DAKİKA
Ak Parti Sinop Milletvekili Adayı Nazım Maviş
Ak Parti Sinop Milletvekili Adayı Ayhan Ergün

HIRVATİSTAN – KARADAĞ – BOSNAHERSEK GEZİSİ (24 Mayıs 2018 Perşembe Hırvatistan)

(24 Mayıs 2018 Perşembe Hırvatistan)

Bu haber 11 Haziran 2018 - 14:00 'de eklendi.

Ibn Bottuto şöyle demiş; “Yolculuk önce seni sözsüz bırakır sonra da iyi bir hikâye anlatıcısına dönüştürür.” Yine bir gezi yazısıyla karşınızdayım.

Hani derler ya; “Gezme mikrobu size bulaştıktan sonra artık tedavisi yoktur. Gezgin bu mikropla mutlu yaşayacağını bilmesi güzel bir duygudur. Bu gezimizi, Yugoslavya’nın yıkılması ve yeni dünya düzeninin oluşturduğu Adriyatik ülkeleri Hırvatistan-Karadağ-Bosna Hersek’e yaptık. İstanbul da ki dostum Haluk Genç’in planladığı ve bizi davet ettiği bir gezi…

 

Bu gezide ki dostlarımız; Haluk – Nurtap GENÇ çifti, Hüseyin – Banu AVCI çifti, Abdullah – Nagehan BAYRAKSAN çiftleriyle birlikte Atatürk havaalanında 24 Mayıs 2018 Perşembe günü Saat 5.00 gibi buluştuk. Gümrük işlemleri bittikten sonra uçuş saatimizi beklediğimiz esnada Abdullah arkadaşımız rahatsızlandı Havaalanı doktoru tedavisine devam ettiği esnada uçağa biniş saatimiz geldiğinden bizler uçağa geçtik. Uçak kalkmadan eşiyle onlarda uçağa geldiler. Grubumuz tam kadro 06.35 de Hırvatistan (Dubrovnik) kalktı. Bir saatlik uçuş sonucu THY uçağıyla Dubrovnik’e indik.

 

Arkadaşlarımızdan Haluk ve Hüseyin tatil boyunca ulaşımımızı sağlayacak minibüsümüzü almak üzere Havaalanı yakınında ki kiralama acentesine gittiler.  Acente henüz açılmadığından hemen yakınında ki mini cafe de kahvaltı için bir şeyler atıştırdık.

 

Kısaca Hırvatistan hakkında bilgi verecek olursam; Orta Avrupa da bulunan ve Balkan ülkesi olan Hırvatistan’ın başkenti Zagrep’tir.  Diğer önemli şehirleri, Rijeka, Split, Zadar, Sibenik, Hvar ve Dubrovnik’tir. Dini Hristiyan halkın büyük çoğunluğu Hırvatlardan oluşturduğundan dili de Hırvatçadır. En önemli geliri Turizmdir. Adriyatik denizine 6 bin kilometreden fazla kıyısı ve irili ufaklı 1100 adaya sahiptir. Eski Yugoslavya ülkelerinden biri olan ülke, yıllar süren savaşlar ve istilaların ardından 8 Ekim 1991 de özgürlüğünü kazanmıştır. 4 yıl yaşanan iç savaş ve 2013 senesinde Avrupa Birliği’ne katılmıştır. Özellikle 65 yaş üstü nüfusun İngilizce konuşmadığı ülkede genç nüfusun hemen hemen hepsi İngilizceyi akıcı konuşmaktadır.  Hırvatistan Avrupa Birliği ülkesi olmasına rağmen Euro yerine kendi para birimi (Kuna)yı kullanıyor.

 

Minibüsümüzü teslim aldıktan sonra Hüseyin Avcı arkadaşımızın sürücülüğünde Dubrovnik’e yola çıktık. 20 km yolculuktan sonra Adriyatik Denizinin incisi, Turistlerin hayran kaldığı berrak sularında yüzebileceğiniz, tarihi sokakları arasında devamlı yeni sokaklar keşfedeceğiniz, Şehri saran kale ve surlarıyla her köşesinde hissedilen tarih ve doğanın hayranlık bırakacak güzelliğiyle insanın etkisi altında kaldığı Dubravnik’e geldik. Minibüsümüzü bir otelin otoparkına bıraktıktan sonra eski kent Old Town bölgesine yola çıktık.

 

Old Town: Şehir surlarıyla sarılmış Türkçe karşılığı Eski Kent tarihinde bir dönemde Osmanlı Egemenliğinde yer alan şehir 1991 yılında Sırp güçleri tarafından büyük hasara uğramış olsa da onarılmış günümüzde en turistik yerler arasındadır. 1970 yılında UNESCO Dünya Tarih Mirası listesine dahil olan şehirde gezerken tarih içinde yolculuğa çıkmış gibi hissediyor insan kendini. Old Town da 1940 metre uzunluğunda 1,5 metre kalınlıktaki belirli yerlerde çıkışı olan surlar gezilecek yerler arasındadır. Bu orta çağ şehrinin surları Bizans döneminde yapılmış. Bizans’tan sonra Venedik, sonrada Osmanlı… 4 kapısı bilinen Old Town da 2 kapsısı önemli. Pile Gute Liman kapısı, tekne turlarının yapıldığı kapı…

 

Old Town geziye  başladık ona caddelerden bağlantı ara sokaklar ilginçti. Kale duvarlarını yüksek, kale içi sokaklar daracıktı. Sanırım biraz sıkıldık hemen restoranlar deniz suyu tertemiz harika. Grubumuz Lokrum adasına gitme kararı alıyor. Biletlerimizi aldık teknemize bindik yola çıkıyoruz.

 

Lokrum Adası Derin bir mavi denizle çevrili, gür ve yeşil ormanlıktan oluşmuş Dubrovnik’e 650 metre uzaklığında 70 hektar büyüklüğünde bir ada. Akdeniz bitki ve ormanlarından oluşan; Defne, Mersin Meşe ve Dubrovnik Üniversitesi tarafından işletilen 500 den fazla bitki ve ağaç türlerinden oluşan Botanik Bahçesinde en çarpıcıları dikenli kaktüsler, dikenli Armutlar sulu meyveler… adada 11. Yy ‘da yapılan Benedict’ine Manastırı bulunmakta. Efsaneye göre Aslan yürekli Richard, adada ki  ilk kiliseyi Finansa etmiş. Adada en göze çarpan özelliğin içinde serbestçe dolaşan Tavus kuşlarıdır. Yine adadaki manastırda Game Of Trones’un çekimlerinin yapıldığı, evler ve oteller yok ama çok çeşitli restoranlar, kafeler, barlar bulunmakta.

 

“Skola” adlı tekne ile Dubrovnik eski limandan çıktık. Lokrum adasına geldik. Koy içinde bir iskele yapmışlar indikten sonra iskele yakınında bulunan restoranda yemeklerimizi aldık. Yemek sonrası gölgeli orman yolunda adada gezmeye başladık. Her tarafımızda ağaçların tepeler dahil sülünler dikkatlerden kaçmıyor. Özgürce dolaşan tavşanlar eşlik ediyordu. Adanın en yüksek noktası olan deniz seviyesinden 96 metre yükseklikteki Fransızlar tarafından yapılan 1806 yılında inşa edilmiş Fort Royal Kalesine tırmanışa geçtiğimizde grubumuzdan bazı arkadaşlar bize eşlik etmediler. Oldukça dik güzergâh sonrası kaleye ulaştığımızda Dubrovnik ve sahil şeridi muhteşemdi. Fotoğraflar aldıktan sonra inişe geçtik kayalıklar arasında ki plajları, Benedictine Manastırını gezdikten sonra grubumuzla buluştuk. İskele yanına geldiğimizde tavus kuşlarının şovlarını fotoğrafladıktan sonra gelen tekneyle Dubrovnik’e döndük.

 

Artık yorulmuştuk, biraz dinlenmek üzere kalacağımız otele gitmek üzere önce arabamızı park ettiğimiz yerden aldık navigasyon yardımıyla Gruz bölgesinde ki otelimize gitmek üzere yola çıktık. Aynı yeri birkaç kez getirmemize rağmen bir türlü otelimiz bulamayışımız tebessümlerimizi kahkahaya dönüştü. Nihayet bulmuştuk, bagajlarımızı aldık odalarımızı teslim aldık. Otelimiz “Villa Aura” Stüdyo daire olup gayet rahat ve kullanışlı. Otelimizi sanırım karı koca işletiyor, bayan sahibinin kullanım için ayrıntılı anlatımı biraz sıkmıştı. Bu ara odalarımızı saat 16.00 gibi teslim almıştık. Akşam yemeği için saat belirledik kısa da dinlenmeye geçtik.

 

Akşam yemeğimiz için otel bölgemizde ki  “Ben Apptit” restorana gittik. Bu bizim ilk akşam yemeğimizdi. Deniz ürünlerinden oluşan yemeğimiz lezzetli idi atmosferde fena değildi. Dost canlısı garson hesapta makuldü. Yemek sonrası birazda sohbet ettikten sonra otelimize göndük. 10.30 gibi dinlenmeye geçtik yarın Karadağ’a Buva ve Kotor’a gideceğiz.

 

Bugün ki gezimizin en önemli bölgesi olan Old Town eski ketten bahsetmek istiyorum. “Stradun Caddesi: Old Town’u ikiye bölen Strodun Caddesi, şehrin ana caddesidir. Bir çok kamu olayı, kutlama ve tören burada düzenlenir. Yaklaşık 300 metre uzunluğunda olan cadde Roma – Yunan etkileri taşımaktadır. 1468 yılında kaldırımlar ile zenginleştirilmiş cadde turistlerin uğrak noktasıdır.

 

Büyük Onafrio Çeşmesi: 1436 yılında çeşmenin inşasına karar verilmesinin ardından kurulan sistem ile 116 metre yükseklik ve 11.7 kilometre uzunluktan su getirilmiştir. Çeşme günümüzde turistlerin yoğun ilgi gösterilen yapılar arasında yer alıyor.

 

Fransisken Manastırı: 13.yy’da inşa edilen Manastır şehrin öenmli yapıtlarından Gotik ve Rönesans etkilerinin görülebileceği yapı içerisinde günümüzde bir müze ve kütüphane bulunmaktadır. Kütüphane de 70 binden fazla kitap bulunmaktadır.

 

Çan Kalesi: 1444 yılında inşa edilen kule yerel ustaların bir eseridir. İlk yapıldığında çana vurulan iki figür tahtadan yapılmış daha sonrada ise figürler bronzdan yapılmıştır. 1667 yılında ki depremde eğilen kule güvenlik amacıyla 1929 yılında yıkılıp yeniden yenisi inşa edilmiştir.

 

Rektör Sarayı: (Knezev Dvor) Gotik, Barok ve Rönesans etkilerini bünyesinde barındıran bir yapıdır. Yapıldığı dönemden bugüne birçok ek ve yenileme çalışması geçirmiştir. Günümüzde Dubrovnik Müze tarih bölümüne ev sahipliği yapmaktadır.

 

Aziz Blaise Kilisesi: 1715 yılında adından da anlaşılacağı üzere Aziz Blaise için inşa edilmiştir. Kilisenin iç kısmı ve mermer işlemeleri oldukça görkemlidir. Birçok düğün merasimi burada tertiplenmektedir.

 

Sponza Sarayı: şehirde orijinal formunun korunduğu en güzel yapıtlarından biridir. Stradun Caddesinde bulunan saray 16.yy da inşa edilmiştir. Günümüzde bir çok organizasyona ev sahipliği yapmaktadır.

Katedral: 12.-14. Yüzyılları arasında inşa edilen Katedral 1667 depreminde yerle bir olmuştur. 20.yy da yapılan kazı ve yenileme çalışmaları ile günümüzde ki haline kavuşmuş.

Orlanda Stünu: Stradun Caddesininim sonunda bulunan sütun çan kulesinin yanında bulunmaktadır. 15. Yy. da yapılmış olan sütunda yer alan şövalye figürü Orlando’dur. Dubrovnik festivalinin açılış ve kapanış törenlerinde ki temel semboldür.

Gundulicn Meydanı: 1667 depreminin ardından inşa edilen meydan üzerinde kurulan sokak pazarı ile ünlüdür. Meydanda 1893 yılından kalma Dubrovnikli şair İvon Gundulicn’in bir heykeli bulunmaktadır.

 

Pile Kapısı: Dubrovnik şehir kapılarından biridir. Kapının iç ve dış duvarları vardır. 16. Yüzyıl da inşa edilen kapı Dubrovnik Cumhuriyeti Döneminin geceleri kapatılan bir kapıydı. Günümüzde sürekli açık.

 

Eski Liman: Dubrovnik’in doğusunda yer alan Eski Limanın (Gradska Luka) inşasına 15. Yy da başlanmış 16. Yy’da bitirilmiştir.

Minceta Hisarı: 1319 yılında inşa edilen Minceta Hisarı, şehir surlarının önemli bir parçasıdır. Günümüzde Dubrovnik şehrinin sembollerindendir.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.