Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 29°C
Gök Gürültülü

Sinop Nükleer Santral İstemiyor

26.04.2021
A+
A-

Çevremize doğamıza sahip çıkalım.

25 Nisan 2021 Pazar günü Saat: 13.00’da ‘Felaketin adı Çernobil’ adı altında ‘Ajans Sinop’un, Sinop 15 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cengiz DEMİREL’in moderatörlüğünde, konukları; iktisatcı Prof. Dr. Aziz KONUKMAN, Sinop Belediye Başkanı Barış AYHAN, EMO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet ÖZDAĞ, SNKP’der Yönetim Kurulu üyesi Zeki KARAKAŞ, Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Kayıhan PALA ve Sanatçı Yılmaz KÜÇÜK’ün katılımlarıyla çok başarılı bol bilgi paylaşımlı dijital miting yapıldı. Sosyal medya üzerinden “Temiz bir dünya için ne Sinop’ta nede Dünyanın herhangi bir yerinde Nükleer Santraller İstemiyoruz.” diye haykırıldı.

Bundan 35 yıl önce dünya bugüne kadar gördüğü belki de en büyük felaketi yaşadı. 26 Nisan 1986 tarihinde, bugün Ukrayna’da bulunan Pripyat şehrinin 14,5 kilometre kuzeybatısında ki Çernobil Nükleer Santrali’nin 4 numaralı reaktöründe yapılan bir güvenlik testi sırasında yangın çıktı. Bir dizi patlama sonucu yangın büyüdü ve radyoaktif buhar atmosfere yükseldi.
Kazanın maddi boyutu bugüne kadar tam olarak ölçülememiştir. Birleşmiş Milletlerin 2009 da yayınlanan raporuna göre; Belarus ekonomisine 235 milyar dolar, Ukrayna ekonomisine 200 milyar dolarlık etkisinin olduğunu ve civar ülkelerde yaşayan 7 milyon kişi hala felaketin yol açtığı zarardan dolayı yardım ve sağlık hizmeti almakta.
Çernobil nükleer kazasının 10 milyon kişiyi etkilediğini ve 30 yıl boyunca maddi hasarın 700 milyardan fazla olduğu ileri sürülmüştür. O günlerde Türkiye Enerji Bakanı Cahit Aral çay da bir tehlike olmadığını göstermek için, basın karşısında bir bardak çay içti. Ancak batılı ülkeler tonlarca tarım ürünlerini Türkiye’ye iade etti.
Bu bilgiler sonrası ülkemizde iktidarın hızlı ve kısa yoldan nükleer enerjiye sahip olma isteğini anlamak mümkün değil… Uzmanlar nükleer teknolojisinin kestirme yoldan başarılı olma şansının olmadığını ve bu tip çalışmalar pahalı ve çok riskli olduğu görüşünde birleşmektedirler. Böyle bir çalışmanın bilimsel ve titizlikle sağlıklı olması gereklidir.
İktidar 19 yıllık yönetimi boyunca Türkiye’de elektrik enerjilerini dünya ölçeğinde vatandaşına ve sanayisine en pahalı sunan ülke konumuna gelmiştir. Bunun temel nedeni enerjide serbestleşme ve kuralsızlaştırma politikalarıdır. Halkın vergileriyle yapılan enerji santrallerinin “Babalar gibi” sattılar. İktidar halkın istemediği tehlikeli “Mersin ve Sinop” Nükleer Santral kurma yerine enerji verimliliğine ve yenilebilir enerjilere önem vermeli ve yönlenmelidir.
Çevremize doğamıza sahip çıkalım. Bu ülkede yolsuzluklarla, rüşvetle enerji operasyonları yönetenlere karşı çıkalım.  Bu ülkenin namuslu insanları, bilim insanları, sanatçıları nükleer santrallerine ihtiyaç olmadığını, yönetenlerin siyasal bir tercih olarak dayattığını haykırdılar. Sonuç olarak şöyle kapatmak istiyorum; Çocuklarımıza temiz çevre bırakalım. Dün Çernobil, Fukişima artık yeter Mersin ve Sinop’u rahat bırakın.

 

Sevgi ile kalın

Ayancık Ofset
YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.