4 Mart 2026, 05:35:53
Dolar 43,9556
Euro 51,0980
Altın 7.194,92
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 11°C
Çok Bulutlu
Sinop
11°C
Çok Bulutlu
Çar 9°C
Per 11°C
Cum 10°C
Cts 7°C

TOMTAŞ

Havacılık Tarihi Araştırmacısı - Yazar
17 Ocak 2026 22:12

Bir başka bakış açısı ile konuya yaklaştığımızda, şimdiki adı Türk Hava Kurumu olan derneğin kuruluş amaçlarından en önemlisi Türkiye’de havacılık sanayisinin başlatılmasıdır. 16 Şubat 1925 tarihinde kurulan Türk Tayyare Cemiyetinin (T.Ta.C.) misyonu havacılık sanayisinin halkın katılımları ile gerçekleştirilmesi idi. Genç Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren önemle ele alınan “ uçak sanayisinin gerçekleştirilmesi ” Ulu önder Gazi Mustafa Kemal’in direktifleri doğrultusunda ele alınmaya başlanılmıştır.

22 Nisan 1925 tarihinde uçak fabrikası açılması ile ilgili meclis oturumunda ilk kez gündeme gelmiştir. Türkiye’de bir uçak fabrikası kurulması ile ilgili Kütahya Mebusu ve Savunma Bakanı Recep (Peker) Bey’in meclise sunduğu “Ordunun silahlandırılması ve harp sanayii ”ne ilişkin yasa önerisi çerçevesinde TBMM’de gizli oturum yapılmıştır.[1]

Milli Savunma Bakanı Recep Peker bu oturumdaki konuşmasında;

“…Arkadaşlar, bildiğiniz gibi geçen yıl verilmiş olan üç milyon liralık taahhüt yasası ile hükümet bir uçak fabrikasının inşası için girişimde bulunmuştur. Sözleşme imzalanmış olup yakında yapılmaya başlanacaktır…

…Junkers ile yapılan sözleşme; her yıl bize iki yüz elli uçağın teslim taahhüdünü içermektedir.”[2]

10 Mayıs 1925 Türkiye ile Alman Junkers firması arasında ön anlaşma sağlanır. Alman firması Junkers Flugzeugwerk A.G. ile Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanlığı arasında uçak fabrikası kurulması ile ilgili ön anlaşma imzalanmıştır.

22 Mayıs 1925 tarihinde, Türkiye’de kurulacak uçak fabrikası için Türkiye adına Dışişleri bakanı Tevfik Rüştü (Aras) Bey, Junkers adına da Hans Sachsenberg bir araya gelerek fabrika ve imali düşünülen tayyareler ile teçhizatla ilgili ayrıntıları görüştüler.

7 Ağustos 1925 tarihinde, Junkers yetkilileri Ankara’ya gelirler. İlk iş Ankara / Ulus Karaoğlan (Anafartalar) caddesi üzerinde Alman yöneticilerin çalışma ofisi ve üst katında Hans Sachsenberg’in ikamet edeceği binayı kiralarlar. Junkers ’in ekspertizi[3] de 12 Ağustos 1925 tarihinde 847 No’lu JU-G-24 uçağı ile Ankara’ya gelir.

TOMTAŞ

Junkers G-24 uçağı

 

TOMTAŞ

Arkada, duvarında Junkers uçağı figürü bulunan Junkers ‘in Ankara çalışma ofisi.

TOMTAŞ

15 AĞUSTOS 1925 ALMAN JUNKERS FİRMASI İLE ANLAŞMA YAPILMASI

Türkiye Cumhuriyeti Başvekâlet Kalem-i Mahsus Müdüriyeti Adet: 2347

KARARNAME

Hükümetle müştereken bir Türk anonim şirketi tesisi ve Müdafaa-i Milliye Vekâleti’nin idare edeceği mahalde bir tayyare ve tayyare motoru fabrikası inşa etmek üzere Junkers şirketi ile bir mukaveleakti tasavvur edilerek icra edilen müteaddit müzakerât neticesinde tanzim kılınan mukaveletnâme ve teferruatı Heyet-i Vekile’de kabul ve imza için Maliye Vekili Hasan Beyefendi’ye mezuniyet itası vemezkûr mukaveletnâme mucibince Junkers şirketi ile müştereken bir Türk Anonim şirketi tesis venizamnamesinin bi-tanzim Heyet-i Vekile’ye arzı hususunda Ticaret Vekâleti’nin memur edilmesi icra Vekilleri Heyeti’nin 15 Ağustos 341 (1925) tarihli içtimaında tasvip ve kabul olunmuştur.

15 Ağustos 341

Türkiye Reis-i Cumhuru İmza: Gazi Mustafa Kemal

 

Başvekil: İsmet/ Adliye Vekili: Mahmut Esat /Müdafaa-i Milliye Vekili: Recep /

Bahriye Vekili: İhsan / Dâhiliye Vekili: M. Cemil /Hariciye Vekili: Dr. Tevfik Rüştü /

Maliye Vekili: Hasan / Maarif Vekili: Hamdullah Suphi / Nafia Vekili: Süleyman Sırrı /

Ziraat Vekili: Ali Cenani / Ticaret Vekili: Ali Cenani/ Sıhhıye ve Muavenet-i  Vekili: Dr. Refik.

TOMTAŞ

SÖZLEŞMENİN ANA MADDELERİ:

Tayyare ve Motor T.A.Ş. Türk Hava Kuvvetlerinin ihtiyacı olan uçakları ve uçak motorlarını üretecektir. Üretilen uçak ve motorlarının bakım, onarım ve revizyonlarını da yapacaktır. Kayseri’de uçak üretmek üzere uçak ve motor fabrikası kurulacak ve her türlü makine ve teçhizatı Junkers tarafından karşılanacaktır. Eskişehir’de uçakların ufak onarımlarının ve bakımlarının yapılabileceği bir tesis kurulacaktır. Şirket Türkiye’de havayolu taşımacılığı ve işletmeciliği yapabilecektir. Yine şirket petrol aramaları yapabilecektir.

Sözleşme gereğince, 1925 yılı sonlarında, Hamburg Limanı’ndan Çelik konstrüksiyon, Tezgâhlar, Enerji grupları, Çeşitli hammaddeler ve Hangar malzemeleri gemiler ile kademeli olarak İskenderun Limanına getirilir. Malzemeler trenle Ulukışla’ya ve daha sonra deve, at ve manda arabaları ile Kayseri’ye taşındı.

Alman P. Holzmann Aktiengesellschaft inşaat şirketi tarafından tasarlanan fabrikanın üretim hangarlarının inşaatı için gereken kalifiye insan gücü, Almanya’dan gelen yüz yirmi kadar usta ve beş mühendis ile karşılandı. İki yüz kırk kadar Türk işçisinin de inşaatlarda çalıştığı bilinmekte. Tamamı çelik konstrüksiyon olan on bir hangarın ilk altısı çok kısa sürede tamamlandı ve iç donanımlarının montajına geçildi. İlk olarak enerji ihtiyacı için elektrik santralı kuruldu. Santral üç adet dizel jeneratörden (1×100 Kw ve 2×200 Kw) oluşuyordu. Daha sonra makine ve dizel atölyeleri tamamlanarak faaliyete geçirildi.

1 Ekim 1926 tarihinde 120’si Alman ve 50’si Türk olmak üzere 170 kişilik bir ekip fabrikayı üretime uygun hale getirdiler. 6 Ekim 1926’da da fabrika açılmıştır.

TOMTAŞ

Üst sıra:  Her maksada hadim (uygun) tamamen madeni tayyareler.

Alt sıra: Harp, spor ve münakalat (ulaştırma) tayyareleri.

 

6 Ekim 1926 tarihinde fabrikanın resmi açılışı Milli Savunma Bakanı Recep Peker tarafından yapıldı.

Üretime başladıktan kısa bir süre sonra ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık sonucu fabrikanın kapatılmasına karar verildi. Anlaşmazlıkların büyümesi sonucunda Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesine başvuruldu. Mahkemenin görevlendirdiği Hava Kuvvetleri Müfettişi General Muzaffer Ergüder ve komisyon üyeleri fabrikaya giderek olayları yerinde değerlendirdiler. Değerlendirmesini bitiren komisyon, sözleşmenin iptali konusunda rapor verdi. Böylece Tayyare ve Motor T.A.Ş. Kayseri fabrikası 28 Mayıs 1928 tarihinde kapatıldı. Junkers A-20 ve Junkers F-13 Limosine uçakları gerçek anlamda Türkiye’de üretime geçemedi. 1925-1928 tarihleri arasında Türk Hava Kuvvetleri envanterine giren 64 adet Junkers A-20 uçağı Almanya’da üretilip gemiler ile Türkiye’ye getirilmiş, İzmir ve Eskişehir’de monte edilmiştir. Ayrıca 1926 ile 1928 yılları arasında Kayseri’de 30 adet Junkers A-20 uçağının montajı yapılmıştır.

Junkers şirketi kapanıştan sonra tüm hisselerini 520.000 liraya Türk Tayyare Cemiyetine devreder. Fabrika 1929 yılında kapalı olmasına rağmen fabrikada bakım ve onarım faaliyetlerine devam edildi. Tayyare ve Motor Fabrikasının devri için oluşturulan komisyon çalışmalarını 1930 yılının Mayıs ayında bitirmiş, fabrika Milli savunma bakanlığına devredilmiştir. Mevcut tesisler 1932’de “Kayseri Tayyare Fabrikası” adını almıştır.

SONUÇ;

TOMTAŞ ile ilgili birçok araştırmacı tarafından çeşitli yayınlar paylaşılmıştır. TOMTAŞ özelinde birçok siyasi yorumlar yapılarak işin gerçeği hep ıskalanmıştır. Havacılık sanayimizin bu ilk girişimi için benim de bir taraf olduğum birçok tartışma halen sürüp gitmektedir. Bu yazımda ana hatları ile TOMTAŞ konusunda bazı tarihlerin altını çizmek istedim.

Özellikle halen TOMTAŞ açılımında “Otomobil” olduğunun yazıldığı birçok sosyal medya kullanıcısı tarafından yazılıp çizilmektedir. Bu konu ile ilgili değerli hocamız Prof. Süer Eker’in açıklamaları bu yanılgıyı bitirecek niteliktedir.

“ 1925’de temelleri atılan Türk havacılık ve motor sanayisinin ismi TOMTAŞ.

TOMTAŞ aslında bir kısaltma. Kısaltmanın açılımı şöyle; “ Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi ”. Bazıları kısaltmadaki “O” harfinin Otomobil veya Otobüs kelimelerini ifade ettiğini iddia etmiş. Oysa TOMTAŞ’ın otomobil veya otobüs ile hiçbir ilgisi yok.
Kısaltma ile kısaltmanın açık şekli birbirini tutmuyor, bunun kuşkusuz bir sebebi var.
Sebep şu: Kısaltma eski yazıdaki sağdan sola tayyare kelimesinin ilk harfi “T”dir. Vav harfi “O” sesini/harfini temsil ediyor. Motor’un ilk harfi “M”, Türk’ün ilk harfi “T”, anonim’in ilk harfi “A” ve şirket kelimesinin yine ilk harfi “Ş”. Bunların hepsi birleştirildiği zaman TOMTAŞ oluyor. Görsel üzerinde kırmızı harflerle ve sarı çizgi ile kısaltmayı gösterdim.”[4]

TOMTAŞ

TOMTAŞ

Yıllar önce iki akademisyen ile otomobil olmadığına dair yemeğine iddiaya girmiştim. Bir tanesi siyasi nedenler ile arkadaşlığımızı bitirdi. Diğeri ise umarım yemek iddiamızı unutmamıştır.

 

[1] TBMM Gizli Celse Zabıtları. IV, s 541.

[2] TBMM Gizli Celse Zabıtları. IV, s 546.

[3] Ekspertiz; Bir sorunu teşhis etmek, çözümlerini ortaya koymak ve olası sonuçlarını öngörmek için yetişmiş inceleme uzmanıdır.

[4] Prof. Süer Eker; Başkent Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Öğretim Üyesi.

YORUMLAR

  1. Anonim dedi ki:

    Üstat, eline emeğine sağlık.Konuşulanlar belgelendiğinde itibar görür. Var ol.

  2. Talip Bölükbaşı dedi ki:

    Değerli Havacılık Tarihi Araştırmacısı ve Yazar Mustafa KILIÇ, elinize emeklerinize sağlık.

  3. ERDEM ELBÜKEN dedi ki:

    Sayın Mustafa Bey yazınızı bu platformda paylaştığınız için teşekkür ederim. Milli şuurun Türk Havacılık Tarihinde başarılı gelişmeleri bizlere aktarıyorsunuz. Bu kamu görevini havacılık aşkı ile yeni nesillere anlatımınız büyük bir şuur oluşturuyor. Saygılar selamlar sunarım.

  4. M. Tuğrul Ülgen dedi ki:

    Az bilinen HAVACILIK TARİHİMİZ ‘e son derece bilimsel, gerçekçi ve yoğun ıışık tutan bu mükemmel araştırma/yazı için emeklerinize
    teşekkür ve tebriklerimi sunuyorum. 🙏👍

  5. Dr.Emir ÖNGÜNER dedi ki:

    Hep atladığımız noktalardan biri üretimde kullanılan malzeme. Bu kriter sizin teknolojik seviyenizi belirler. Yukarda da görüldüğü gibi 1926-1928 arası Türkiye’de metal imalat yapan bir Türk-Alman girişimi vardı. Ortağımız Junkers, 1915’te yaptığı ”tam metal uçak” J1 ile dünyada bir ilki başlatmıştı. 1931-1941 arası Türkiye’deki kamuya ait imalathanelerde ağırlık ahşap olmak üzere yabancı lisans üretimi yapıldı; özgün bir Türk tasarımı hiç olmadı. 1941’den 1950’lere uzanan THK fabrikaları sürecinde ise özgün tasarımların inşasında ahşap imalatın ötesine geçilemedi.
    Özetle, 1920’lerden 1950’lere giden yolda havacılıktaki malzeme bilimi konusunda ilerleyemedik, aksine geriledik. Ar-Ge bazında yerlilik oranı yükseldikçe malzeme bilimindeki seviyemiz geriledi. Halbuki tam tersi olmalıydı.
    MTA 1935’te kuruldu, KARDEMİR ilk Türk demirini 1939’da dökebildi. Savaşın da başlamasıyla yerli havacılık bu altyapıyla organik bir ilişki kuramadı.
    Konuya malzeme açısından bakarsak, zamanla yerlilik arttıkça teknolojik derinlik azaldı. Bu detay, Türkiye’de havacılık tarihinin genellikle kurum isimleri ve uçak fotoğrafları üzerinden okunmasının yarattığı körlüğü çok net biçimde ortaya koyuyor.