Dolar 42,5007
Euro 49,3389
Altın 5.763,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 19°C
Parçalı Bulutlu
Sinop
19°C
Parçalı Bulutlu
Paz 16°C
Pts 14°C
Sal 14°C
Çar 15°C

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

Havacılık Tarihi Araştırmacısı - Yazar
30 Kasım 2025 21:44

Çocukluğum ve gençliğim Eskişehir, Ömerağa mahallesinde geçti. Ömerağa’lı olmak 60’lı yıllarda bir ayrıcalıktı. Bizi ayrıcalıklı yapan mahalle arkadaşlığıydı, Her yere birlikte gider, birlikte yer, içerdik. Birbirimiz için gözü kapalı kavgalara girerdik. Bir dilim yağlı ekmeği bölüşür, en yakın çeşmeden ağzımızı dayayarak su içerdik. Gece yarılarına kadar sürerdi oyunlarımız, doymazdık. Teksas, Tommiks okur, langırt oynamaya bayılırdık.

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

Geçmiş o güzel yılların anılarını sığdırabileceğim kadar yerimin olmadığını biliyorum. Eskişehirli olanlar ya da Eskişehir’i bilenler Ömerağa mahallesinin konumunu iyi bilirler. Hava Üssü’ne çok yakın olmasa da iniş kalkışların güzergâhında yer alır. İşte bu yüzdendir ki bütün oyunlarımız uçak sesleri içinde oynanmıştır.  Sessizlikte edemediğimiz küfürler uçak gürültüsü arasına sığdırılmış, bazen de seni seviyorum’un ilk söylenişleri.

Biraz aklımız erdiğinde uçakları tanımaya çaba sarf ederdik. Onlar hakkında duyduklarımızı birbirimize bıkmak usanmak bilmeden tekrar ederdik. Fazladan bir şeyler öğrenmek için mahallemizde oturan bekâr Astsubay ağabeylerimizin yolunu gözlerdik. F-100’ler, F-104’ler, F-5’ler, F-4 Fantomlar. Fantom hayalet demekti en çok sesi de onlar çıkartıyordu. En çok düşen uçaklar ise Uçan Tabutlardı. C-47’de Tatar Hasan’ın evini bile taşırdı.

HAVACI OLMADAN ÖNCE FUTBOLCUYDUM

Havacı olmadan önce futbolcuydum. Mahalle takımının değişmez kalecisi. Bakkal Abdullah Abi, beni ve iki arkadaşımı Şeker Stadına, Eskişehirspor genç takımı seçmelerine götürmüştü. Seçmeler yapılırken kaleye geçme sırası bana gelmişti. Kendimi göstereceğim diye elle uzun bir degajman yapmıştım. Tam o sırada bir uçak o kadar alçaktan geçti ki, gözüm ona takıldı. Her halde uzunca süre takip etmişim ki, kale arkasında duran antrenör Kasap Rıza’dan “Önüne bak önüne” ikazı ile kıçımıza tekmeyi yedik.

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

Sonrasında Eskişehir genç takımına seçildim. Babamdan gizli antrenmanlar ve maçlar. Dersler dibe vurmuş, notlar perişandı. Evde kızılca kıyamet koptu. Futbolu bırakacaktım, top’tan paramı kazanılırdı. Allah’tan Koca Usta Vahap Hocam babamı ikna etmişti. Babamın da tek şartı vardı, sınıf geçilecekti.

Zonguldak deplasmanında rahmetli Sinan soğuk algınlığı olunca kaleye ben geçtim. Harika kurtarışlar yaptım, maçı da kazandık. Son dakikada küçük parmağımı da kırdım. Hastane, röntgen, alçı derken babam istediği fırsatı da yakalamıştı. Futbol sakatlık demekti. Kapak askeri okula atılmalıydı. Birkaç astsubay akrabamız babamı destekliyor, bana da Havagücünde top oynarsın diyorlardı. O zaman olurdu işte. Hem havacı, hem topçu. Yıl 1977.

THK VE İNÖNÜ İLE TANIŞMAM

1977 Yılında Ankara’da paraşüt kulesinden atlayışlar yaptım. Orada Türkkuşunda paraşüt atlayışa da yapabileceğimi öğrendim. Eskişehir’e dönünce Bahçelievler Lisesinde ilk havacılık kolunu kurdum. Yedi arkadaşımla birlikte Eskişehir, İnönü’de paraşüt başlangıç kursuna katıldım. İşte şimdi uçan kaleci olmuştum. Havacılık virüsü bulaşmış halde Gaziemir Hava Teknik Okullarına girdim. O günden bu güne kadar da THK ile ilgimi hiç kesmedim. Astsubay olmadan önce THK ile tanışmıştım. Emekli olunca yine THK ile buluştum. Onun müzesinin kurucuları arasında yer aldım ve ilk amirliğini yaptım. 2002 yılından sonra havacılık tarihi, özellikle de THK tarihine derinden ilgi duydum.

SEN İNÖNÜ’YÜ VE ES-ES’İ SEVERSİN.

Benim canım yeğenim Kadir Tekirgöllü, geçen gün bir dijital fotoğraf gönderdi elektronik postayla. Başlığına da şöyle yazmış “ Sen İnönü’yü ve Es-Es’i seversin”. Gerçekten harika bir fotoğraftı. Eminim sizlerde çok seveceksiniz.

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

İnönü’de Eskişehirspor’un ne işi vardı. Kırmızı şimşekler beynimde çakmaya başladı. Çok heyecanlandım ve çok mutluydum. Benim takımım, benim kutsal mekânım İnönü’de. İki gün, iki gecede bu konuda araştırmadığım yer, bakmadığım kitap ve internet sitesi kalmadı. Eskişehirsporlu dostlarım sayesinde bu yazının görsellerini oluşturdum. Yazı hazırladığımı söylediğim dostlarım bir anda beni işba haline getirdiler. Bak bunu anlat. Şunu da koy, bunu da yaz. Eyvah yandım. Ben hayatımda destan yazmadım dostlarım, o şeref ES-ES’e ait.

ESKİŞEHİRSPOR HAKKINDA

Eskişehirspor kurulduğu yıl olan 1965-1966 sezonunda 2. Lig şampiyonu olmuştur. 1966-1967 sezonunda 1. Türkiye Ligi’ne çıkan takımım 17 takımlık ligde 8’inci olmuştur. Eskişehirspor’un ilk başkanı Aziz Bolel Beyefendi takımın amblemini kara kalem eskizler halinde çizmiştir. Daha sonra profesyonel bir ressam tarafından düzeltilen çizimler, günümüzde de kullanılmaktadır. Amblemde üç, renkli yıldız yer almaktadır. Bu yıldızlar Eskişehirspor’un üç takımın birleşmesinden doğduğunu sembolize eder. Bu takımlar şunlardır. Akademi Gençlik. İdmanyurdu ve Yıldıztepe kulüpleri.

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

Eskişehirspor takımının renkleri konusunda çok düşünülmüştür. İlk renkler, benim şimdi bile hoşuma giden bir yaklaşımla belirlenmiş. Bilindiği üzere Eskişehir taşı olarak adlandırılan Lületaşı’nın rengi Beyaz ve Eskişehir’in bir havacı kenti olması nedeniyle, gökyüzü rengi olan Mavi. Yani MAVİ-BEYAZ. Ancak toplantıda Yunan bayrağını çağrıştırıyor denilmesi üzerine vaz geçilmiş.

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

ESKİŞEHİRSPOR’UN İNÖNÜ KAMPI

Eskişehirspor ikinci lig ve ardından birinci ligde fırtınalar yaratmıştır. Ortalık karışmış rakipler neye uğradığını şaşırmışken ES-ES şimşek gibi çakmıştır. Bu başarının sırrı çok açık arkadaşlık ruhu, birlikte hareket etmek, birbirleri için gözü kapalı mücadele etmek. Yağlı ekmeği bölüşmeseler de, aynı kampta yemek yemek. 1960’lı yılların ikinci yarısında şimdiki gibi büyük tesisler henüz mevcut değildi, kamp yapılacak tesis beklide yoktu. Ancak Eskişehirspor bu konuda şanslıydı. Kendi şehirlerinde takımlarının tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir kamp yeri mevcuttu. THK Türkkuşu, İnönü Planör Kampı. Onlarca futbol sahası büyüklüğünde bir de futbol oynayabilecekleri düzlük. Bence Eskişehir halkının Türk Hava Kurumuna işte bu yüzden de ayrı bir sevgisi ve saygısı vardır.

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

AYDIN BEGİTER’İN UNUTULMAZ SÖZÜ

Eskişehirspor’un o yıllardaki başarısını çekemeyenler olmuştu. Her zamanki gibi dedikodular ve entrikalar konuşuluyordu. Eskişehirspor’un puanları yasal olmayan yollardan topladığı söyleniyordu. Bütün bu çirkin söylentilere Eskişehirspor’un Genel Kaptanı Aydın Begiter’in bugün bile unutulmayan sözleri cevap olmuştu.

“Şerefli bir mağlubiyeti, şerefsiz galibiyete tercih ederiz”

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

Yazarın zorunlu notu: Beni tanıyanlarınız ya da yazılarımı okuyanlarınız bu yazıda benim ile THK ve Eskişehirspor arasındaki bazı benzerlikleri görmüşlerdir diye düşünüyorum. Özellikle 2012 yılı THK yönetimi ile yaşadıklarım beni çok üzdü. Yasal olmayan yollardan havacılık tarihi ile ilgili birikimlerim olduğu iddia edildi. THK ile ilişiğim kesildi. Hakkımda işten kovulma ve diğer suçlamalar yapıldı. Tüm bunlar maaşlı tanıklara dayandırıldı. Siz değerli okuyucularımın izniyle tek bir cümleyle cevap vermek isterim.

“Şerefli bir mağlubiyeti, şerefsiz galibiyete tercih ederim”

ESKİŞEHİRSPOR, HAVACILARIN FUTBOL TAKIMI

YORUMLAR


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.