22 Haziran 2026, 23:43:56
Dolar 46,4588
Euro 53,1018
Altın 6.252,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 26°C
Açık
Sinop
26°C
Açık
Sal 26°C
Çar 27°C
Per 27°C
Cum 27°C

Boşanmada Nafaka Nasıl Belirlenir? Türleri ve Miktarı Etkileyen Ölçütler

Boşanmada Nafaka Nasıl Belirlenir? Türleri ve Miktarı Etkileyen Ölçütler
22 Haziran 2026 22:44

Boşanma davalarında en çok merak edilen ve en sık karıştırılan konulardan biri nafakadır. “Nafaka” tek ve sabit bir kavram sanılsa da, Türk Medeni Kanunu’nda farklı amaçlara hizmet eden birden çok nafaka türü bulunur. Nafaka miktarı da hazır bir tarifeyle değil, mahkemenin somut olaya göre yaptığı değerlendirmeyle belirlenir.

Son dönemde Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin kararıyla konu yeniden kamuoyunda tartışılırken, nafaka türleri, mahkemenin miktarı belirlerken dikkate aldığı ölçütler ve kararın olası etkileri vatandaşlar tarafından daha fazla merak edilmeye başlandı.

Nafaka türleri nelerdir?

Tedbir nafakası

Tedbir nafakası, boşanma davasının açıldığı andan kararın kesinleşmesine kadar geçen sürede, eşlerden birinin ve varsa çocukların geçimini güvence altına almak amacıyla hükmedilen geçici nafakadır. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi kapsamında hâkim, dava süresince gerekli geçici önlemleri kural olarak kendiliğinden de alabilir.

İştirak nafakası

İştirak nafakası, boşanmadan sonra velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin, müşterek çocuğun bakım, sağlık, eğitim ve barınma giderlerine mali gücü oranında katılması için ödediği nafakadır. Bu nafaka türü, Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi ve devamındaki hükümler çerçevesinde değerlendirilir.

Çocuğun ergin olmasıyla iştirak nafakası kural olarak sona erer. Ancak burada sık yapılan bir karışıklığa dikkat etmek gerekir: Ergin, yani 18 yaşını doldurmuş ancak eğitimi devam eden çocuğun giderleri iştirak nafakası kapsamında değil, koşulları varsa yardım nafakası kapsamında değerlendirilebilir.

Yoksulluk nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşin, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan talep edebileceği nafakadır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenen bu nafaka türünün amacı, talep eden tarafı zenginleştirmek değil; boşanma sonrası asgari geçimini desteklemektir.

Geliri olan bir eşin yoksulluk nafakası talep edip edemeyeceği de somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Çalışıyor olmak tek başına her durumda nafaka talebini ortadan kaldırmaz; gelir düzeyi, yaşam koşulları, ihtiyaç ve diğer tarafın mali gücü birlikte dikkate alınır.

Yardım nafakası

Yardım nafakası, eşler arasındaki boşanma ilişkisinden bağımsız olarak, bir kimsenin yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ve kardeşlerine ödenmesi gereken nafakadır. Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesinde düzenlenen bu nafaka türü, özellikle eğitimi devam eden ergin çocuklar bakımından gündeme gelebilir.

Mahkeme nafaka miktarını belirlerken neye bakar?

Nafaka miktarı için kanunda sabit bir tarife ya da yüzdesel bir oran bulunmaz. Hâkim, hakkaniyet ilkesi ve somut olayın özellikleri çerçevesinde takdir yetkisini kullanır. Bu nedenle aynı tür nafaka talebi, farklı dosyalarda farklı sonuçlar doğurabilir.

Antalya Muratpaşa merkezli Büyükurgancı Yılmaz Avukatlık ve Arabuluculuk Bürosu’ndan Av. Pınar Yılmaz Büyükurgancı, nafaka türlerinin amaç ve koşullarının birbirinden farklı olduğunu; bu nedenle her dosyada tarafların ekonomik durumu, çocukların ihtiyaçları, kusur değerlendirmesi ve somut olayın özelliklerinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor.

Uygulamada nafaka miktarı değerlendirilirken öne çıkan başlıca ölçütler şöyle özetlenebilir:

  • Tarafların ekonomik ve sosyal durumu: Mahkeme çoğunlukla ekonomik ve sosyal durum araştırması yaptırır. Tarafların geliri, malvarlığı, çalışma durumu, mesleği ve evlilik içindeki yaşam standardı incelenir.
  • İhtiyaç ile mali güç dengesi: Nafaka talep edenin gerçek ihtiyacı ile nafaka yükümlüsünün ödeme gücü birlikte değerlendirilir. Nafaka, yükümlünün mali gücüyle orantılı olacak şekilde belirlenir.
  • Kusur durumu: Özellikle yoksulluk nafakasında, talep eden eşin kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması aranır.
  • Çocuğun yararı ve ihtiyaçları: İştirak nafakasında çocuğun yaşı, eğitim giderleri, sağlık giderleri, bakım ve barınma ihtiyaçları gözetilir.
  • Değişen koşullar: Nafaka kalıcı ve değişmez bir miktar değildir. Tarafların ekonomik durumunda veya ihtiyaçlarda önemli değişiklik olduğunda, nafakanın artırılması, azaltılması ya da kaldırılması için dava açılması gündeme gelebilir.

Güncel gelişme: Anayasa Mahkemesi’nin “süresiz nafaka” kararı

Yoksulluk nafakasıyla ilgili son gelişme, konunun yeniden kamuoyunda tartışılmasına neden oldu. Kamuya yansıyan bilgilere göre Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi. Karara konu başvurunun Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından yapıldığı, iptal hükmünün ise gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından belirli bir süre sonra yürürlüğe gireceği bildirildi.

Bu gelişme, yoksulluk nafakasının tamamen ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Karar, kamuya yansıyan çerçevesiyle yoksulluk nafakasının tamamına değil, “süresiz olarak” ibaresine ilişkindir. Tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası ise bu kararın doğrudan konusu değildir.

Mevcut kararlar, devam eden dosyalar ve yeni açılacak davalar bakımından uygulamanın nasıl şekilleneceği; gerekçeli karar, olası yasal düzenleme ve her somut dosyanın kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilecektir. Bu nedenle nafaka konusunda genel haberlerden hareketle kesin sonuçlara varmak yerine, dosya özelinde değerlendirme yapılması önem taşır.

Sonuç

Boşanmada nafaka, tek ve sabit bir ödeme kalemi değil; türüne, amacına ve somut olayın koşullarına göre değişen bir hukuki kurumdur. Tedbir nafakası, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve yardım nafakası farklı amaçlara hizmet eder. Mahkeme de nafaka miktarını belirlerken tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, ihtiyaçları, mali gücü, çocuğun yararını ve değişen koşulları birlikte değerlendirir.

Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin kararı ise konunun güncelliğini artırmış olsa da, her dosyada doğrudan ve otomatik sonuç doğuracağı şeklinde değerlendirilmemelidir. Nafaka bakımından hangi tür talebin gündeme geleceği, miktarın nasıl belirleneceği ve güncel gelişmelerin belirli bir uyuşmazlığa etkisi, somut olayın özelliklerine göre incelenmelidir.

Antalya’da boşanma ve nafaka davalarına avukat desteği sunan Av. Pınar Yılmaz Büyükurgancı taragından hazırlanan bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; belirli bir uyuşmazlığa ilişkin bağlayıcı hukuki görüş niteliğinde değildir.

*advertorial

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.