Akran Zorbalığı Silahlı Saldırılara Dönüşüyor Mu?
Akran zorbalığının silahlı saldırılara dönüşme riski nedir? Bu tehlikeli eğilimi ve önlemleri keşfedin.
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleşen silahlı saldırıda 16 kişi yaralanırken, Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan olayda ise 9 kişi hayatını kaybetti, 13 kişi yaralandı. Bu olaylar, bireysel silahlanma ve toplumsal şiddet konularının önemi ve etkilerine tekrar dikkat çekti.
Silah Edinme Motivasyonları ve Toplumsal Etkiler
Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Adli Bilimler Bölümü’nden Prof. Dr. Aylin Yalçın Sarıbey, bireysel silahlanmada rol oynayan üç temel motivasyon olduğunu belirtti: savunma, kültürel aidiyet ve kimlik oluşturma. Savunma amacıyla silah temin eden bireyler, güvenlik açıkları ve suç korkusu nedeniyle silahı bir araç olarak değerlendirirken, kültürel etmenler kapsamında silah, aileden veya alt kültürlerden miras kalan bir bağlılık aracı olarak görülüyor. Ayrıca, psikolojik çalışmalar silahın bireylerin kontrol hissini yeniden kazanmasını sağladığını ve maskülen güç simgesi işlevi gördüğünü ortaya koymaktadır.
Prof. Dr. Sarıbey, silahın ayrıca politik simgeler taşıdığını ve bireysel özgürlüklerin savunulması bağlamında da anlamlandırıldığını ifade etti. ‘Silah etkisi’ teorisine göre, koruma niyetiyle dahi edinilen silahların saldırganlık eğilimlerini artırabileceği belirtilmiştir. Bu durum, sosyal ve ekonomik çevre ile hukuki düzenlemelerin silahına sahip olma kararı üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır.
Medyanın Rolü ve Önleyici Yaklaşımlar
Dijital medya ve görsel içeriklerin özellikle gençlerin risk algısını zayıflattığını vurgulayan Prof. Dr. Sarıbey, filmler, diziler, video oyunları ve sosyal medya platformlarında silah kullanımının adeta bir estetik unsur olarak sunulmasının gençler arasında silahlı çatışmaların artmasına katkıda bulunduğunu açıkladı. Bu tür içeriklerin şiddetin normalleşmesine ve fiziksel güç kullanımının çatışma yönetiminde birincil yol olarak benimsenmesine neden olduğu ifade edildi.
Prof. Dr. Sarıbey, silaha erişimin kontrol altına alınması, ruhsatsız silah taşımaya yönelik cezaların ağırlaştırılması, risk altındaki çocukların tespiti ve psikososyal destek sağlanması gibi önlemlerin hayati önem taşıdığını belirtti. Ayrıca okullarda çatışma çözme ve öfke kontrolü eğitiminin zorunlu hale getirilmesi, sosyal medya ve medyada şiddeti özendirici dilin engellenmesi gibi tedbirlerin uygulanmasının gerekli olduğu ifade edildi.
Son olarak, benzer saldırıların duyurulma yönteminin bulaşıcı etki yaratabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sarıbey, sosyal medya ve haber dilinde bilinçli bir yaklaşımın oluşturulması ile psikolojik destek mekanizmalarının etkin şekilde işletilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Kaynak: BYZHA