29 Haziran 2026, 16:27:49
Dolar 46,6422
Euro 53,2514
Altın 6.058,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 27°C
Hafif Yağmurlu
Sinop
27°C
Hafif Yağmurlu
Paz 27°C
Pts 28°C
Sal 28°C
Çar 28°C

Yeditepe Üniversitesi Öğrencilerinden ‘Bernarda Alba’nın Evi’ Tiyatrosu

Yeditepe Üniversitesi Öğrencilerinden ‘Bernarda Alba’nın Evi’ Tiyatrosu
29 Haziran 2026 15:10

İO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında düzenlenen Üniversiteler Arası Tiyatro Buluşmaları’nda, Yeditepe Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrencileri, Federico Garcia Lorca’nın klasik eseri “Bernarda Alba’nın Evi”ni DasDas Sahne’de tiyatroseverlerle buluşturdu.

İO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında düzenlenen Üniversiteler Arası Tiyatro Buluşmaları’nda, Yeditepe Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrencileri, Federico Garcia Lorca’nın klasik eseri “Bernarda Alba’nın Evi”ni DasDas Sahne’de tiyatroseverlerle buluşturdu.

Yönetmenliğini Ahmet Bülent Acar’ın üstlendiği oyun, Lorca’nın baskı, otorite, özgürlük ve kadınların toplum içindeki konumunu ele alıyor. Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü öğrencilerinin dönem çalışması olarak hazırladığı oyunda, 16 kişilik oyuncu kadrosu görev aldı. Projede kostüm tasarımı Arzum Gökçe ve Ezgisu Göylüsün tarafından hazırlanırken, ışık tasarımını Onur Yıldız ile Zeynep Engin üstlendi. Dekor çalışmaları ise ekip çalışmasıyla gerçekleştirildi.

‘Lorca’nın Natüralist Anlayışla Kaleme Aldığı Tek Oyunu’

Oyunun yönetmenliğini üstlenen Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü Öğretim Görevlisi Ahmet Bülent Acar, Federico Garcia Lorca’nın klasik eserlerinden birini öğrencilerle sahnelemekten mutluluk duyduğunu belirterek, “Bu yıl üçüncü sınıf tiyatro bölümü öğrencileriyle Federico Garcia Lorca’nın ‘Bernarda Alba’nın Evi’ oyununu çalıştık. Bu eser tiyatro klasiklerinden biri, Federico Garcia Lorca’nın şiirsel değil, natüralist bir anlayışla kaleme aldığı tek oyunu. Böyle bir tiyatro klasiğini, tamamı kadınlardan oluşan bir ekiple çalışmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.

‘Kadının Sıkışmışlığını Anlatıyor’

Adını mitolojideki İO karakterinden alan festival kapsamında bu oyunu seçme nedenlerini anlatan Acar, “Bu oyun, kadınların toplum içerisindeki sıkışmışlığını, baskılanmasını ve ikinci plana itilmesini; bunların doğuracağı sonuçları anlatıyor. Ben de hayatımda ilk kez böyle bir kadın oyununu çalıştım. Metnin derinliği ve söylediği sözün gücü, çalıştıkça bizi içine çeken bir projeye dönüştü” diye konuştu.

Sahneleme anlayışlarının metnin özünü korumak üzerine kurulduğunu ifade eden Acar, “Lorca’nın anlatmak istediği özü anlamaya çalıştık. Bu, doğrudan verilen bir mesaj değil; baskılanan ve ev içine kapatılan kadınların nasıl bir trajediyle karşılaşabileceğini gösteren bir oyun. Genç oyuncularla bunu yorumlamaya çalıştık. Asıl çabamız Lorca’nın kurduğu atmosferi ve anlatmak istediğini doğru biçimde yakalayabilmekti” ifadelerini kullandı.

‘Öğrencilerin Eğitim Sürecinin Önemli Bir Parçası’

Yeditepe Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Balay da, oyunun üçüncü sınıf öğrencilerinin eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin hazırladığı Federico Garcia Lorca’nın ‘Bernarda Alba’nın Evi’ oyunuyla bir kez daha seyirci karşısına çıkıyoruz. Oyunda 16 öğrencimiz ekip olarak yer aldı ve eser öğretim görevlimiz Ahmet Bülent Acar tarafından sahneye konuldu. Bu gösterimin bu yıl bizim için özel bir anlamı var” dedi.

‘Oyunculuğun Dünyaya Söylenecek Bir Söz Olduğuna İnanıyoruz’ 

Tiyatro Bölümü’nün eğitim anlayışına değinen Balay, “Bölümümüzün ayırt edici özelliği, dünyayla derdi olan, dünyaya söyleyecek sözü bulunan ve düşünsel arka planı güçlü oyuncular yetiştirmeye çalışmasıdır. Oyunculuğu yalnızca bir yetenek ya da taklit gösterisi olarak görmüyoruz. Aynı zamanda dünyaya söylenecek bir söz olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle de bu anlayışa uygun oyunlar sahnelemeye özen gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

Bölümde yaklaşık 100 öğrencinin eğitim gördüğünü söyleyen Balay, “Kuramsal derslerle uygulamalı dersleri dengeli bir şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Kuramsal derslerimiz, düşünen ve dünyayla hesaplaşan oyuncular yetiştirmeyi hedefliyor” diye konuştu.

‘16 Kadın Öğrencimiz Oynuyor’

Oyunun hazırlık sürecine ilişkin bilgi veren Balay, “Bu oyunda 16 kadın öğrencimiz ekip olarak çalıştı. Sahnede aynı anda 13 oyuncuyu görüyoruz ancak diğer öğrenciler de sahne arkasında görev alarak ekibin bir parçası oluyor. Ahmet Bülent Acar hocamızın liderliğinde çok başarılı bir eğitim dönemi geçirdiklerini düşünüyoruz. Bizim için asıl önemli olan sahneye çıkmak ve bunu eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak deneyimlemek. Öğrencilerimizin çok iyi bir eğitim sürecinden geçtiğine inanıyoruz” dedi.

Oyunda Adela karakterini canlandıran Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü öğrencisi Esma Nur Karahan ise “Bu karakterde beni en çok etkileyen şey, oyundaki özgürlük arayışı oldu. Oyunda Bernarda adlı annenin kızlarını eve kapatması ve Adela’nın bu baskı altında kendi özgürlüğünü araması anlatılıyor. Kendimle de biraz bağdaştırdığım için benim için önemli bir rol oldu” diye konuştu.

‘Özgürlükleri Kısıtlanmış Genç Kızları Anlatmak İstiyoruz’

Oyunun vermek istediği mesaja değinen Karahan, “Seyirciye baskılanmış, özgürlükleri kısıtlanmış genç kızların yaşadıklarını anlatmak istiyoruz. Ataerkil düzende görünmeyen, sesi duyulmayan kız çocuklarının bu baskılar nedeniyle kendilerini ifade edemeyişini ve bunun onları nasıl olumsuz sonuçlara sürükleyebildiğini göstermeye çalışıyoruz” dedi.

Oyunda Amelia karakterini canlandıran Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Zeynep Engin ise şunları söyledi: 

“Amelia, Bernarda Alba’nın baskıcı düzeni içerisinde sessizliği, itaati ve uyumu benimsemiş bir karakter. Aslında bunu kendi tercihleriyle değil, kendi arzularının bile farkına varmadan sisteme uyum sağlayarak yaşıyor. Ataerkil düzen içinde farkında olmadan silikleşmiş ve bunu içselleştirmiş bir kadın kimliğini temsil ediyor.”

Karaktere hazırlanırken kendi bakış açısının da değiştiğini ifade eden Engin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu karakter bana ilk başta biraz uzak geldiği için çalışırken zorlandım. Ancak süreç içerisinde, bu düzene uyum sağlamaya çalışan kadınlara yargılamadan bakmayı öğrendim. Çünkü toplumumuzda hayatını bu şekilde sürdüren ve sonlandıran milyonlarca kadın var. Belki de onlar bunun bir tercih olmadığının bile farkına varmadan yaşıyorlar. Kendi hayatıma bakışımda bu yargıyı kırmak, benim için bu çalışmanın en büyük kazanımı oldu” diye konuştu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.