VEHBİ KOÇ’UN BÜYÜK APARTMANI
Koç Topluluğunun 100. yılı vesilesiyle hazırlanan “Vehbi Koç Ticaret Evi: Muasır Medeniyet Yolunda Bir Terakki Hamlesi” sergisi, Türkiye’nin 1950’li yıllara uzanan modernleşme hikâyesinde hem kökleri hem de yönü gösteren bir eşik olarak karşımıza çıkıyor. Antik çağların ticaret yollarından sof üretiminin zanaatkâr gücüne, demiryolunun Ankara’ya taşıdığı yeniçağdan Cumhuriyet’in kurucu atılımlarına uzanan geniş zaman, burada tek bir hat üzerinde birleşiyor.
Bu sergi, nadir fotoğraflar, arşiv belgeleri ve dönemin tanığı objeler aracılığıyla, işgalin ve savaşın yıktığı bir ülkeden genç Cumhuriyet’in nasıl ayağa kalktığını anıtsal bir sadelikle görünür kılıyor. Elektriğin, sanayinin, çimentonun, yeni bir ülke inşa etme kararlılığıyla birer yapı taşı hâline geldiği bu süreç; başkentin yalnızca mekânını değil, ulusun kaderini de dönüştürdü.
İşte bu büyük dönüşümün tam ortasında, Ankara’nın kalbinde, Koçzade Ahmed Vehbi Ticarethanesinde “ülkem varsa ben de varım” düsturuyla atılan kararlı adımlar, zamanla ülkenin modernleşme ritmiyle aynı doğrultuda ilerleyen bir vizyona dönüştü. Vehbi Koç’un girişimciliği, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının “muasır medeniyet” ülküsüyle birleşerek bir “terakki hamlesi” nin temel taşlarını oluşturdu.
Bu sergi sizi, genç bir ülkenin kendini kurma cesaretine, o cesaretin Vehbi Koç’un vizyonuyla somutlaştığı işlere ve ardında bıraktığı kalıcı izlere tanıklığa çağırıyor.[1]

BÜYÜK APARTMAN
Erken Cumhuriyet’in başkent vizyonu içinde yükselen ve merhum Vehbi Koç tarafından 1928’de inşa ettirilen Büyük Apartman, Ankara’nın ticari ve kurumsal hafızasında özel bir yere sahiptir. Yüzyıla yaklaşan bu serüven, Vehbi Koç Vakfı eğitim kurumlarından Koç Üniversitesi’ne bağlı Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (VEKAM) buraya taşınmasıyla yeni bir anlam kazanıyor. Titiz bir yenileme süreciyle güçlendirilen yapı, modernleşmenin izlerini koruyarak akademik üretim ve kültürel paylaşımın odağına dönüşüyor.[2]

Büyük Apartmandaki harika sergiyi büyük bir beğeni ile gezdim. Bir havacılık araştırmacısı ve Sayın Vehbi Koç’un havacılık ile olan bağlarını bilen biri olarak bu konudaki paylaşımları meraklı bir göz ile taradım. İlk gördüğüm paylaşım şöyleydi.
“Ankara Hukuk Mektebi, Atatürk Orman Çiftliği, Devlet Demiryolları, Sümerbank, Türk Hava Kurumu ve Numune Hastanesi gibi Cumhuriyet yapılarının tesisat ve malzeme ihtiyaçlarını karşılayan Koç, mühendisler, müteahhitler ve uluslararası firmalar ile kurduğu ağlarla güçlü bir işbirliği zemini oluşturmuştur. Kalorifer, elektrik ve asansör işlerinde Burla Biraderler; tedarikte Yarmayanlar, Gesaryanlar ve Hovagimyan Biraderler, uygulamada Nafiz Kotan, Bedri Tümay ve Jacgues Aggiman, yerelde Arif Çubukçu ve Raşit Çavuşoğlu gibi isimler Koç’un ağındaki kilit aktörlerdir”

Yukarıdaki paylaşımdaki iki isim özelikle dikkatimi çekmişti. Nafiz Kotan ve Bedri Tümay. Ancak şimdilerde Büyük Apartman olarak adlandırılan Koç Han’ın mimarı Ernst Egli’nin adını paylaşımlarda göremeyince şaşırdığımı da ifade etmeliyim.
Koç Holding Türkiye’deki en köklü sanayi grubudur. Holding’in tarihi, kurucusu olan Ahmet Vehbi Koç’un ilk şirketini Ankara Ticaret Odası’na kaydettirdiği 1920’lere kadar uzanır. Vehbi Koç 1932’de işlerini, babasının Anafartalar’daki dükkânından Ulus’ta Çankırı Caddesi
13 numarada inşa ettirdiği ilk Koç Han’a taşır. Binanın tasarımcısı Milli Eğitim Bakanlığı’nın daveti üzerine baş mimar olarak çalışmak üzere beş yıl kadar önce Türkiye’ye gelmiş olan İsviçreli-Avusturyalı mimar Ernst Arnold Egli’dir. Mimar Egli, 1927 ile 1940 yılları arasında Türkiye’de geçirdiği süre boyunca yaklaşık 40 proje gerçekleştirir ve birçok farklı projede de görev alır. Koç Han, Egli’nin tasarladığı nadir ticari binalardandır. Eski kent merkezinin çoğunlukla bir ya da iki katlı ahşap-kâgir evlerden oluştuğu bir zamanda ilk Koç Han, caddeye açılan dükkânlarıyla, yeraltında geniş depolama olanaklarıyla, üst katlarda ise ofis ve evler için sunduğu alanlarla Ankara için yeni bir bina tarzıdır. Planın fonksiyonel titizliği ve binanın dış cephelerinin sade modernizmi dönemin mimari anlayışından son derece farklıdır. Bu bağlamda ilk Koç Han, Vehbi Koç’un modernleşen Türkiye’ye olan inancını ve sorumluluğunu; binanın mimarı Ernst Arnold Egli’nin bu projeye katkısını güçlü bir şekilde ifade etmektedir.[3]
VEHBİ KOÇ İLE ERNST EGLİ BİRLİKTELİĞİ
1927 yılında alınan bir kararla mevcut mimar kadroları ile Türkiye’de yeni yapılacak eğitim ve kamu binalarının yapımının gerçekleştirilmesinin zorluğu nedeni ile yabancı uzmanlardan yararlanılmaya başlanılmıştır. Ernst Arnold Egli’de bu mimarlardan biridir.

Mimar Ernst Arnold Egli (1893-1974)
Mimar Egli, 1935 yılında kişisel nedenlerle resmi görevlerinden istifa etti ve yalnızca Türk Hava Kurumunun baş mimarı olarak faaliyet gösterdi. Egli 1940 yılı sonlarında siyasi durumdaki belirsizlik nedeni ile İsviçre’ye göç etmiştir.
Türk Tayyare Cemiyeti Genel Başkanlık Binası (1934)

Bitirilen THK Genel Merkez binasının peyzaj çalışmaları. (1934)
THK Genel Merkez binası, Egli’nin neredeyse tamamen simetrik bir toplam düzenlemeden vazgeçtiği az sayıdaki büyük ölçekli yapılarından birisidir. Giriş kanadının yalnızca cadde tarafındaki cephesi kendi içerisinde hiçbir şekilde vurgulanmayan bir yansımayı arz etmektedir. Bina üç tane basit eklentiyle birleştirilmiş, iki veya (giriş alanında) üç katlı bir yapı bölümünden oluşan, büyük ölçüde ima edilen ve kuvvetli bir şekilde biçimi bozulmuş bir “H”dir. Reprezantatif[4] mekânları ile birlikte caddeye diklemesine düzenlenmiş giriş kanadı, sağ köşeden buna bağlanan ofis kanadı ve tekrar caddeye dik olarak duran, dar, ön tarafında merdiveni ile arka tarafta sıhhi tesisleri ile birlikte dikkat çekici, tamamen cam kaplı ön cephesiyle öne çıkan servis kanadı.[5]

THK Genel Merkez Binası (1935)
Caddeden birkaç basamak merdivenle ulaşılabilen, geriye kalan yapı gövdesine göre bir parça giriş kanadının “soussol”[6] bölümünde yer alan ana giriş, büro kanadının hiza çizgisine doğru geriye çekilmiştir. Bu girişin hemen arkasında, yan taraftan büro kanadına ait hacim içerisine entegre edilmiş ana merdivene ulaşılabilen bir koridor bulunmaktadır. Giriş kanadının her iki üst katının hacmi, ana giriş üzerinde çıkıntı oluşturmakta ve dar, tıpkı “Pilotis”[7] gibi etki eden, enlemesine dikdörtgen kolonlar tarafından taşınmaktadır. Giriş kanadı zemin katta kapı görevlilerinin kulübesiyle birlikte fuayeyi[8] barındırmaktadır. Her iki üst katta bir taraftan kütüphane, toplantı odaları ve diğer ortak alanlar, diğer taraftan yönetim ofisleri ve iç kısımda bulunan merkezi bir salondan ve yan taraftaki ofislerden ulaşılan dar bir balkon bulunmaktadır.
Binanın cepheleri, Egli’de oldukça sık rastlanan bir durum olduğu üzere, materyallerde önemli bir fark olmaksızın, tamamen farklı tasarlanmıştır. Giriş kanadının ön cephesi, ince bir dikey şeride sahiptir. Pencereler birer delik şeklinde eşit olarak dikey şeride yerleştirilmiştir. Giriş kanadının pencereleri ile aynı biçimi sergileyen ofis ve servis kanadının pencereleri, orada mimari açıdan tamamen farklı ele alınmıştır yani alttan ve üstten pencere pervazlarına bağlı kesintisiz düşey çıkıntılarla, büro kanadı yatay bir bölümlendirme elde etmiştir. Gösterişli iç mekânlar, müdür odası, kütüphane ve birinci ve ikinci üst kattaki fuayeler, koyu renk ahşap parkeleriyle, ahşap kaplamalarıyla ve tavandaki alçı kabartma havası verilen yüzyıl başındaki Viyana yapılarını hatırlatan bir tasarıma sahiptir. Ofislerin bulunduğu kanat, buna karşın daha katı işlevsel bakış açılarına göre tasarlanmıştır. Egli’nin okul yapılarında olduğu gibi, burada da ışıklık tarafından aydınlatılan bir koridora sahiptir. Egli büro mekânlarının yazın soğutulmasında, kışın ısıtılmasında kullanılan bir havalandırma sistemi tasarlamıştır.[9]
Türk Hava Kurumu(THK) genel merkez binasının müteahhidi[10] kimdir?
THK Gn. Mrk. Binasının proje mimarının Ernst Arnold Egli olduğunu biliyoruz. Bilmediğimiz genel merkez binasının kimin tarafından inşa edildiği idi. 2000’li yılların başında THK Genel Başkanlığında görevli iken kurum tarihi üzerine çalışmalarıma başlamıştım. Bu süreçte genel merkez inşaat emlak müdürlüğüne yaptığım bir ziyaret sırasında masa üzerinde genel merkez binasının projesi üzerinde çalışırlar iken dikkatimi çekmişti ve hemen inşaat müdürlüğündeki bir büyüğüme sormuştum. Projenin müteahhidi kim? o da proje ozalitinin kenarını çevirdi ve müteahhitin yazılı olduğu bölümü gösterdi. Ben de izin alarak o zaman küçük fotoğraf makinem ile fotoğrafını çekmiştim.
İşte o fotoğrafı paylaşmanın zamanı geldi. Eminim sizler de çok şaşıracaksınız.


Türk Tayyare Cemiyeti Türkkuşu Okulu ve Öğrenci Yatakhanesi (1934)
THK Türkkuşu Okulu ve öğrenci yurdu yapımı 1936 yılında başlayarak 1938 yılı sonlarında bitirilmiştir. Yer olarak yine Atatürk Bulvarına yakın ve THK Genel Merkezinin hemen arkasındaki arazi üzerinde gerçekleştirilmiştir.

Türkkuşu Okulu ve Öğrenci Yatakhanesi yapımı (1937)
İsmet Paşa Kız Enstitüsü ve Ankara Kız Lisesi’nde olduğu gibi Türkkuşu’nun (Türk Hava Kurumu Genel Merkezi) yönetim binası ile uçuş okulu da doğrudan birbirlerine komşu olacak şekilde, bu sefer neredeyse çakışan paralel bir konumda düzenlenmiştir. Aslında, yapımı gerçekleştirilen her iki binayı birleştiren ve yönetim binası ile okul arasındaki ara bölgeyi güneye doğru tamamlayan ve bir öğrenci yurdunu barındıracak olan üçüncü bir bina öngörülmüştü. Ancak bu yapı bölümü gerçekleştirilmemiştir. Egli tarafından planlanan öğrenci yurdunun yerine, daha sonraları benzer bir yapı inşa edilmiştir. Sonradan yapılan ek binasıyla birlikte okul binası günümüzde artık Türkkuşu’na ait olmayıp, Hava Kuvvetlerinin misafirhanesi olarak kullanıldığından, bu binalar gezilememektedir.
Türkkuşu Okulunun da müteahhitliğini Vehbi Koç’un yaptığına dair bulgular bulunmakta, ancak gerçek kanıt niteliğindeki belgelere henüz ulaşmış değiliz. Türk Hava Kurumunda yapılacak araştırmalar bizleri aydınlatacaktır.
YUVANIZ ŞEN OLSUN
Henüz harf devrimi gerçekleşmeden önce Türk Tayyare Cemiyetine gelir getirici faaliyetler içerisinde yer alan bir kalem daha vardı. Yeni evlenecek çiftler evlilik cüzdanlarını Tayyare Cemiyeti şubelerinden ücreti karşılığında alırlardı. Evlilik resmiyet kazanınca da cemiyetin şubelerine cüzdanlarını gösterdiklerinde ise kendilerine anı mahiyetinde bir belge düzenlenirdi. “Yuvanız Şen Olsun” belgesi. İşte bu belgenin orijinal örneğini sergide görme şansına eriştim.

Türk Tayyare Cemiyeti evlilik cüzdanı


HAVA TEHLİKESİNİ BİLENLER

Vehbi Koç Ticaret Evindeki sergide dikkat çeken bir ayrıntı da Sayın Vehbi Koç’a 1935 yılında yapmış olduğu yardım sonucu Türk Tayyare Cemiyeti tarafından takdim edilen Murassa Madalya idi. Madalyanın tanıtım alt yazısında murassa bir broş ile onurlandırıldı denilmekte. Bu satırın düzeltilmesi gerekmektedir.
VEHBİ KOÇ’UN TELGRAFI
Havacılık ve Spor dergisinde Başbakan İsmet İnönü’nün çağrısı üzerine “Hava tehlikesini bilenler” defterine yazılanlar ve Türk Tayyare Cemiyetine (T.Ta.C.) bağışta bulunanların listesi yayınlanmaktaydı. Dikkatimi çeken ilk isim Vehbi Koç olmuştu. Bir de yakışıklı bir resmi.
Vehbi Bey dergide yayınlanan telgrafında şöyle diyordu;
“ Türk Tayyare Cemiyeti Umumi Merkez Reisliğine; Her hakikati millete acı olsa açıkça söyleyen Büyük Başkanımız İsmet İnönü’nün dünkü söylevini Ulus’ta (Ulus gazetesi) okudum. Milletin her ferdini Tayyare Cemiyetine bir borç ödemeye davet eden bu asil emre içten gelen bir istekle hemen icabet ediyorum.
Yurdun yüksek varlığını ve menfaatini korumakta olduğu kadar, Türk yurddaşlarını da ticaret sahasında koruyarak bugünkü dereceye getiren Cumhuriyete ve rejimimize borcumu her fırsatta ödemeye çalışacağım. Tayyare veznesine borcum olduğuna inandığım (5.000) lirayı ödüyorum. Kabulünü saygılarımla dilerim. Vehbi Koç Ticaret evi VEHBİ”

Vehbi Bey telgrafında belirttiği gibi, Tayyare Cemiyetine 5.000 lirayı yatırır ve ayrıca her yıl belirli bir yardımı kendisi ve aile fertleri adına ödemeye devam edeceğini de belirtir. Tayyare Cemiyetinin madalya nizamnamesi “Kuruma bir defada 2.500 (iki bin beş yüz) veya bir yılda 3.000 (üç bin) liradan yukarı yardımda bulunan kimse, aile ve kurumlara bir Elmaslı (MURASSA) madalya verilir.” demektedir. Bu nizamname gereğince Vehbi Beye 26 Mayıs 1935 tarihinde Murassa madalya verilir.


Vehbi Koç Ticaret Evi, Muasır Medeniyet Yolunda Bir Terakki hamlesi adlı sergide emeği geçenlere gönülden teşekkür ediyorum.
Saygılarımla.
Mustafa KILIÇ
Havacılık Tarihi Araştırmacısı – Yazar
0 536 273 62 62
[email protected]
- [1] Vehbi Koç Ticaret Evi, Muasır Medeniyet Yolunda Bir Terakki Hamlesi sergi broşürü. 29 Eylül 2026.
- [2] https://www.vkv.org.tr/ebulten/2026/4/tr/vekam.pdf
- [3] Ankara Araştırmaları Dergisi. 2013; 1(1): 89-112 /
- [4] Reprezantatif: Hoş görünümlü, görselliği önde olan.
- [5] Prof.Dr. Oya Atalay Franck, Goethe-Institut-2010. Ankara.
- [6] Soussol: Bodrum kat, alt yüzey.
- [7] Pilotis: Modern mimaride açık, daha doğrusu görülebilen sütunları tarif etmek için kullanılan sözcük.
- [8] Fuaye: Gösteri ya da toplantı yapılarında, temsil ya da toplantı aralarında kullanılan dinlenme yeri.
- [9] Prof.Dr. Oya Atalay Franck, Goethe-İnstitut-2010. Ankara.
- [10] Müteahhit: İnşaatın tüm yapım sürecini baştan sona koordine eden kişi. Proje için gerekli tüm çalışanları işe alır. Denetimlerin zamanında planlamasını ve yürütülmesini denetler.