Uyuşmazlık türüne göre görevli ve yetkili mahkeme nasıl belirlenir
Bir dava dilekçesinin doğru adrese ulaşması iki ayrı sorunun cevabına bağlıdır. Görev sorusu, uyuşmazlığın türüne göre hangi mahkeme türünün dosyaya bakacağını belirler. Yetki sorusu ise aynı türden mahkemelerden hangi yerdekinin bakacağını belirler. Aile mahkemesi mi asliye ticaret mahkemesi mi tartışması görevle, Bursa mı İstanbul mu tartışması yetkiyle ilgilidir. İki soru farklı kurallara tabidir ve yanlış cevaplandıklarında doğurdukları sonuç da aynı değildir.
Görev kanunla belirlenir, yetkide taraf iradesine yer vardır
Görev kuralları kamu düzenindendir ve yalnızca kanunla düzenlenir. Taraflar bir uyuşmazlığı sözleşmeyle istedikleri mahkeme türüne taşıyamaz. Hakim görevli olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden inceler; görev bir dava şartı olduğu için eksikliği halinde işin esasına girilmez.
Yetkide durum daha esnektir. Kanunun kesin yetki öngördüğü haller dışında, davalı yetkiye itiraz etmezse dava açıldığı yerde görülmeye devam eder. Yetki itirazı ilk itirazlar arasındadır ve cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. İtiraz eden tarafın hangi mahkemenin yetkili olduğunu, birden fazla yetkili mahkeme varsa hangisini seçtiğini göstermesi beklenir; bunu yapmazsa itirazı dikkate alınmaz. Tacirler ve kamu tüzel kişileri kendi aralarında yetki sözleşmesi yapabilir, ancak bu imkan her ilişki bakımından açık değildir.
Bu iki sorudan önce gelen üçüncü bir soru daha vardır. Uyuşmazlık adli yargıda mı yoksa idari yargıda mı görülecektir. Bir idari işlemin iptali talebi ile komşuluk ilişkisinden doğan tazminat talebi aynı yargı kolunda çözülmez. Yargı yolu yanlış seçilirse dava, görev tartışmasına hiç gelmeden usulden reddedilir.
Uyuşmazlık türüne göre görevli mahkeme haritası
Aşağıdaki eşleştirme sık karşılaşılan uyuşmazlıklar için başlangıç noktası verir. Belirleyici olan olayın kendisi değil, dilekçede kurulan talebin hukuki niteliğidir. Aynı olaydan hem işçilik alacağı hem de bir idari işlemin iptali doğuyorsa dosya tek mahkemede toplanmaz.
| Uyuşmazlık türü | Görevli mahkeme | Yer bakımından yetki |
| Boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi | Aile mahkemesi | Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer |
| İşçi alacağı, işe iade, iş kazası tazminatı | İş mahkemesi | Davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer |
| Marka, patent ve tasarım uyuşmazlıkları | Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi | Davacının yerleşim yeri, tecavüz fiilinin gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yer |
| TÜRKPATENT kararının iptali | Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi | Ankara, kesin yetki |
| Ticari işletmeler arasındaki ticari dava | Asliye ticaret mahkemesi | Davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa edileceği yer |
| Kira ilişkisi, ortaklığın giderilmesi, zilyetliğin korunması | Sulh hukuk mahkemesi | Taşınmaza ilişkin taleplerde taşınmazın bulunduğu yer, diğerlerinde genel kural |
| Tapu iptali ve tescil gibi taşınmazın aynına ilişkin dava | Asliye hukuk mahkemesi | Taşınmazın bulunduğu yer, kesin yetki |
| Tüketici işleminden doğan uyuşmazlık | Parasal sınıra göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi | Tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir |
| Terekeye ilişkin talepler | İşin türüne göre sulh hukuk veya asliye hukuk mahkemesi | Ölenin son yerleşim yeri, kesin yetki |
| İdari işlem ve eylemden doğan uyuşmazlık | İdare mahkemesi, idari yargı kolunda | Kural olarak işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer |
| İcra takibine bağlı şikayet ve itirazın kaldırılması | İcra hukuk mahkemesi | Takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer |
Listedeki ihtisas mahkemeleri her adliyede kurulu değildir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakar. Bursa’da bu mahkeme kurulu olduğu için marka uyuşmazlıkları doğrudan ihtisas mahkemesinde görülür.
Yer bakımından yetki: genel kural ve ondan ayrılan haller
Genel yetki kuralı davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Kanun bunun yanına, davacıya seçim imkanı veren ek yetki halleri eklemiştir. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer, haksız fiilde fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri, marka gibi sınai haklara tecavüzde tecavüzün etkilerinin görüldüğü yer bunlar arasındadır. Bu hallerde davacı, yetkili mahkemelerden birini seçerek davasını açar.
Kesin yetki halleri ise seçim bırakmaz. Taşınmazın aynına ilişkin davalar taşınmazın bulunduğu yerde, terekeye ilişkin talepler ölenin son yerleşim yerinde, TÜRKPATENT kararlarına karşı açılan davalar Ankara’daki ihtisas mahkemesinde görülür. Kesin yetkiye aykırılığı mahkeme kendiliğinden gözetir, davalının itirazını beklemez.
Seçim hakkının bulunduğu davalarda tercih yalnızca yakınlık meselesi değildir. Tanığın, belgenin ve keşfe konu yerin bulunduğu il ile mahkemenin bulunduğu il örtüştüğünde istinabe ihtiyacı ve duruşma trafiği azalır. Bursa ve Nilüfer merkezli işletmeler bakımından bu tercihin dilekçe yazılmadan önce netleşmesi beklenir; bir Bursa hukuk bürosu üzerinden yürütülen dosyalarda yetki tercihi çoğunlukla delil haritasıyla birlikte belirlenir.
Mahkemeden önce gelen zorunlu duraklar
Bazı uyuşmazlıklarda ilk adres mahkeme değildir. İşçi ile işveren arasındaki alacak ve işe iade talepleri, konusu para alacağı olan ticari davalar, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve tüketici mahkemesinin görev alanına giren işler bakımından arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İş kazasından ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları bu zorunluluğun dışında tutulmuştur.
Tüketici tarafında ikinci bir eşik daha vardır. Parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklar tüketici hakem heyetine, üstündekiler tüketici mahkemesine gider. Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiği için başvurudan önce yürürlükteki tutarın teyit edilmesi gerekir.
Yanlış mahkemede açılan davanın sonucu
Görevsizlik veya yetkisizlik halinde mahkeme işin esasına girmez ve davayı usulden reddeder. Dosya kendiliğinden doğru mahkemeye gitmez. Kararın niteliğine ve kesinleşme biçimine göre başlayan iki haftalık süre içinde, kararı veren mahkemeye başvurularak dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi istenmelidir. Bu başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır.
Sonuç yalnızca zaman kaybı değildir. Dava açılmamış sayıldığında, dava açılmasına bağlanan hukuki sonuçlar da ortadan kalkar. Arada işleyen süreler dolmuşsa aynı talebin yeniden ileri sürülmesi tartışmalı hale gelebilir. Görev ve yetki değerlendirmesinin dilekçe aşamasında yapılmasının pratik gerekçesi budur.
Dilekçe verilmeden önce netleşmesi gereken noktalar
- Talebin hukuki niteliği: aynı olaydan doğan farklı talepler farklı mahkemelere gidebilir
- Tarafların sıfatı: karşı tarafın tacir, tüketici, işçi veya kamu tüzel kişisi olması hem görevi hem yetkiyi değiştirir
- Kesin yetki: taşınmaz, tereke ve TÜRKPATENT kararları gibi başlıklarda davacının seçim hakkı yoktur
- Dava şartı arabuluculuk: kapsamdaki bir uyuşmazlıkta arabuluculuk aşaması tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir
- Sözleşmedeki yetki kaydı: kaydın taraflar arasında geçerli biçimde kurulup kurulmadığı ayrıca değerlendirilir
Buradaki eşleştirmeler genel çerçeveyi gösterir. Hangi mahkemenin görevli olduğu, dilekçede kurulan talebin hukuki niteliğine ve tarafların sıfatına göre değiştiği için her dosyanın kendi belgeleri üzerinden ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Marka, aile, iş veya ticaret hukukundan doğan bir uyuşmazlıkta doğru adresin belirlenmesi, dilekçe yazımından önce hukuki danışma alınmasını gerektiren bir adımdır.
*advertorial