Genellikle Masum Nedenlerin Arkasındaki Gerçekler
Genellikle masum görünen nedenlerin ardındaki gerçekleri keşfedin ve bilinmeyen sırları öğrenin. Hayata farklı bir bakış açısı kazanın.
Horlama, gece boyunca solunumun yeterince gerçekleşmediğine işaret eden önemli bir sağlık göstergesidir. Sosyal bir rahatsızlık olarak algılansa da, altında yatan sebepler ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, horlamanın sadece ses problemi olarak görülmemesi gerektiğini, bu durumun uyku apnesi gibi hayati risk barındıran hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulamaktadır.
Son yıllarda horlama yalnızca orta yaş ve üzeri bireylerde değil, 20’li yaşlardaki gençlerde de artış göstermektedir. Bu durumun temel nedenlerinden biri, genç nüfus arasında yaygınlaşan obezite olarak gösterilmektedir. Ayrıca uzun süre masa başında oturma, düzensiz uyku düzeni ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları da horlama riskini artırmaktadır. Boyun çevresine biriken yağ dokusunun üst solunum yolunda daralmaya yol açması horlamayı tetiklemektedir.
Horlama ve Uyku Apnesinin Yaygınlığı
Horlama, uyku esnasında üst solunum yolundaki dokuların titreşmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Dünya genelinde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30-40’ı zaman zaman horlamaya maruz kalırken, düzenli horlama oranı yaklaşık yüzde 20’dir. Horlama yaşla birlikte artmakta, 30 yaş altındaki erkeklerde yüzde 10 iken, 60 yaş üzerindeki bireylerde bu oran yüzde 60’a ulaşmaktadır. Ayrıca menopoz sonrası kadınlarda da horlama sıklığı önemli ölçüde yükselmektedir. Türkiye’de de bu verilerle paralel bir artış gözlemlenmektedir. Bu artışın temelinde obezite, hareketsiz yaşam tarzı, uyku düzensizlikleri, alerjik rahatsızlıklar, stres ve sigara tüketimi gibi etkenler yer almaktadır.
Horlama Nedenleri ve Uyku Apnesinin Riskleri
Obezite, horlamanın önde gelen nedenlerinden biridir. İdeal kilonun %15 fazlasına sahip bireylerde horlama riski yükselmektedir; özellikle kadınlarda 38,10 cm’nin ve erkeklerde 43,18 cm’nin üzerindeki boyun çevresi kritik kabul edilmektedir. Burun tıkanıklığına yol açan septum deviasyonu, konka hipertrofisi veya alerjik rinit gibi durumlar da horlamayı artırabilmektedir. Ayrıca geniz eti ve bademcik büyümeleri genç bireylerde hava yolunun daralmasına sebep olmaktadır. Alkol ve sigara kullanımı ise kas gevşemesi ve mukozal ödemi artırarak sorunu derinleştirmektedir. Sırtüstü uyuma alışkanlığı da dil kökünün geriye doğru kaymasına neden olabilir.
Uyku apnesi, horlamaya eşlik eden ve üst solunum yolunun tamamen kapanmasıyla solunumun durduğu bir durumdur. Bu hastalık, gece ani ölüm riskini artırmakla birlikte, hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları, inme ve diyabet gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Ayrıca insülin direnci ve kilo artışı gibi kısır döngülere neden olmaktadır. Tedavi edilmeyen uyku apnesi hastalarının trafik kazası riski 2 ila 7 kat arasında artmakta ve beyinde kalıcı hasarlara yol açarak hafıza sorunları ve kognitif gerilemeye sebep olmaktadır. Bu nedenle, herhangi bir uyku bozukluğu belirtisi gösteren bireylerin hızlıca uzman desteği alması önem taşımaktadır.
Kaynak: BYZHA