12 Haziran 2026, 13:39:54
Dolar 46,2647
Euro 53,5460
Altın 6.212,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 26°C
Parçalı Bulutlu
Sinop
26°C
Parçalı Bulutlu
Cts 23°C
Paz 23°C
Pts 24°C
Sal 25°C

Doğu’da Parlamenter Sisteme Sahip İlk Demokratik Devlet

Doğu’da Parlamenter Sisteme Sahip İlk Demokratik Devlet
12 Haziran 2026 12:26

Azerbaycan Halk Cumhuriyeti çok asırlık bir tarihe sahip olan Azerbaycan halkının devletçilik tarihinde parlak sayfalardan biri olmuş ve XX. yüzyılın başlarında dünyada yaşanan toplumsal ve siyasal süreçlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Rusya’da çarlığın devrilmesi ve millî özgürlük harekatının güçlenmesi, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurulması için elverişli şartlar yaratmıştır. Bu dönemde Azerbaycan’ın toplumsal ve siyasal hayatında aktif rol oynayan ileri görüşlü aydınları halkın entelektüel potansiyelini seferber ederek demokratik bir devlet kurmaya başlamışlardır.

28 Mayıs 1918 tarihinde kabul edilen “İstiklal Beyannamesi” ile Doğu’da ilk kez Azerbaycan’da demokratik cumhuriyet yönetim biçimine sahip parlamenter bir devletin kurulduğu ilan edilmiştir. Azerbaycan devletçilik tarihinde büyük öneme sahip olan bu belge, bağımsız Azerbaycan devletinin kuruluşunu ilan etmekle birlikte, onun önceliklerini ve amaçlarını da ortaya koymuştur.

17 Haziran 1918 tarihinde Gence’de faaliyetini durduran Azerbaycan Millî Şurası, aynı yılın 16 Kasım tarihinde Bakü’de yeniden faaliyete başlamıştır. Hükümet Başkanı Fethali Han Hoyski, Şura toplantısında yaptığı konuşmada, Kurucu Meclis’in toplanması için hazırlıklara yeterli zaman olmadığını belirterek, Hükümetin bu görevi üstlenmesi konusunda Millî Şura’dan destek istemiştir.

Millî Şura’nın 19 Kasım 1918 tarihinde Mehmet Emin Resulzade’nin başkanlığında yapılan toplantısında, “Azerbaycan Meclis-i Mebusanı’nın Kurulması Hakkında” kanun tasarısı görüşülmüştür. Görüşmeler sonucunda kabul edilen kanunda, 1917 yılının sonlarında Güney Kafkasya’daki Müslüman partilerinden genel oyla Rusya Kurucu Meclisi’ne seçilmiş 14 temsilcinin listesinin, seçimlere katılmış partilerin aldıkları oy oranlarına uygun olarak genişletildiği ve saysarının 44 kişiye çıkarıldığı belirtilmiştir.

Güney Kafkasya Merkezî Müslüman Komitesi, Azerbaycan Kurucu Meclisi’nin toplanmasının imkansız olduğunu dikkate alarak, bu meselenin çözümünü Azerbaycan’ın Zaqafqaziya Seymi’nde temsil edilmesinde görmüştür. Zaqafqaziya Seymi ve Zaqafqaziya Cumhuriyeti Hükümeti faaliyetlerine son verdiğinde, Seym’deki 44 Müslüman milletvekili Azerbaycan Millî Şurası’nın kurulduğunu ilan etmiş ve Azerbaycan’ın yönetimini üstlenmişler.

Yeni Şura’nın kabul ettiği “Azerbaycan Meclis-i Mebusanı’nın — Parlamentonun — Kurulması Hakkında” kanunda, Azerbaycan Millî Şurası’nın ülkede yaşayan bütün milletleri temsil ettiği belirtilmiştir. Bununla birlikte, farklı siyasi partilerin temsilcileriyle beraber Azerbaycan halkının çeşitli tabakalarının da parlamentoda temsil edilmesine büyük ihtiyaç olduğu vurgulanmıştır.

Millî Şura, Azerbaycan Parlamentosu’nun 120 üyeden oluşmasına karar vermiştir. Kanuna göre, Parlamentoya Azerbaycan Halk Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halkların nüfus oranı dikkate alınarak Azerbaycanlılardan 89, Ermenilerden 21, Ruslardan 10, Yahudilerden 1 ve Almanlardan 1 temsilci gönderilmesi öngörülmüştür.

Millî Şura’nın kabul ettiği kanunda, azınlıkta kalan milletlerin tüm temsilcilerinin yeni temsilciler olacağı belirtilmiş, müslümanlardan ise genel oyla seçilmiş 44 Millî Şura üyesi yeni Parlamentonun üyesi olarak kabul edilmiştir. Geri kalan 36 kişinin ise ek temsilciler olarak Azerbaycan’ın çeşitli şehir ve kazalarından (ilçelerinden) gönderilmesi kararlaştırılmıştır.

Kanunda, sayıca az oldukları için temsilci seçme yetkisi bulunmayan, ancak Cumhuriyet topraklarındaki diğer azınlıklar arasında nispeten daha kalabalık olan Gürcü ve Polonya millî komitelerinden de birer temsilci gönderilmesine izin verilmiştir. Ayrıca Parlamentoya Bakü Sendikaları tarafından 3, Bakü Petrol Sanayicileri Birliği tarafından da 3 temsilci gönderilmesi öngörülmüştür.

Kanuna eklenen bildirgelerde, Cumhuriyet Parlamentosu’nda temsil edilecek üyelerin belirlenme usulleri de gösterilmiştir. Buna göre, Parlamentoya dâhil edilen 44 Millî Şura üyesinden vefat eden, istifa eden veya başka bir sebeple Parlamentodan ayrılan temsilcinin yerine, mensup olduğu partinin başka bir temsilcisinin getirilmesi, belediye veya millî komitesi bulunmayan kazalardan Parlamentoya gönderilecek temsilcilerin ise köy konseyleriı tarafından gönderilen temsilcilerin genel toplantısında seçilmesi belirtilmiştir.

Ermeni, Rus ve diğer azınlıkların Azerbaycan Cumhuriyeti Parlamentosuna gönderilecek temsilcileri, ilgili milletlerin millî konseyleri veya komiteleri tarafından belirlenmiştir. Şehir temsilcilerinin belgeleri şehir belediye başkanı tarafından, kazalardan gönderilenlerin belgeleri sulh mahkemelerinin (ozamnaki halk mahkemeleri) başkanı veya yardımcısı tarafından, azınlık milletlerden gelenlerin belgeleri ise onların millî konsey başkanları tarafından bizzat imzalanmalı; ilgili seçim tutanakları ve mühürlü-imzalı vekâletnamelerle onaylanmalıydı.

Parlamentonun toplanmasıyla ilgili olarak Azerbaycan Şurası adına, başkanı Mehmet Emin Resulzade’nin imzasıyla 29 Kasım 1918 tarihinde Azerbaycan ve Rus dillerinde “Tüm Azerbaycan Halkına!” başlıklı bir bildiri yayımlanmıştır.

1998 yılında Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin 80. yıl dönümünün törenlerle kutlanması hakkında kararname imzalayan ulu önder Haydar Aliyev, bu adımıyla Cumhuriyet düşüncesinin ve tarihinin araştırılması için ciddi bir hukukî temel oluşturmuştur. Azerbaycan Millî Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü bünyesinde kurulan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Tarihi Bölümü tarafından da kapsamlı bilimsel araştırmalar yapılmış, Cumhuriyetin iki ciltlik ansiklopedisi hazırlanarak yayımlanmıştır. Uluslararası ve ulusal düzeyde konferanslar, sempozyumlar düzenlenmiş, belgeseller çekilmiştir.

Umummillî lider Haydar Aliyev, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin tarihî rolünü yüksek değerlendirerek şöyle söylemiştir:

Müslüman Doğu’da ilk demokratik Cumhuriyetin tam da Azerbaycan’da kurulması, halkımızın o dönemde millî bağımsızlık ve özgürlük duygularıyla yaşamasıyla ilgilidir. O yıllarda halkımızın ileri gelen şahsiyetleri, düşünürleri ve aydınları, halkımızda millî özgürlük ve millî bağımsızlık duygularını güçlendirmiş, millî diriliş ve millî uyanış ruhunu yaymış; bütün bunlar da mantıksal olarak Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasına yol açmıştır.

2007 yılının Mayıs ayında Bakü’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti onuruna dikilen “İstiklal” Anıtı’nın açılışı yapılmıştır. Açılış törenine Azerbaycan Cumhurbaşkanı sayın İlham Aliyev katılmış ve halkımızın tarihinde ilk demokratik devletin rolünü yüksek değerlendirmiştir. Granit ve beyaz mermerden yapılan anıtın üzerinde, 28 Mayıs 1918 tarihinde Tiflis’te kabul edilen “İstiklal Beyannamesi”nin metni hem Arap hem de Latin alfabeli Azerbaycan Türkçesiyle kazınmıştır. Bakü’nün tam merkezinde, İstiklaliyet Caddesi’nde bulunan bu anıt, adları Azerbaycan devletçiliğiyle birlikte tarihe geçen istiklal mücadelesi katılımcılarının hatırasına gösterilen en büyük saygılardan biridir.

  1. yüzyılın sonlarında Azerbaycan devlet bağımsızlığını yeniden kazandıktan sonra, her yıl 28 Mayıs Azerbaycan’da törenlerle kutlanmaktadır. Düzenlenen farkl; etkinliklerde Cumhuriyet dönemi yeniden ele alınarak, o dönem ayrıntılı biçimde analiz edilmekte ve devlet kuruculuğu tecrübesi kapsamlı şekilde değerlendirilmektedir. 2013 yılında ise halkımızın parlak ve şerefli tarihini yansıtan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 95. yıl dönümü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlenmiştir .

Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin kurulması, XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başlarında Azerbaycan’ın toplumsal-siyasal, edebî ve felsefî ortamında yaşanan olumlu gelişmelerle sıkı şekilde bağlantılıdır. Bu dönemde Azerbaycan’da büyük bir aydın kuşağı ortaya çıkmıştır. Bu aydınlar Avrupa ve dünya kültürüyle yakından tanışmış, entelektüel güçlerini milletin aydınlanması için en yüksek düzeyde kullanmışlardır.

Parlamentonun açılışı töreninin 3 Aralık 1918 tarihinde yapılması planlanmış olsa da, mezkur tören 7 Aralık’ta gerçekleşmiştir. O gün, büyük hayırsever Hacı Zeynalabdin Tağıyev’in Bakü’nün ozamankı Nikolayev Caddesi — şimdiki İstiklaliyet Caddesi’nde — bulunan eski kızlar okulunun binasında Müslüman Doğu’nun ilk parlamentosunun ilk toplantısı yapılmıştır.

Alimerdan Bey Topçubaşov Parlamento Başkanı, Doktor Hasan Bey Ağayev ise Başkan Birinci Yardımcısı seçilmiştir. Topçubaşov o sırada İstanbul’da bulunduğu için Parlamentoya Hasan Bey Ağayev başkanlık etmiştir. 1919 yılının Ocak ayında Alimerdan Bey Topçubaşov, Paris Barış Konferansı’nda Azerbaycan heyetinin başkanı olarak Paris’e gitmiştir. 1920 yılının Ocak ayında yeniden Parlamento Başkanı seçilmiştir.

Sadece 17 ay faaliyet göstermesine rağmen Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Parlamentosu, demokratik değerleri içeren yüzden fazla belge kabul etmiştir. Bu Parlamento, Azerbaycan halkının gerçekten parlamenter yönetim seviyesine yükseldiğini göstermiştir. O dönemde Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, bütün Müslüman Doğu’da parlamentolu cumhuriyet sistemine sahip tek devlet idi. 17 aylık faaliyet süresinde Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Parlamentosu’nun 145 toplantısı yapılmıştır.

Parlamentonun ilk faaliyetlerinden biri, Paris Barış Konferansı’na yetkili bir heyet göndermek olmuştur. Bu heyetin önünde Azerbaycan’ın bağımsızlığının Avrupa ülkeleri tarafından tanınması gibi tarihî bir görev durmaktaydı. Heyette Parlamento Başkanı ve üyeleri Alimerdan Bey Topçubaşov — tarafsız —, Mehmet Hasan Hacınski — Müsavat —, Ahmet Ağaoğlu — tarafsız —, Alimardan Bey Şeyhülislamov — Hümmet — yer almış; ayrıca danışmanlar: Mehmet Mehdi Muharremov — Sosyalist —, Mehmet Yusuf Mirmehdiyev — İttihat —, Ceyhun Hacıbeyli — Müsavat —, görevliler: Ali Bey Hüseynzade — tarafsız —, V. Malçevski — tarafsız — vb heyete dâhil edilmiştir.

Azerbaycan Parlamentosu ülkede geçici yasama organı kabul edildiğinden, bazı meselelerin Kurucu Meclis’te çözülmesi ve Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Anayasası’nın da burada onaylanması planlanmıştır. Kurucu Meclis seçimlerinin esaslarını hazırlamak için Parlamentoda büyük bir komisyon kurulmuştur. Bu komisyon çok üyeli olmuş ve bütün fraksiyonların temsilcilerinden oluşturulmuştur.

21 Temmuz 1919 tarihinde Kurucu Meclis seçimleri hakkında esasname kabul edilmiştir. Esasname 4 bölüm ve 116 maddeden oluşmaktaydı. Esasnameye göre, Kurucu Meclis seçimlerine cinsiyeti, dini ve milliyeti ne olursa olsun 20 yaşını doldurmuş bütün Azerbaycan vatandaşları katılabilecekti. Seçimlerin eşitlik esasına göre yapılması ve 120 üyenin seçilmesi öngörülmüştü. Siyasi partiler ve teşkilatlar aday listelerini hazırlayarak seçimlerden en az 30 gün önce Merkezî Seçim Komisyonu’na sunmalıydı. Seçimler 20 Nisan 1920 tarihine kadar yapılmak üzere planlanmıştı.

1918–1920 yıllarında var olmuş Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin varisi olan Azerbaycan Cumhuriyeti Millî Meclisi, 28 Mayıs 1918 tarihinde Millî Şura tarafından kabul edilmiş “İstiklal Beyannamesi”ne ve 1991 yılında kabul edilen “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Bağımsızlığının Yeniden Tesisi Hakkında Beyanname”ye dayanarak, 18 Ekim 1991 tarihinde “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa Tutanağı”nı kabul etmiş ve bağımsız bir ülkenin siyasi, ekonomik ve devlet yapısının temellerini belirlemiştir.

Müslüman Doğu’nun ilk demokratik yapıya sahip devleti dış askerî müdahale sonucunda yıkılmış olsa da, çağdaş ilkelere dayanan millî devletçilik geleneklerinin başlangıç noktası olarak Azerbaycan halkının hafızasından hiçbir zaman silinmemiştir. Cumhuriyetin yıkılmasından sonraki on yıllar boyunca uygulanan baskılar ve zulümler, insanlarımızın millî istiklal duygularına zarar verememiştir. İmparatorluğun anti-millî ve şovenist siyasetiyle barışmayan halkımız, şartlar elverdiğinde millî hakları uğrunda mücadele etmiştir.

Sadece 23 ay yaşamış olmasına rağmen Cumhuriyet döneminde hayata geçirilen önemli çalışmalar, bağımsız devletçilik temellerinin atılması bakımından çok büyük önem taşımıştır. Demokratik ilkelerin yerleşmesi, etnik ve dinî kimliğine bakılmaksızın herkese eşit hakların tanınması, Azerbaycan dilinin devlet dili ilan edilmesi, nizami millî ordunun kurulması ve yapılan diğer önemli işler, hükümetin o dönemde yürüttüğü politikanın kapsamını, mahiyetini ve önemini açık şekilde ortaya koymuştur.

Sonuçta, belirtmek gerek ki, SSCB gibi büyük bir imparatorluğun çöküşüne ve Azerbaycan’ın devlet bağımsızlığının yeniden kazanılmasına yol açan zor ve uzun mücadele tarihinin, geçen yüzyılın 70’li yıllarının başlarından itibaren şekillenmesi, olağanüstü şahsiyet ve umummillî lider Haydar Aliyev’in hizmetleriyle doğrudan bağlantılıdır.

  1. yüzyılda Azerbaycan halkının yetiştirdiği nadir şahsiyetlerden biri olan Haydar Aliyev, Azerbaycan halkının millî devletçilik düşüncesini — yüzyılın 70’li yıllarının sonlarına doğru — bağımsız Azerbaycan devleti örneğinde güçlü bir gerçekliğe dönüştürmüş; devletin sarsılmazlığını, demokratik gelişimini, Azerbaycan’ın bağımsızlığının ebediliğini, sürekliliğini ve geri döndürülemezliğini sağlamıştır.

Umummillî lider Haydar Aliyev, 20. Yüzyılın 70’li yıllarında bağımsız Azerbaycan için sağlam siyasi ve ekonomik temel oluşturmakla birlikte, ilerici parlamentarizm geleneklerinin de temelini atmış; yüksek siyasi irade göstererek yasama organının halkın millî çıkarlarına uygun, çevik ve işlevsel faaliyetini temin etmiştir.

Geçen yüzyılın 50–60’lı yıllarında cumhuriyette millî-manevî diriliş yönünde bazı ihtiyatlı adımlar atılmış olsa da, bu alandaki kapsamlı çalışmalar esas olarak Haydar Aliyev’in Azerbaycan’a lider seçilmesinden sonra başlamıştır. Umummillî lider, büyük bir devlet adamı olarak bütün devlet organlarının, o cümleden parlamentonun faaliyetini halkın ekonomik ve sosyo-kültürel ilerlemesine, millî diriliş siyasetinin gerçekleştirilmesine yöneltmiştir.

Azerbaycan bu sağlam temel üzerinde 18 Ekim 1991 tarihinde istiklalini tüm dünyaya ilan etmiş olsa da, halkımız egemenlik haklarını tam gücüyle hayata geçirememiştir. 1993 yılının Haziran ayında umummillî lider Haydar Aliyev’in halkın ısrarlı talebiyle iktidara gelişi ise Azerbaycan toplumunda bağımsız devletçilik fikirlerinin yerleşmesi için temel oluşturmuştur. Ülke kaostan, iç savaş tehlikesinden, anarşiden ve devletçiliğini yeniden kaybetme riskinden kurtulmuştur.

Haydar Aliyev’in 15 Haziran 1993 tarihinde Azerbaycan Yüksek Sovyeti Başkanı (meclis konseyi başkanı) seçilmesi, ülkede yasama organının toplumdaki itibarını artırmış; onun gelişimine, ülkenin toplumsal-siyasal hayatının istikrara kavuşmasına ve millî parlamentarizm geleneklerinin gelişmesine büyük zemin hazırlamıştır.

Haydar Aliyev kendisine gösterilen güveni haklı çıkarmaya çalışacağını vurgulayarak şöyle demiştir:

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin devlet bağımsızlığı, 1918 yılında kurulmuş ilk Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin gelenekleri temelinde, çağdaş şartlara ve dünyada yaşanan süreçlere uygun olarak temin edilmelidir. Bu alanda daima çalışacağım ve hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, hayatımın bundan sonraki kısmını nerede olursam olayım, yalnız ve yalnız Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak gelişmesine adayacağım. Azerbaycan Cumhuriyeti bundan sonra başına ne gelirse gelsin, bağımsızlığını kaybetmeyecek, yeniden hiçbir devletin bünyesine dâhil olmayacak, hiçbir başka devletin egemenliği altına girmeyecektir.

Bugün Azerbaycan’ın en farklı alanlarda elde ettiği başarılar, aynı zamanda devlet başkanının geçen yıllar boyunca kabul ettiği temel kararların, imzaladığı ferman ve kararnamelerin, devlet programlarının olağanüstü önemini ortaya koymaktadır. Sayın İlham Aliyev’in faaliyetleri analiz edildiğinde, tam bir güvenle söylemek mümkündür ki, ulu önder Haydar Aliyev’in siyasi çizgisinin devam ettirilmesinde yeni bir aşamanın başlangıcı yapılmıştır. Devlet başkanı her adımında millî çıkar ve menfaatleri üstün tutmakta, ülkenin ve vatandaşların arzu ve isteklerini gerçekleştirmek için büyük kararlılıkla çalışmaktadır.

Bugün Azerbaycan siyasi ve ekonomik gücünü sürekli artırmaktadır. Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin siyasi varisi olan bağımsız Azerbaycan devleti, bölgenin ve dünyanın gelişmiş devletlerinden birine dönüşmüştür.

Dr. Elman Mirzayev
Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi
Kıdemli öğretim görevlisi
[email protected]

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.