4 Eylül 2026, 15:25:08
Dolar 48,4425
Euro 56,2995
Altın 6.970,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 25°C
Açık
Sinop
25°C
Açık
Cum 25°C
Cts 25°C
Paz 26°C
Pts 23°C

Çocuğun Okul Korkusunu Hafife Almamak İçin Ebeveynlere 7 Önemli Öneri

Çocuğunuzun okul korkusunu anlamak ve hafife almamak için ebeveynlere özel 7 etkili öneriyle sağlıklı bir başlangıç yapın.

Çocuğun Okul Korkusunu Hafife Almamak İçin Ebeveynlere 7 Önemli Öneri
4 Eylül 2026 14:29

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, çocuklarda okul korkusu ile okula gitmeyi reddetme davranışının sık görüldüğünü, bu durumun çoğu kez ayrılık kaygısıyla bağlantılı olduğunu belirterek belirtiler ve çözüm yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, okulların açılmasının birçok çocuk için yeni bir başlangıç anlamına gelse de bazı çocuklarda yoğun kaygı doğurduğunu söyledi. Okula ilk kez başlayan, uzun tatil sonrası sınıfa dönen ya da okul değiştiren çocuklarda evden çıkmak istememe, ebeveyne sıkıca tutunma, okul kapısında ağlama gibi tepkiler gözlendiğini aktardı. Sabahları karın ve baş ağrısı, mide bulantısı, kusma hissi, iştahsızlık, sık tuvalete gitme ihtiyacı gibi bedensel yakınmaların da okula gitmeyi reddetme davranışına eşlik ettiğini, bu şikayetlerin genellikle okul saati yaklaştıkça arttığını ifade etti.

Çocuğun okul fikri karşısında yoğun kaygı hissetmesinin okul korkusu olarak tanımlandığını dile getiren Erdoğan, bazı çocukların kaygısını açıkça söyleyebildiğini, bazılarının ise bedensel belirtilerle ifade ettiğini vurguladı. Uykuya dalmakta güçlük, gece sık uyanma, kabus görme, okul eşyalarını hazırlamak istememe, pazar akşamları başlayan huzursuzluk ve pazartesi sabahı artan şikayetlerin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Okul Korkusunda Ayrılık Kaygısı ve Diğer Nedenler

Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, okula gitmek istemeyen her çocuğun aynı nedenle zorlanmadığını, çocuğun yalnız kalmaktan, anne babasından ayrılmaktan, öğretmeniyle iletişim kuramamaktan, arkadaş gruplarına dahil olamamaktan ya da akademik başarısızlıktan endişe duyabileceğini söyledi. Akran zorbalığı, öğrenme güçlüğü, dikkat sorunları, öğretmen ya da sınıf değişikliği, taşınma, aile içi çatışmalar, hastalık, kayıp ve travmatik yaşantıların da okul reddinin arkasında yer alabileceğini belirtti. Sorunun yalnızca okul kapısındaki kriz anı üzerinden değil, çocuğun ev, okul ve sosyal yaşamı birlikte değerlendirilerek ele alınması gerektiğini vurguladı.

Çocuğun gelişiminin bazı dönemlerinde bakım veren kişiden ayrılırken huzursuzluk yaşamasının doğal olduğuna işaret eden Erdoğan, yaşına uygun kabul edilen sınırların ötesinde, uzun süren ve günlük yaşamı bozan kaygının ayrıca incelenmesi gerektiğini ifade etti. Çocuğun anne ya da babasına zarar geleceği düşüncesiyle onlardan ayrılmak istemeyebileceğini, yalnız uyumayı reddedebileceğini, sık güvence talep edebileceğini aktardı. Okul ortamının ayrılığı görünür kıldığı için bu kaygının en net hissedildiği yerlerden biri olabildiğini, çoğu durumda temel meselenin okulun kendisinden çok güven duyulan kişiden uzak kalma düşüncesi olduğunu söyledi.

Kaygının Bedensel Belirtileri ve Ebeveyn Tutumları

Okul sabahlarında ortaya çıkan şikayetlerin yalnızca bahane olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, kaygının çocuklarda karın ağrısı, mide bulantısı, çarpıntı, baş dönmesi gibi fiziksel belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirtti. Öncelikle tıbbi bir neden olup olmadığının kontrol edilmesini önerdi. Fiziksel bir hastalık saptanmadığında şikayetleri küçümsemek yerine duygusal etkenlerin araştırılması gerektiğini, “Hiçbir şeyin yok” gibi ifadelerin çocuğu rahatlatmak yerine anlaşılmadığı duygusunu güçlendirebileceğini dile getirdi.

Erdoğan, okul kapısında yapılan uzun vedaların ayrılık anını zorlaştırabildiğini, ebeveynin sakin, kararlı, öngörülebilir tutumunun çocuğa güven verdiğini söyledi. Vedalaşmanın kısa, sıcak, net olması gerektiğini, ebeveynin ne zaman geri döneceğini çocuğun anlayacağı biçimde ifade etmesi ve bu sözü mutlaka tutması gerektiğini vurguladı. Gizlice ayrılmanın güven duygusunu zedeleyebileceğini, tekrarlayan ve uzayan vedaların ise ayrılığın tehlikeli olduğu mesajını güçlendirebileceğini belirtti. Ebeveynin kendi kaygısını düzenleyememesi halinde bu duygunun çocuğa hızla yansıyabildiğini ekledi.

Çocuğu tehdit eden, utandıran, diğer çocuklarla kıyaslayan, korkusunu küçümseyen söylemlerin okul reddini ağırlaştırabileceğini belirten Erdoğan, “Bebek gibi davranma”, “herkes gidiyor, bir tek sen ağlıyorsun”, “ağlarsan seni burada bırakırım” gibi ifadelerin kaygıya utanç ve suçluluk duygularını da eklediğini aktardı. Çocuğun duygusunun kabul edilmesi gerektiğini ancak okula devamla ilgili kararlı ve sakin duruşun korunmasının önem taşıdığını söyledi. Çocuğun her kaygılandığında evde kalmasına izin verilmesinin kısa süreli rahatlama getirse de kaçınma davranışını güçlendirdiğini ifade etti.

Aile, Okul ve Uzman İşbirliği Şart

Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, okul korkusunun çözümünde öğretmen, rehberlik servisi, aile ve gerektiğinde çocuk ruh sağlığı uzmanı arasında ortak bir yaklaşım geliştirilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Çocuğun okula geldiği ilk dakikaların önceden planlanmasının kaygıyı azaltabileceğini, okula kimin eşlik edeceğinin, sınıfa nasıl geçeceğinin, zorlandığında kimden destek isteyeceğinin, gün sonunda kimin alacağının net olmasının belirsizlik hissini azalttığını söyledi. Ev ve okul ortamında çocuğa çelişkili mesajlar verilmesinin kafa karışıklığını artırdığını, yetişkinlerin sakin ve tutarlı bir planı sürdürmesinin güven duygusunu desteklediğini belirtti.

Okul reddinin yalnızca inatlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu durumun akran zorbalığı, sosyal kaygı, depresif belirtiler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlükleri, otizm spektrum özellikleri ve aile içi değişimlerle ilişkili olabileceğini kaydetti. Kaygının birkaç gün içinde hafiflemediği, giderek arttığı, çocuğun düzenli olarak okula gidemediği, sınıfta kalmakta zorlandığı ya da bedensel şikayetlerin sıklaştığı durumlarda profesyonel değerlendirme gerektiğini vurguladı. Yoğun uyku ve iştah sorunları, belirgin içe kapanma, öfke patlamaları, panik belirtileri, akran zorbalığı şüphesi ya da çocuğun kendisine zarar verme düşüncesinden bahsetmesi halinde gecikmeden uzman desteği alınması yönünde uyardı.

Erdoğan, tedavi ve destek planının her çocuk için bireysel olarak oluşturulduğunu, çocuğun yaşı, gelişim özellikleri, kaygının kaynağı, süresi ve aile dinamiklerinin birlikte incelendiğini belirtti. Gerektiğinde çocukla psikoterapi çalışmaları, ebeveynlere yönelik danışmanlık, okul ortamında yapılacak düzenlemeler ve eşlik eden başka bir ruhsal soruna yönelik tedavilerin bir arada planlanabileceğini ifade etti.

Kaynak: BYZHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.