Dolar 32,5217
Euro 34,7876
Altın 2.423,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 23°C
Az Bulutlu
Sinop
23°C
Az Bulutlu
Per 18°C
Cum 16°C
Cts 17°C
Paz 17°C

Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması

CAN ATALAY’IN VEKİLLİĞİNİN DÜŞÜRÜLMESİ KABUL EDİLEMEZ

Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması
6 Şubat 2024 10:33

Sevgili Dostlar, Değerli Basın Emekçileri, hoş geldiniz.

30 Ocak 2024 tarihinde yapılan TBMM toplantısında salt çoğunluğun aldığı karar ile Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliği, Yargıtay kararı okunarak hukuksuz bir şekilde düşürülmüştür.

TBMM’deki diğer milletvekillerinin ve kamuoyunun tepkisine rağmen, acele ile alınan bu karar, anayasal düzeni fiilen ihlal etmiştir.

“Anayasanın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.”

Yoruma açık olmayan ilgili hükme bakıldığında, herhangi bir başka mahkemenin ya da makamın, Anayasa Mahkemesi kararını uygulayıp uygulamama yönünde takdir yetkisi olmadığı da çok açıktır. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi üyeleri, yalnızca Yüce Divan’da yargılanabilir ve Türkiye hukuk sisteminde Yüce Divan, Anayasa Mahkemesidir.

Hukuku ve demokrasiyi katleden, kara bir leke olarak tarihimize geçen bu kararı kabul etmiyoruz.

Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi çok açık Anayasa ihlali olduğu gibi aynı zamanda ülkemizde ‘Hukukun üstünlüğü’ ilkesinin fiilen yürürlükten kalkmış olduğunun da göstergesidir.

Biliyoruz ki demokratik rejimlerde halkın iradesi ve hukukun üstünlüğü esastır. Ancak ülkemiz, Anayasa Mahkemesinin fiilen askıya alındığı, insan haklarının ve hukukun en asgari normlarının dahi çiğnendiği bir keyfiyet rejimi altında yönetilmek isteniyor.

TBMM başkanı tarafından okunarak işleme giren karar, hukuki değil siyasidir.

30 Ocak 2024 tarihini bir kenara not alıyoruz. Bu ülkede 12 Mart’ta ne olduysa, 12 Eylül’de ne olduysa bugün de bir benzeri olmuştur. Bugün yaşanan şeyin adı “darbe”dir. Bunun altında kimin, kimlerin imzası varsa da ”darbeci”dir.

Halkın iradesini, anayasayı yok sayan bu darbe zihniyeti karşısında bizler adalet, hukuk, emek, özgürlük, demokrasi, laiklik ve eşitlik için birleşik mücadelemizle direneceğiz.

Elbette bu saray rejiminin Anayasa’yı, görüntü düzeyindeki haklarımızı yok sayması yeni değil. Hedeflerinde Gezi var. Hedeflerinde milyonların iradesi, değişim talepleri var. Bir kez daha altını çizelim. Gezi hepimizin, bu toplumun bağrından çıkan milyonların değişim talebinin adıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Yargıtay eliyle gerçekleştirilen bu darbe girişiminin bir ortağı haline gelmiştir. Türkiye’de artık bir anayasanın bulunmadığı TBMM tarafından tescillenmiştir.

Sanılmasın ki yılacağız, sanılmasın ki pes edeceğiz, ‘öyle olsun’ diyeceğiz. Biz bugün, bir kez daha yeniden başlıyoruz. Bu hukuksuz kararın alınmasında en ufak bir payı olanlara, kararın altına imza atanlara sesleniyoruz: “Bu ülkenin laik, demokratik yaşamının, hukuk düzeninin yerine bugünlerde yüksek sesle haykırılan hilafet düzenini getirebileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Yaşadığı deprem felaketinde ölüme mahkum ettiğiniz on binlerce Hatay halkının iradesini hiçe sayamazsınız.

Bu seferki, gerçekten de “can” meselesi çünkü: Türkiye Cumhuriyeti’nin “Anayasal” düzenin sona ermesinden bahsediyoruz. Anayasal düzenin sona ermesi de, diğer tüm düzenlerin sona ermesi anlamına gelir. Can ve mal güvenliğinin garanti altında olmaktan çıkması demektir.

“Arada sırada, orada burada, ona buna” olan, olduğu farz edilen hukuksuzlukların herkesi altına alacak bir çığa dönüşeceğinin işaret fişeğidir bu… İstisnasız herkesi ve hatta bu “son hukuksuzluğa” sebep olan, destekleyen, göz yuman ve karşı çıkan herkesi beraberce yok edebilecek bir dönüm noktası bu…

Son söz olarak; hukuk yoksa adalette yoktur. Adalet yoksa eşitlikte yoktur. Eşitlik yoksa demokrasi de olamaz. Demokrasinin olmadığı yerde de barışın ve huzurun olması beklenemez.

Bugün burada bulunan veya bulunamayan tüm yurttaşlarımızın sorumlukları ve görevleri var. Ya laik, demokratik bir hukuk devletinden yana tavır alacak ve mücadele edeceğiz ya da orta çağ karanlığında yaşamaya mahkum olacağız.

Bizler bu kentte yaşayan ve demokrasiye yürekten inanan insanlar olarak bundan sonra da yaşanan her hukuksuzluğa karşı mücadele edeceğiz. Bugün burada inanç ve kararlılıkla yanımızda yer alan tüm arkadaşlarıma, siyasal parti temsilcilerime, sivil toplum örgütü temsilcilerime, sendika temsilcilerine teşekkür ediyor saygılarımızı sunuyoruz.

Ayancık Dayanışma Platformu

Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması

Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması  Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması  Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması  Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması

Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması  Can Atalay’ın Vekilliğinin Düşürülmesi Hakkında Basın Açıklaması

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.