Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 20°C
Parçalı Bulutlu

Bakan Yardımcısı Ersoy Sinop’Ta Demokrasi Nöbetine Katıldı

Sinop’ta 15 Temmuz’dan bu yana vatandaşlar, demokrasi nöbeti tutmaya devam ediyor.

Bakan Yardımcısı Ersoy Sinop’Ta Demokrasi Nöbetine Katıldı
27.07.2016
A+
A-

Her akşam Valilik binası önünde tutulan nöbet farklı kurumlar tarafından düzenleniyor. Dün akşam Devlet Su İşleri ve Meteoroloji tarafından düzenlenen program yoğun ilgi gördü.
Programa çok sayıda vatandaşın yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, Sinop Üniversitesi Rektörü Nihat Dalgın, Sinop İl Emniyet Müdürü Yusuf Biner, Ak Parti Sinop İl Başkanı Ali Çöpçü katıldı.
Program saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından başladı.
Program aralarında Devlet Su İşleri’nin organize ettiği standlar’da vatandaşlara sandviç ve meyve suyu ikramında bulunuldu.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy milli birliği ve beraberliği bozmaya hiç kimsenin gücünün yetmeyeceğini vurgularken yaptığı açıklamada şu sözlere de yer verdi;

‘’Sayın Valim, Sayın İl Başkanım, Sayın Rektörüm, Sayın İl Emniyet Müdürüm, Belediye Başkanlarımız, Sivil Toplum Kuruluşlarımızın değerli temsilcileri, sevgili Sinoplular hepinize iyi nöbetler diliyorum.

15 Temmuz’dan bu yana Başkomutanımızın çağırısıyla doldurduğumuz bu meydanlarda sizleri büyük bir memnuniyetle izledim, hepinizden Allah razı olsun. Gerçekten Sinop meydanının kendi iradesine sahip çıkmak üzere bu meydanı dolduruyor olmasından büyük gurur duydum. O günden bu güne bunu bir vatan vazifesi, demokrasi vazifesi görerek bunun sorumluluğunu gösteren bütün hemşerilerime ve kamu görevlilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Sevgili hemşerilerim yakın dönemdeki darbeleri ya yaşamış ya duymuşsunuzdur. Biz 1960 ihtilalini, rahmetli Menderes’imizi nasıl yediklerini babamızdan dinledik. 1970 i şöyle böyle biliyoruz. 1980 i yaşadık, ama 28 Şubatı iliğimize kadar hissettik. Türkiye de demokrasinin ne demek olduğunu, inanç hürriyetinin ne demek olduğunu 28 Şubat darbesi ile postalların darbesi ile genç kızlarımız inim inim inlerken anlamıştık. Ancak 1960 da Menderes’in dayanacak gücü yoktu, organizasyonu yoktu. 70 ve 80 de şapkasını alıp kaçanlar vardı. 28 Şubatta ayakta kalmayı istedik fakat başaramadık, direncimiz muvaffak olamadı. Ne zaman ki 27 Nisan geldi, biz özgüvenimizi kazandık.  Anayasaya göre siz 276 milletvekili kabulü ile Cumhurbaşkanı seçebilirdiniz ama meclisin içine 367 Milletvekili girmese bu seçimi yapamazdınız, bu seçimi yaptırmadılar arkasından asker dayattı. O zaman anladık artık bu milletin iradesine sahip çıkacak yürekli insanlar tarafından yürütülüyor olduğumuzu. Türkiye de ilk defa asker hükümete muhtara verdi hükümette ben Milletten başkasını tanımam dedi ve o zaman başarısız kaldılar. Artık Türkiye de bir daha darbe konuşulmasın, milli irade zarar görmesin diye mücadele ediyorduk ve 15 Temmuz akşamına geldik, o akşam sadece Türk tarihinin değil dünya siyasi tarihinin de dönüm noktalarından biri olmuştur.Türk toplumu kimsenin aklına gelmeyecek kahramanlıkla dünya tarihini yeniden şekillendirmiştir.Artık dünya da darbenin yapılamayacağı, tankların insan iradesini ve iman gücünü yetmeyeceğini bir kez daha cenabı Allah bize göstermiştir.  Eğer birileri bu amaca ulaşmış olsaydı sadece ihtilal değil paylaşım, bölüşme ve ihtilale sebep olacaktı. O gece İstanbul da o gece Ankara da yaşayanlar tüyleri diken diken olarak hatıralarını mutlaka torunları da anlatacaklardır. Türkiye insanoğlunun bu kadar alçak bu kadar lanet ve şerefsiz olabildiğine o gece şahit olmuştur. Topluca sivil insanların yapmayın etmeyin diye bağırdığı yerlerde kafalarına bomba yağmıştır. Genel Kurmay da , Çankaya da, Kızılay da biz kardeşiz siz bu ülkenin askerlerisiniz, insan kendi inanına silah sıkar mı diye yalvaran insanların üzerine nasıl otomatik silahlarla ateş edildiğinde bu insanlar şahit olmuştur. Bu millet dünya tarihinin gıpta ile yazacağı bir başarı gerçekleştirdi .Elhamdülillah bu badireleri atlattık. Bundan sonra bu insanların bir çılgınlık yapma ihtimallerine karşı bu günleri geçirene kadar Cumhurbaşkanımızdan ikinci çağırıyı alana kadar meydanları boş bırakmamaya Milli irademize sahip çıkmaya çalışacağız.

17-25 Aralığa kadar birçok dostumuz bizleri ikaz etti. Bunlar  haindir, bunlar gizli gizli örgütleniyorlar, devleti ele geçirecekler, bunlar askeriyeyi ele geçirecekler uyanık olun, bunlara inanmayın dediler. Doğrusunu söyleyelim inanmadık. Çünkü elinde Kuran dilinde iman olanların, dünyanın her yerinde Türkçe konuşan çocuklar yetiştirenlerin bu kadar şerefsiz bu kadar hain olabileceğini hiç düşünmedik, hiç inanamadık. Ama 17-25 Aralık oldu kafamız dank etti. Bunların nasıl bir tezgah kurduğunu o gün anladık. Devletin üst düzey yöneticilerinin yanındaki her adam meğer onlar için bizi dinliyormuş.

15 Temmuz akşamı Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere Valiliklerimiz Milli teşkilatlarımız emniyet güçlerimiz askeri güçlerimizin üstüne bombalar yağmaya başladığında, millet sokağa çıktığında onlarında üstüne bombalar yağmaya başladığında nasıl bir küresel tezgah olduğunu anladık

Bu darbe girişimi bize çok önemli bir şey öğretti, biz birbirimize muhtacız ve birbirimizden başka hiç kimsemiz yok.
O Halden hiç kimse rahatsız olmasın. Olağanüstü haller sıkı yönetimler insanları evlerine tıkmak için yapılırken biz vatandaşlarımızı, kardeşlerimizi sokaklara, meydanlara davet ediyoruz. Bunu kime karşı yapıyoruz sizin iradenize ipotek koymaya çalışan hangi güç varsa ona karşı dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz. Bundan daha güzeli olabilir mi? Bundan sonra hepimiz anladık kim bunlara destek veriyorsa kim bunlara yardım ediyorsa, kim bunların önünü açıyorsa vatan hainidir, şerefsizdir.
Türkiye böyle acı tecrübeler yaşamasın diye herkes aklını başına alacak ve sonuna kadar bu mücadelemizi devam ettireceğiz. Yine aynı şekilde mücadelemizi devam ettirirken kimseyi incitmemeye gayret göstereceğiz.
FETÖ terör örgütüne mensup olmak onlara yardım ve yataklık etmek bir alçaklıktır, yüz kızartıcı bir utançtır.
Çakallar puslu havayı severmiş hesabı fırsat kollayan insanlardan uzak duralım. Devletin içinde olan bu çakalları da tek tek ayıklayacağız.
Kıymetli Valimiz tam da 16 Temmuz günü bu olayların ortasında geldi ve görevinin başına geçti. Sinop’un bu görevden de anlının akıyla çıkacağına ben eminim.
Eğer bugün çocuklarımız hanımlarımız, eşlerimiz nerde babalarımız nerde diye onları nereye götürdüler, onları neden kurşunladılar diye ağlamıyorlarsa bu sizin sayenizde.
Sizin bu direnişiniz olmasaydı ne biz nede bu meydanlardaki siz olurdunuz. Ama Allah’a şükür böyle olmadı. Sizin direnişiniz daha büyük geldi.
Size Ankara’dan devlet büyüklerimizin selamını getirdim. Hepsinin size çok selamı var. Allah sizi bu gece saatlerinde buralarda olabilmeniz için emek sağlayan siyasi parti liderlerine, Değerli Valimize ve daire başkanlarına teşekkür ederim.
Allah bir daha ne bize ne de dünyadaki diğer ülkelere 15 temmuz tarihinde yazdığımız tarihi kimseye yazmak yazdırmak durumunda bırakmasın.
Allah herkesin bahtını geleceğini açık etsin. Hepinize saygılarımı sevgilerimi sunuyorum.’’ Dedi.

Ardından konuşma yapan Sinop Valisi Kemal Cirit darbeye hayır diyen vatandaşlara minnet duyduğunu vurgularken şu sözlere yer verdi; ‘’Saygı değer Sinoplular hanımefendiler, beyefendiler 12. Gecede bu meydanları doldurmaya devam eden siz kıymetli vatan evlatlarını selamlıyorum hepiniz hoş geldiniz. Bugün ilimize sayın Bakan yardımcımız sizin aranızdan çıkan bir vatan evladı olarak sizlerle buluşmak üzere geldi birçok seçilmişimiz hemen hemen her gece sizlerle birlikte bu vatan mücadelesinin demokrasi mücadelesi milli iradenin bütün dünya ulusları tarafından bilinmesi noktasında bakın sizlerle birlikte hareket ediyorlar. Biz biliyoruz ki bu üst akılın kullanıcıları küresel gücün uygulayıcıları bu ülkenin vizyonunu söndürmek istediler işte onlara en güzel cevabı önce bu meydanlarda toparlanan halkımız sonra 79 milyon ayrı siyasal yelpazenin neresinde bulunursa bulunsun karşı durarak hayır demeyi başardı. Bunun için hepinizi bir kez daha tebrik ediyorum ve onun için siz kıymetli Sinoplulara yediden yetmiş’e bugün elinde kucağında çocuklarıyla, aksakallı dedelerimizle buraları doldurarak onlara en güzel cevabı verdiniz bundan sonra hiç kimse bu milletin iradesinin karşısında duramayacağını bir kez daha anladı.’’ dedi.

Kaynak: Hanife Bal

Ayancık Ofset
YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.