2025 Yılı Sağlık Modülü Yenilikleri
2025 yılı sağlık modülü yenilikleriyle sağlık hizmetlerinde dijital dönüşüm ve kullanıcı deneyimi nasıl gelişiyor? Detayları keşfedin.
2025 yılında gerçekleştirilen Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması kapsamındaki Sağlık Modülü, Avrupa Birliği ülkeleri ile eş zamanlı uygulanarak, 15 yaş ve üzeri bireylerin sağlık durumu ile sağlık harcamalarının hanehalklarına olan ekonomik yükü kapsamlı şekilde analiz edilmiştir.
Hanehalklarının Sağlık Harcamalarına Yük Derecesi
Analiz edilen veriler ışığında, doktor muayene ve tedavi hizmetleri nedeniyle hanelerin %6,1’inin önemli bir ekonomik yük altında olduğu belirlenmiştir. Buna karşın, %50,2’si bu harcamalardan bir miktar yük hissetmiş, %40,9’u ise ekonomik açıdan olumsuz etkilenmemiştir. Diş muayene ve tedavi harcamalarının ise %5,3 oranında yüksek, %37,2 oranında orta düzeyde yük getirdiği görülmüştür. İlaç alımlarına ilişkin harcamalar hanelerin %5,0’ına ciddi ekonomik yük oluştururken, %50,9’u biraz yük hissetmiş, %44,0’ı ise bu harcamaların yük oluşturmadığını ifade etmiştir.

Son 12 ay içinde hanelerin %2,7’si doktor muayene veya tedavi, %28,6’sı diş muayenesi veya tedavi, %0,1’i ise ilaç harcaması yapmamıştır.

Gelir Gruplarına Göre Sağlık Harcamalarının Ekonomik Etkileri ve Fiziksel Aktivite Durumu
Gelir dağılımı açısından değerlendirme yapıldığında, diş muayenesi harcaması yapmayanların oranı en yüksek gelir grubunda %25,5 olarak kayıtlara geçmiştir. Muayene ve ilaç harcamaları açısından ise gelir grupları arasında belirgin farklılık gözlenmemiştir. En düşük gelir grubundaki hanelerde, doktor muayene ve tedavi harcamaları %62,9, diş tedavisi %37,6 ve ilaç harcamaları %65,5 oranında ekonomik yük yaratmıştır. Öte yandan, en yüksek gelir grubunda söz konusu oranlar sırasıyla %53,0, %38,0 ve %59,5 olarak gerçekleşmiştir.

Çalışan 15 yaş ve üzeri bireylerin işteki fiziksel aktivite düzeyleri incelendiğinde; %29,4’ünün düşük düzeyde oturarak, %45,5’inin ayakta durarak, %18,7’sinin yürüyerek veya orta şiddette fiziksel aktivite yaparak, %6,4’ünün ise ağır iş veya yoğun fiziksel aktivite gerektiren görevlerde bulunmakta olduğu belirlenmiştir. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan bireylerin %17,2’si oturarak çalışırken, risk taşımayan grupta bu oran %31,7 olarak ölçülmüştür.
Fiziksel aktivite alışkanlıkları bakımından, 15 yaş ve üzeri fertlerin yalnızca %36,7’si ayda en az bir kez düzenli fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetine katılırken, %63,3’ü bu tür etkinliklere katılmamaktadır.
Ek olarak, araştırma sonucuna göre fertlerin %96,9’u iletişim alanında sorun yaşamadığını belirtmiştir. Bunun yanında, en fazla güçlük yaşanan sahalar görme (%17,3), yürüme (%15,2) ve hafıza (%12,6) olmuştur. Öz bakım, yürüme ve iletişim alanlarındaki etkinliklerde yetisizlik derecesi çok düşük düzeyde kalmıştır.

Kaynak: BYZHA