SON DAKİKA

Tarımımız Nasıl Bitti?

Türk tarımı bugün çok sayıda olumsuz problemlerle karşı karşıya.

Bu haber 26 Eylül 2017 - 20:58 'de eklendi.

Türk tarımı bugün çok sayıda olumsuz problemlerle karşı karşıya. TUİK verilerine göre tarım arazilerimizi hala kaybediyoruz, son yılda ekilen ve dikilen tarım alanlarının yaklaşık yüzde 10’unu, çayır ve mera alanlarıyla toplam tarım alanlarının ise yüzde 6,4’ünü kaybettik. Tarımsal ekonomi yüzde 12’den yüzde 8’e geriledi. Tarım sektöründeki sorunlarının en son ekleneni ise; tarımda kayıpların geri dönüşüm şartlarını tamamen ortadan kaldıracak kadar büyük. “Ziraemperyal tarım politikaları” saldırısı artık topraklarımızın işgali boyutuna ulaştı. Tarım arazilerimiz uluslar arası firmalara pazarlanıyor.

Türkiye tarım ülkesi olarak bilinir. Hatta “Türkiye tarımda  kendine yeter” deniliyordu… İktidarın 15 yıllık politikaları ülkemizin en temel tarım ürünlerini bile ithal eden bir ülke haline getirdi. Tarım üreticisi yoksullaştırıldı ve yabancı şirketlere sağlanan imtiyazlarla neredeyse kendi topraklarında işçi haline getirildi. Son günlerde karadeniz bölgemizde gündeme gelen “Fındıkta sçmürüye son” eylemlerinde gördük ki; Bugün dünya Fındık üretiminin yüzde 75’ini gerçekleştiren ülkemizde fındık üreticileri hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bölgedeki “Ferrero” gibi yabanci şirketlerin hakimiyeti, üreticinin fındığını yok pahasına satmaya zorluyor. Oysa Fiskobirlik vardı…

Son 15 yılda yapılan yanlış uygulamalarla Tarımsal alanlar yok edildi üretim yetmiyor. Sulama birlikleri kanunu, Şeker kanunu, Tütün kanunu ve Tohumculuk kanunlarıyla üretici ürününü maliyetini karşılayarak satamamaya başladı. Yine tarımsal üretimin en önemli unsuru sulama suları devletin yatırım ve denetiminden çıkarılarak çiftçi her yıl tarla sulamak için binlerce lira ödemek ve borçlanmak zorunda kaldı. Mera kanunu, zeytin kanunu, Büyükşehir kanunu, Maden kanunu, Elektrik Piyasası kanunu, Yenilebilir enerji kanunları ile tarım alanlarını yok edilmesi ve meraların özel şirketlere devri kolaylaştırıldı. Büyük şehir yaşasıyla bağlanan köylerin ortak kullanım alanı, meralar çayırlar tarım alanları belediye mülkiyetine geçti. Köylü hayvanlarını otlatacak yer bulamadı. Hayvancılık zayıfladı, vazgeçti…

2000 yılların başında bile hala kendine yeten ülke iken 2003-2015 yılları arasında ülkemiz tarım ve gıda için 400 milyar TL ödedi. Buğdayı Rusya, Almanya, Fransa ve Ukrayna’dan… Arpayı İngiltere ve Hırvatistan’dan… Somanını Gürcistan’dan… Pamuğu ABD, Yunanistan, Türkmenistan ve Hindistan’dan… Soyayı Arjantin’den… Mısırı ABD, Arjantin ve Brezilya’dan… Çeltik ve pirinci ABD, Vietnam, İtalya ce Tayland’dan… Kurufasulye Mısır ve Çin’den… Yeşil Mercimek ve nohut Kanada’dan… Bezelye ABD Ukrayna ve Kanada’dan… Kurbanlık koyun Bulgaristan’dan… Büyükbaş hayvan Şili, Ukrayna ve Fransa’dan… Lap et Bosna hersek’ten ithal edildi.

Tarım, enerjiyle birlikte en statejik sektördür. Tarımımıza tekrar kavuşmamız için; çiftçimizi eğitip uygulamaları yeterli çözmeliyiz. Tarım arazilerimizin parçalı ve dağınık yapısını düzeltmeliyiz. Tarımsal üretimde ve kaliteyi yükseltmeliyiz. Sulanabilen arazilerimizi çoğaltıp mevcut su kaynaklarımızı etkin kullanmalıyız.

Erdoğan Erkaymaz
Erdoğan Erkaymaz [email protected]

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.