Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 26°C
Parçalı Bulutlu

Doğu Karayipler gezi

16.10.2018
A+
A-

Erdoğan Erkaymaz (Miami-Florida, Philipsburg_st.Moartenn, San Juan-Porto Rico, Labadee-Haiti)

(Miami-Florida, Philipsburg_st.Moartenn, San Juan-Porto Rico, Labadee-Haiti)

 

Bavul toplamadan Karayip’lerde 4 durak

 

29 Eylül 2018 cumartesi günü başlayan Allure Of The Seas gemisi ile “Doğu Karayipler Turu” için saat 11 00 de İstanbul Atatürk Havaalanı’nda Ayancıklı gezginlerimiz (Güner-Selma Çinko, Ali-Sevgi Dereli, Cumhur-Hanife Yüksel, Erdoğan-Filiz Erkaymaz, İnci Karael, Süheyla Hamzaoğlu) rehberimiz Burak Özyaz’la buluştu. Uçuş işlemlerimiz halolduktan sonra, THY-TK 77 sefer uçuşumuz için uçağımıza geçtik. On saatlik ucus sonrası Amerika Birleşik Devletleri Florida eyaletinin 2 büyük kenti Miami’ye geldik. Aslında bu gezimizi geçen yıl yapacaktık; ABD ile Türkiye’nin vizeleri askıya alması nedeniyle ertelenmişti. Bu Gezi yazımı grubumuz gezginlerin den olup bu gezide aramızda olamayan kardeşim İlknur Övet’e itaf ediyorum.

 

Miami havaalanında Grubumuzun bir bölümünün pasaport kontrolü yapan sorumlu memurun tüm çabalarına rağmen Geç de olsa geçtik. Bavul larımızı aldıktan sonra bizi bekleyen otobüsümüzle otelimiz Hamptın Jun Suites Hilton’a gitmek üzere yola çıktık. Dünyanın en büyük güçlü ülkelerinden biri her yıl milyonlarca insanı ziyaret ettiği ve yaşamak için can attığı doğuda Atlas okyanusundan batıda Büyük Okyanus’a kadar uzanan genişliğe sahip, 50 eyalet ve bir federal bölgeden oluşan bu yeni kıtaya ayak basmıştık. Özgürlükler Ülkesi de denilen ABD deyiz. Oysa; beşyüz yıl önce rüzgar ve kol gücü ile Okyanusu aşarak ulaşan yağmacı Avrupalıların oluşturduğu bu devlet…. önce İspanyollar, ingilizler, Fransızlar, Portekizliler hatta Hollandalılar yerli kızılderilileri soyunu kurt ana kadar katlederek ele geçirdikleri bu topraklar Biz biliyoruz ki gasp, yağma, ışgal, soykırım ve sömürgecilikten ibarettir. Günümüzde bilinen adıyla “Özgürlükle ülkesi”ne gelmiştik. 20 dakikalık bir yolculuk sonrası otelimize geldik. Oda girişlerimizi yapıp valizlerimizi bıraktık lobide buluşup otobüsümüzle Ocean Drive bölgesine gideceğiz.

Bu gezimizde toplam Türk grubumuz sanırım 30 kadar. Akşam gezimize grubun tamamı katılmıyor. Yarım saatlik bir yolculuk sonrası gezi bölgemiz A1A olarak da bilinen meşhur yol olan Ocean Drive (Okyanus yolu) 5. Caddede indik. Yolun etrafında bol bol dekolte giyinmiş Hatta mayolu insanlar çılgın gece hayatı… yollardaki taksiler son model ses duvarlarını zorlayan ilginç motosikletler. Tüm Cadde boyunca renkli oteller ve restoranlar, cafeler tropic görünümlü yerde. Lüksün ve renkli eğlence hayatın 7/24 yaşandığı Cadde South Beach sınırları içerisindeki bu bölge 1915 yılında açılmış… 18 caddeye kadar yürüdük bu ara Eğlencenin en yoğun olduğu bölge olduğunu söyledi Rehberimiz. Yürüyüsümüz  sırasında bir malikhane gösteriyor Rehberimiz. Ünlü modacı Versace Malikhane’si diyor. (Casa Casuarina Malikhanesi) bugün müze olarak değerlendiriliyor modacının hayatının geçtiği odaları Salonu ve havuzu görme Bedeli 65 dolar. Saat gece 23.30 oldu otobüsümüze bindik otelimize geçtik. Dinlenmeye geçtiğimizde saat 24 00 oldu.

 

  1. Gün 30 Eylül 2018 pazar (ABD-Florida Miami)

Sabah kahvaltımızı aldıktan sonra eşyalarımızı otobüsümüze yükledik Miami kentini panoramik şehir turuna çıkıyoruz. Ilk durağımız coconut Grove bölgesi Miami’nin en eski yerleşim yerlerinden biri; birçok yeşil alanlar, alçak binalar, restoranlar, bisiklet Yolları ve Marina… Hafta sonu olduğu için sessiz ve sakindi. Ayrıca bu bölge birbirinden güzel parkları ve yıl boyu düzenlenen yapılan festivalleri ile de ünlüymüş. Gezimize devam ediyoruz Koral Gables bölgesindeyiz. George Merrick tarafından 1920’lerde kurulduğu ve geniş bulvarları, yemyeşil bitki örtüsü ve muhteşem girişleri nedeniyle “Kent Güzelliği” olarak biliniyor. Mimari tarzın George Merrick’in vizyonda olan Akdeniz revival olduğunu göreceksiniz. Yolların her iki tarafında tek başına bir orman gibi görünen ve yaşam ağacı olarak da bilinen Banyan ağaçları ( Hindistan kültüründe büyük önem taşıyan ağaç) arabamız Miami’nin meşhur Biltmore Oteli duruyoruz burada fotoğraf çekmek üzere Mola veriyoruz.

Biltmore Oteli  klasik Akdeniz mimarisine benzemesine rağmen ne bir İspanyol kalesi nede bir Venedik Sarayı. 24 Kasım 1924’te 400 odalı, golf sahası, polo alanları ve tenis kartları olan muhteşem bir otel. 2. Dünya Savaşı yılları Hava Kuvvetleri Bölge Hastanesi olarak kullanılmış. Bugün 273 odalı otel ve tatil merkez olarak kullanılan bu tarihi otelin çevresi görkemli Akdeniz evleri, Bonyon ağaçları ve Tropikal bitki örtüsü sessiz sokaklarla çevrili. Fotoğraflar çekiliyor Little Havana bölgesine yola çıkıyoruz. Bu bölge Küba’nın küçük bir kopyası; sokaklar, caddeler, evler Kısaca her yer Küba Esintileri taşımakta. Her yıl Mart ayında bu bölgede düzenlenen ve yaklaşık 1 milyon kişinin katıldığı Colle  Ocho Festivali’nin yapıldığı bölgeden geçiyoruz. Kübalıların geleneklerine Sadık kaldıklarını gösteren festival…

Yolculuğumuz South Beach bölgesine Doğruyol aldığımızda Küba Mahallesi’ndeki evlerinin duvar resimleri dikkatlerden kaçmıyor. Bölgeye geliyoruz ilk dikkatimizi çeken birbirinden renkli değişik mimari binalar. Sanatın bina mimarisi ne nasıl yansıdığını yüzlerce bina bu bölgeyi görmeye değer. Otobüsümüz bizleri burada indiriyor serbest zaman geziye başlıyoruz. Sokak aralarında Sabah sporu yapan insanlar dikkatlerden kaçmıyor. Yürüyüşümüz sırasında Tropik meyve suları satan biraz Türkçe bilen Ermeni soyadı “Çilingiryan” olan satıcıdan meyve suları içtikten sonra gezimize devam ettik. Mini alışverişler yapıldıktan sonra otobüsümüze binerek yerel saatle 12.15 de Miami’den ayrılmak üzere limana geçtik. Check-ın işlemlerimizi yaptıktan sonra dünyanın ikinci büyük gemisi Allure Of The Seas gemisine bindik.

Allure Of The Seas Gemisi; 362 metre uzunluğunda, 64 metre genişliğinde olan bu gemi 16 kattan oluşuyor. 6296 yolcu kapasiteli gemi dev Alışveriş Merkezi bulunan, 225 bin ton ağırlığında olan, Allure Of The Seas konforun, lüksün, eylencenin ve denizin keyfini çıkarmak isteyen konuklarını ağırlıyor. Kabinler ergonomik kullanışlı, dünya mutfaklarının Seçkin yemeklerinin sunulduğu restoranlar, dünyanın dört bir yanından gelen ödüllü sanatçılar tarafından hazırlanan şovlar, muhteşem Manzarada spor yapma keyfi (Şu kayağı, golf, kaya tırmanma, yüzme, yürüme ve  koşu alanlari) Buna 22 bar ve gece klübü, konser salonu, 1380 kişilik tiyatro salonu, sinema salonu ve mağazalar bulunmakta. Gemimizin Türkçe anlamı “Denizlerin Cazibesi” Royal Carri bean Allure Of The Seas ile 8 günlük Doğu Karayipler gezimiz başlıyor.

Miami yakınlarındaki Fort Lauderdale Limani’n dan yolculuk başlıyor. Miami sahilinde ki evlerin etkilenmesine, Karayip Denizi açıklarında ki büyüleyen renkler arasında yol alıyoruz. Gemimiz içindeki Serrento’s Pizzacisinda gurup olarak atıştırma yaptıktan sonra yerleşmek üzere kameralarımıza döndük. Henüz polislerimiz gelmediğinden rehberimizin verdiği randevuda tüm grup buluştuk. Ciltteki aktiviteler ve programlar üzerine bilgilendirildikten sonra gemilerde zorunlu olan tatbikatta katıldık. Tatbikat sonrası kameralarımıza döndüğümüzde valizlerimiz gelmişti yerleştirdik. Akşam 20:00 gibi Akşam yemeğimizi almak üzere Grande Restorana geçtik. Ilk gece Ayancık grubumuz ayrı ayrı masalarda otursalarda Yarın akşam yemeğimizi toplu olarak 10 kişilik masamızda birlikte Akşam yemeğimizi alacağız. Bu ara kar sonumuz Adanalı Bülent iki üst salon görevlisi Türk daha varmış. Ana Restoran üç katlı, çok şık, çok zevkli. Yemek sonrası Ayancıklı grupla birlikte Occan Aria Agua show izlemeye gittik. Gösteri Yaklaşık 1 saat süren hava yüksek dalış, tropez ve tromplen atlayışlar su altı dalışlar muhteşem performanslar izledik. Gösteri bittikten sonra gazinoda biraz şans denendi dinlenmek üzere kameralarımıza geçtik.

 

01 Ekim 2018 Pazartesi (Gemide)

Bugün gemideyiz 08:30 da kahvaltımızı almak üzere 16 kattaki Windjammer Marketplace ye çıktık. Ana restoranda gitmeyeyim, daha serbest ve sportif olayım derseniz tatil köylerindeki açık büfeler tarzında alternatifler bulabilirsiniz. Burası da öyle bir yer çok zengin çeşitleri sahip gemi farklı ülkelerden konutlar ağırladığı için farklı kültürlere ait yiyecekler ve tatlar bulabiliyorsunuz. Gezi boyunca kahvaltımızı burada aldık. Kahvaltı sonrası eşim  Filiz Hanım The Pool And Sports Zone bölümünde bulunan; Dinlenme, güneşlenme, yüzme bölgesine geçti. Boy havuzlar bulunmakta Hem çocuklar için hem yetişkinler için. Şezlong konusunda da hiçbir sorun yok fazlasıyla mevcut. Yine bu bölgede Okyanus manzaralı jakuzilere de sorunsuz girebilirsiniz.

 

Gemiye tanımak istiyordum 5. Kattaki yemek, Restoran alanları ve alışveriş merkezi olan Cadde gorunumdeki alana indim. Klasik kırmızı otomobilin yanındaki kafede arkadaşlar kahvelerini Yudumluyorlar bende eşlik ettim. Gurubumuz hanımlara mağazaları gezmeye, Dr. Güner ve Ali ağabey resim konulu konferansa gidince Cumhur ağabeyle koyu bir sohbete geçtik. Kahvelerimiz bittikten sonra kısa gezi yaptıktan sonra ayrıldık. Gemimiz aslında ikiz imiş. Diğer gemi “Oasis of the Seas” den 50 santim büyük lan gemimiz Allure Of The Seas 2011 yılında denize indirilen dünyanın en büyü “cruise gemisi” unvanını almış. Gemimiz için ilginç bir not ta gemimiz 18 katlı deniliyor ama 13. Kati (Ugursuzluk getirdigine inanildigindan)  13. Kat bulunmamakta.

 

Bu akşam “Kaptan Gecesi” yani galaymış. 5. Katta cephelerin mağazaları ve resepsiyonun olduğu katta konuklar beyler takım elbiseli kravat veya papyonlu, Hanımlar kuyruklu tuvaletli ve dekolteli olanlar da var kaptanla fotoğraf çektirmek için sıraya girmişler. Bizim restoranımız 4. Katta olup akşam yemeğini almak için gittiğimizde Ayancık grubu için 10 kişilik masa oluşturulmuş. Türkçe olarak yazılmış olarak dağıtıldı. Ben Türk garsonu Bülent Bey’den tüyoları alıyor onun tavsiyelerini değerlendiriyorum.

 

Yemek sonrası Mamma Mia müzikalini izlemeye gidiyoruz.  50 milyondan fazla kişinin izlediği Broadway’deki müzikali ABBA topluluğunun kitlerinin repertuarı ve danslar eşliğinde görülmeye değerdi.  Iki buçuk saatli gösteri bir ara vererek son buldu. Çarpıcı Show ve profesyonel şarkıların performansı izlemeye değerdi. Müzikal sonrası kameralara dinlenmeye Yarın yine denizdeyiz.

 

2 Ekim 2018 Salı (Denizde)

Kahvaltımızı aldıktan sonra güneşlenmek üzere havuzların ve jakuzilerin bölümüne gittik. Güneş oldukça yakıcı idi korunma krem lerimizi sürdükten sonra kah güneslendik kah havuza girdik jakuziyi de değerlendirdik. Öğleden sonra gitmedim Güneş benim için Tehlikeli olmaya başlamıştı. Ben gemiyi tanımaya devam ediyorum. Dünyanın önde gelen 7 mahalle anlayışı bu gemide; Central Park, Board walk, Royal Promenade, Havuzlar ve Spor alanlari, Spa ve Fitnes Center, eylence alanı ve gençlik bölümü konseptlerle hayata geçirmiş. Yani gemi gemi değil yüzen şehir. Gezime devam ediyorum; Adrenalin bağımlıları için tırmanış duvarı geminin en tepesinde havluda bir uçtan bir uca Gerilmiş halat üzerinde bir aparata tutunarak kayılan Zip linde kayanlar. Flowrider denilen sörf yapanların şovunu izliyorum. 5. Kata geldiğimde Sevimli panda (özellikle çocuklarla şakalaşıyor Panda içindeki animatör) yanında fotoğraf çektirenler. Yine sokakta profesyonel eğitici eşliğinde spor yapan konuklar aralarına eşim de katıldı. Casino Royale gidiş yolunda sergilenen müzayede resimlerin sonunda Muhammed Ali Clay’ın eldivenleri ve şortu özel bölümde sergilenmekte… önünde Ben de fotoğraf çektirdim.

 

18:30 da Ice Gamesl Ice Show programına katıldı. Buz üzerinde 55 dakikalık klasik, caz, rock müzikleri eşliğinde buz üzerinde performans  sundular. Bu enfes gösteriyi sunan sporcular için gurubumuzun ortak görüşlü eski olimpiyat ve dünya şampiyonu buz pateni sporcuları. Gösteriye hayran kaldık birmesini istemedik. Gösteri sonrası 5. Resepsiyon katında Bob Marley (Reggae müzik türünün Jameika sınırlarından geçmesini sağlayarak, tüm dünyaya bu müziği yayabilmiş ve bu müziğin kralı olarak tanımlanmıştır.)  parçaları eşliğinde Reggae Müziği ve örgülü Bob Marley şapkalı danscılar sokakta muhteşem danslarına gurubumuzdan da katılanlar oldu. En güzel görüntü minik bir çocuğun dansı ve danscı guruptan birinin başını koyduğu üst üste 3 kutuyu (meşrubat) düşürmeden dansıydı.

Akşam yemeğimizi almaya gittiğimizde Ayancıklı grubumuz bize hizmet eden Bülent kardeşimizin jest olarak karar kıldığımız limit bahşişimizi verince, mahcubiyet ve mutluluğu yaşadı. Yemek sonrası yapılan anons sonrası Hareketli müzik eşliğinde garsonlar dans etmeye başladılar bazı konularda onlara eşlik ettiler etmeyenler alkışlarla ritim tuttular.  Yemek sonrası grubumuz Central parka sohbet için gidildi. Bu Park 8. Katta üstü açık gökyüzü manzaralı tamamen canlı bitkilerle oluşturulmuş. 56 ağaç ve 12 binden fazla bitki kullanılmış. Etrafı güzel dükkanlar ve restoranlar barındırıyor. Dükkan ve restoranların üzerinde ise Park manzaralı kameralar yükseliyor. Bu ara kuş seslerini de unutmayalım. Dikkat çeken bir olayda 5-8 hatlar arası yer değiştiren inip kalkan bar Rising tidebar  oldukça ilginç. Sohbet sonrası dinlenmek üzere kameralarımıza döndük Yarın karaya çıkıyoruz.

YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.