2 Eylül 2026, 14:49:12
Dolar 48,2973
Euro 55,9616
Altın 6.717,64
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 25°C
Açık
Sinop
25°C
Açık
Per 25°C
Cum 24°C
Cts 27°C
Paz 25°C

Yapay Zekâ ile Otizmde Erken Tanıda Yeni Bir Dönem Başlıyor

Yapay zekâ destekli teknolojilerle otizmde erken tanı ve müdahale yöntemlerinde başlayan yeni dönemi keşfedin.

Yapay Zekâ ile Otizmde Erken Tanıda Yeni Bir Dönem Başlıyor
2 Eylül 2026 14:01

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, yapay zekâ destekli sistemlerin Otizm Spektrum Bozukluğunda erken tarama, tanılama ve müdahale süreçlerine sağladığı katkıları değerlendirdi.

Yapay zekâ davranışsal örüntüleri çözümleyebiliyor

Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, yapay zekâ ile Otizm Spektrum Bozukluğunun kesiştiği alanın son yıllarda hızlı biçimde geliştiğini belirtti. Yapay zekânın artık yalnızca veri işleyen bir teknoloji olmadığını, derin öğrenme ve doğal dil işleme gibi alanlardaki ilerlemeler sayesinde insan davranışlarını inceleyip karmaşık örüntüleri kısa sürede analiz edebildiğini ifade etti. Bu sistemlerin tıbbi teşhislerle yarışan düzeyde değerlendirme yapabildiğini, geniş veri setleri içinde insan gözünün fark edemeyeceği ayrıntıları yakalayabildiğini aktardı.

Otizmin sosyal etkileşim, iletişim ve davranış özellikleriyle tanımlanan nörogelişimsel bir durum olduğunu dile getiren Gülaldı, bozukluğun bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığını etkilediğini, eğitim ve iş yaşamı ile aile içi ilişkilerde belirgin güçlükler oluşturduğunu söyledi. Genetik ve çevresel etkenlerin rol oynadığı bu tabloda bireysel genetik farklılıkların yüksek olması nedeniyle güncel tanı süreçlerinin büyük ölçüde gözlemlenebilir davranışsal belirtilere dayandığını vurguladı.

Erken tanı için yeni tarama olanakları ortaya çıkıyor

Gülaldı, otizmde erken tanı ve müdahalenin çocukların sosyal dikkat, dil gelişimi ve bilişsel becerileri açısından belirleyici olduğunu, semptomların şiddetini azaltabildiğini hatırlattı. Buna karşın birçok çocuğun çeşitli nedenlerle tanıyı 6 yaş sonrasında alabildiğini, bu durumun davranışsal tedavi için en uygun dönemin kaçırılmasına yol açtığını kaydetti.

Yapay zekâ ile otizm araştırmalarının birleşmesinin erken tarama açısından yeni imkânlar sunduğunu söyleyen Gülaldı, makine öğrenmesi algoritmalarının çocukların göz hareketleri, ses tonu özellikleri ve oyun sırasında sergilediği davranışlardan yola çıkarak risk işaretlerini 6 ila 12 aylık dönemde tespit edebildiğini aktardı. Bu yaklaşımın geleneksel yöntemlerin yakalayabildiği bulgulardan çok daha erken döneme işaret ettiğini belirtti.

Gülaldı, yapay zekâ temelli müdahale araçlarının her çocuğun ihtiyaçlarına göre uyarlanmış, sabırlı ve tutarlı bir eğitim ortamı oluşturabildiğini ifade etti. Böylece otizmin yalnızca bir engel şeklinde değil, uygun teknolojik destekle sosyal yaşama daha güçlü katılım sağlanabilecek bir farklılık olarak ele alınabileceğini söyledi. Son yıllardaki çalışmaların, otizmde erken tarama, tanılama ve müdahalede yapay zekânın önemli bir gelişim potansiyeli taşıdığını, pek çok durumda geleneksel yaklaşımların önüne geçtiğini gösterdiğini dile getirdi.

Makine öğrenmesi tanı sürecini hızlandırabiliyor

Geleneksel erken tarama süreçlerinde ebeveynlerden alınan bilgiler ile klinik gözlemlerin temel dayanak olduğunu hatırlatan Gülaldı, psikiyatristlerin bu verilere göre çocuğun gelişimsel özelliklerini değerlendirdiğini söyledi. Makine öğrenmesi yöntemlerinin ise geçmiş otizmli ve tipik gelişim gösteren çocuk örneklemlerinden elde edilen geniş veri kümelerini kullanarak tanılama sürecini otomatikleştirebildiğini, böylece süreci hızlandırabildiğini belirtti. Evrişimli sinir ağı tabanlı sınıflandırma sistemlerinde doğruluk, duyarlılık ve özgüllük açısından umut verici sonuçlar raporlandığını, bu sistemlerin yeni vakalar için tahmin modelleri üretebildiğini ifade etti.

Gülaldı, özellikle küçük çocuklar için geliştirilen yapay zekâ tabanlı modellerin dikkat çektiğini söyledi. 13 ila 48 ay aralığındaki çocuklarda alternatif karar ağacı yöntemiyle yürütülen bir çalışmada yüzde 99,97 oranında doğruluk bildirilmesinin önemli bir örnek oluşturduğunu aktardı. Bu tür uygulamaların küçük yaştaki çocukların temel sosyal etkileşim, kişilerarası iletişim ve duygu tanıma becerilerinin desteklenmesinde de işlevsel olabildiğini vurguladı.

Yapay zekâ destekli sistemlerin çocukların davranışlarını, göz teması ve mimik gibi sosyal ipuçlarını, dikkat süreçlerini anlık olarak değerlendirdiğini belirten Gülaldı, bu sayede tanı süresinin kısalabildiğini söyledi. Erken müdahale için kritik bir fırsat alanı oluştuğunu, yapay zekânın otizm alanında yalnızca bir teknoloji değil, erken tanı ve doğru destek planlamasında önemli bir araç haline geldiğini ifade etti.

Kaynak: BYZHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.