Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan Yeni Yıl Hedefleri ve Psikolojik İyileşme Tavsiyeleri
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yeni yıl hedefleri ve psikolojik iyileşme için önemli tavsiyeleri paylaştı.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yeni yılın başlangıcında hedef belirleme ve sürdürülebilirlik konularını değerlendirdi. Prof. Dr. Tarhan, yeni yıl hedeflerinin psikolojide “yeni başlangıç teorisi” ile açıklanabileceğini ifade ederek, başarılı olabilmek için belirlenen hedeflerin beş temel kritere uygun olması gerektiğini vurguladı. Bu kriterler arasında gerçekçilik, özgünlük, ölçülebilirlik, zaman bağımlılığı ve ulaşılabilirlik bulunuyor. Günlük yaşamdan örnekler vererek, “Her akşam 10 dakika spor yapacağım” gibi net ve ulaşılabilir hedeflerin motivasyonu artırdığını belirtti.
Gerçekçi olmayan hedeflerin, kişide aşırı zihinsel yük ve umutsuzluk yaratabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, bunun psikolojide “negatif umut sendromu” olarak adlandırıldığını açıkladı. Büyük ve ulaşılması güç hedefler belirlemenin, kişiyi hayal kırıklığına sürükleyebileceğini ve bu durumun depresyon riskini artırdığını ifade etti. Bu nedenle, gerçekçi ve dengeleyici hedeflerin konulmasının önemine değindi.
Hedeflerin sadece maddi kazanımlara odaklanmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, sağlık ve psikolojik refahın da hedefler arasında yer alması gerektiğine işaret etti. Pandemi sonrası yapılan araştırmaların, insanların başarıdan çok psikolojik iyilik ve mutluluğa odaklanmaya başladığını gösterdiğine dikkat çeken Tarhan, beynin anlam arayışına verdiği önemin altını çizdi.
Beyin, anlamlı olmayı ve özgürlüğü ister; bu ihtiyaçlar karşılanmazsa, beyinde karmaşık kimyasal ve sinaptik sorunlar ortaya çıkabilir. Bu noktada iç motivasyonun, yani kişinin kendi koyduğu hedeflere bağlılık ve anlamın, dış motivasyona kıyasla daha sürdürülebilir olduğu gerçeği vurgulandı. Engellere hazırlıklı olmanın başarı oranını yüzde 40 artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, hedeflere ulaşma yolunun küçük adımlarla planlanması ve önceden karşılaşılabilecek engellere karşı zihinsel hazırlıkla ilgili önerilerde bulundu.
Yeni başlangıç fikrinin, kişinin mevcut benliğini tamamen değiştirmek anlamına gelmediği, bunun yerine yeni başlangıçlar ve psikolojik “moratoryum” dönemleriyle kendini yeniden yapılandırma süreci olduğunu belirten Tarhan, beynin sürekli değişim ve adaptasyon hâlinde olduğuna işaret etti. Beynin, aktif kullanılması ve yeni deneyimlere açık olunmasının, yaşam kalitesini artıran temel unsurlar olduğuna vurgu yaptı.
Egzersizin yalnızca beden sağlığı değil, beynin gelişimi için de kritik önem taşıdığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, bilinen nörolojik gelişmeler ışığında, beynin yeni hücreler üretmesi ve sinaptik bağların güçlenmesi için düzenli fiziksel aktivitenin elzem olduğunu kaydetti. Bağırsak ve kalp sağlığının da beyin sağlığı ile sıkı iletişim halinde olduğunu belirten Tarhan, bağırsak mikrobiyotası ve mutluluk hormonu serotonin arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Prof. Dr. Tarhan, yeni yıl hedeflerinin, hatalı alışkanlıkları fark etmek ve onları düzeltmek için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini ifade ederek, bu farkındalıkla hedeflerin revize edilmesinin yaşam kalitesini artıracağını vurguladı. Zihinsel hazırlık sürecinin, değişim ve gelişim için en önemli aşama olduğunu belirten uzman, yeni yıl kararlarının anlık değil, sürdürülebilir ve planlı olması gerektiğinin altını çizdi.
Hedef belirlemede aşırı ve çok sayıda hedef koymanın, zihinsel yükü artırdığı ve başarıyı olumsuz yönde etkilediğini belirten Tarhan, gerçekçi ve ölçülebilir hedeflerin konulmasını önerdi. Ayrıca, hedeflerinizin kişisel olması ve başkalarının onayına dayalı olmaması gerektiğine vurgu yaptı. Sosyal medya ve kıyaslamanın motivasyonu düşürebileceğine dikkat çekti ve insan beyninin kıyaslama eğiliminin biyolojik bir özellik olduğunu, ancak bu eğilimin doğru kullanılmasını istedi.
Hayal kurmanın değerli olduğunu, fakat bu hayallerin gerçekçi ve uygulanabilir olması gerektiğine değinen Tarhan, başarısızlık ve hayal kırıklıklarının da gelişim fırsatı olabileceğini söyledi. Gerçekçi olmayan beklentilerin, “yanlış umut sendromu” veya “toksik iyimserlik” olarak adlandırılan psikolojik yıpratıcı etkileri olabileceğini hatırlattı. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, yeni yıl başlangıcında herkesin mevcut benliğini daha iyiye götürme adına adımlar atmasını ve değişim için zihinsel hazırlık yapmasını önerdi.