Türkiye’de Akran Zorbalığı Dünya Ortalamasının Üzerine Çıktı!
Türkiye’de akran zorbalığı oranları dünya ortalamasının üzerine çıktı! Çocuk ve gençlerin güvenliği için farkındalık artırılmalı.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğiyle çevrim içi düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı eğitim programında, İstanbul’daki liselerde görev yapan psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerle bir araya geldi. Yaklaşık 2 bin katılımcının yer aldığı seminerde, koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin okul ortamlarındaki önemi ve ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ayrıntılı şekilde ele alındı.
Koruyucu Ruh Sağlığın Okullardaki Rolü ve Ergenlik Döneminin Psikolojik İhtiyaçları
Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşmenin beraberinde getirdiği riskler nedeniyle rehber öğretmenlerin kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Psikolojik danışmanların vaka takiplerini kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından faydalı olduğunu belirten Tarhan, ergenlik döneminin kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç olduğunu aktardı. Bu dönemde gençlerin aidiyet, yeterlilik ve anlam olmak üzere üç temel psikolojik ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Ayrıca, okul ortamında adalet duygusunun gençler için hayati önem taşıdığını ve öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesi gerektiğini ifade etti.
Ergenlerin hata yapma hakkına sahip olduğunu belirten Tarhan, bu hataların cezalandırmadan çok onarıcı adalet yöntemleriyle değerlendirilmesinin daha etkili olduğunu kaydetti. Günümüz gençlerinin korkutarak değil, doğru iletişim ortamları yaratılarak yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ruh sağlığını korumaya yönelik önleyici çalışmaların önemini ve okullarda psikolojik sağlamlık programlarının değerini aktardı.
Dijitalleşmenin Gençler Üzerindeki Etkileri ve Şiddet Eğilimleri
Prof. Dr. Tarhan, dijital ortamların tek başına şiddeti tetiklemediğini ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini artırabildiğini açıkladı. Dijital ortamda şiddetin normalleşmesinin yanı sıra agresif influencer’ların ve zorbalık içeriklerinin gençler üzerinde güçlü etkileri olduğunu vurguladı. Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmanın empatiyi azalttığını ve sosyal medya algoritmalarının tartışmalı içerikleri öne çıkarabildiğini belirtti.
Dijital bağımlılığın özellikle ergenlik döneminde risk oluşturduğunu ifade eden Tarhan, ekrandaki eğlence süresinin günlük toplam zamanın %20’sini geçmemesi gerektiğini söyledi. Siber zorbalığın da gençler arasında önemli ve anonim saldırganlıkların ciddi bir risk oluşturduğunu dile getirdi. Dijitalleşmenin aynı zamanda önemli fırsatlar sunduğunu ve etik değerler eğitiminin erken yaşta verilmesinin gerekliliğini ifade etti.
Şiddet vakalarının çoğunda öncü belirtilerin bulunduğunu ve bunların erken tespiti için okul personelinin dikkatli olması gerektiğini belirtti. Ani kişilik değişimlerinin uyarıcı olduğunu, küçük şiddet davranışlarının ise daha büyük sorunların habercisi olabileceğini ifade etti. Türkiye’de akran zorbalığı oranlarının OECD ortalamasının üzerinde olduğunu kaydetti.
Son olarak, kriz yönetimi ve risk önleme planlarının okullarda ayrıntılı şekilde hazırlanmasının gerekliliğine işaret ederek, şiddet vakalarının sosyal bir yangın gibi ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: BYZHA