Türkiye Şirketlerinin %55’i İş Ortaklarıyla Siber Güvenlik Maliyetlerini Paylaşmaya Hazır
Türkiye’deki şirketlerin %55’i, iş ortaklarıyla siber güvenlik maliyetlerini paylaşmaya hazır. İşbirliği ve savunma güçleniyor.
Türkiye’deki işletmelerin yüzde 55’inden fazlası, siber saldırılara karşı dayanıklılıklarını artırmak amacıyla tedarikçi ve iş ortaklarının güvenlik önlemlerine yatırım yapmaya istekli olduklarını belirtilmektedir. Ayrıca, şirketlerin dörtte biri halihazırda bu yönde adımlar atmış durumdadır. Bu gelişme, iş dünyasının tedarikçileri yalnızca dış paydaşlar değil, entegre bir güvenlik ekosistemi unsurları olarak değerlendirdiğini göstermektedir.
Artan Tedarik Zinciri Riskleri ve Bölgesel Yansımaları
Son dönemde tedarik zinciri odaklı siber saldırıların, özellikle küresel ölçekte şirketlerin yüzde 25’ini etkilediği gözlemlenmektedir. Bu durum, kurumların güvenlik stratejilerini yeniden yapılandırmasına neden olmakta ve tüm tedarikçi altyapılarının güvenlik seviyelerinin kurumların siber dayanıklılığını doğrudan etkilediği vurgulanmaktadır. Kaspersky tarafından gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’deki katılımcıların yarısından fazlasının iş ortaklarının güvenliğine yatırım yapmayı düşündüğünü ortaya koyarken, bu eğilimin bölgesel olarak Orta Doğu ülkelerinde daha yüksek seviyelerde olduğu görülmüştür. Örneğin, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde bu oran %70’lerin üzerindedir.
Kaspersky’nin Önerileri ve Güvenlik Yaklaşımları
Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi Başkanı Sergey Soldatov konuyla ilgili olarak, şirketlerin güvenliği kendi sınırlarının dışında, iş ortakları ve tedarikçilerle bütüncül bir şekilde ele alması gerektiğini ifade etmektedir. Özellikle küçük ölçekli işletmelerin büyük kurumların güvenlik uzmanlığına ihtiyaç duyduğu ve kaynak paylaşımının bu zayıf halkaları güçlendireceği belirtilmiştir. Kaspersky, risklerin azaltılması için yazılım tedarikçilerinin kapsamlı şekilde değerlendirilmesini, güvenlik standartları ve süreçlerinin denetlenmesini önermektedir.
Buna ek olarak, tedarikçilerle yakın iş birliği yapılması, kapsamlı değerlendirmeler gerçekleştirilmesi, teknik analizlerin uygulanması ve sözleşmelere güvenlik şartlarının eklenmesi gibi uygulamalar tavsiye edilmektedir. Teknik önlemler arasında en az ayrıcalık prensibi, sıfır güven (zero trust) yaklaşımı ve gelişmiş kimlik yönetimi yöntemleri öne çıkmaktadır. Şirketlerin bu stratejilerle tedarikçi kaynaklı riskleri önemli ölçüde azaltabileceği vurgulanmaktadır.
Daha fazla detay ve öneriler için ilgili bağlantılar incelenebilir.
Kaynak: BYZHA