Sürekli Yorgun Uyananlar İçin Uzman Uyarısı: Dinlenmeden Kalkmanın Sebepleri Nelerdir?
Sürekli yorgun uyanıyor musunuz? Uzmanlara göre, dinlenmeden kalkmanın nedenlerini ve alınabilecek önlemleri bu yazımızda öğrenin.
Uyku sağlığı alanında uzmanların vurguladığı gibi, uyku bozukluklarının doğru bir şekilde saptanması ve olası sağlık riski oluşturan durumların zamanında tespit edilebilmesi için ileri tanı yöntemleri gerekmektedir. NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Barış Metin, uyku bozukluklarında tanı süreçlerinde uygulanan bilimsel yöntemleri ve tedavi edilmediği takdirde karşılaşılabilecek tehlikeleri detaylandırdı.
Uyku Bozukluklarında Tanı Testleri ve Kullanılan Yöntemler
Prof. Dr. Barış Metin, uyku hastalıklarının değerlendirilmesinde hastanın detaylı öyküsünün yanı sıra objektif testlerin birlikte kullanılmasının önemini vurguladı. Özellikle obstrüktif uyku apnesinden şüphelenilen vakalarda, gece boyunca beyin dalgaları, solunum akışı, oksijen seviyesi, kas faaliyeti, göz hareketleri ve kalp ritmi gibi parametrelerin eş zamanlı olarak izlendiği polisomnografi (PSG) yönteminin tanıda birincil standart olduğunu belirtti. Bu yöntemle apne-hipopne indeksi tespit edilmekte ve hastalığın şiddeti derecelendirilmektedir.
Narkolepsi gibi aşırı uyuma bozukluklarının belirlenmesinde ise polisomnografi sonrası uygulanan Çoklu Uyku Gecikme Testi’ne başvurulduğu ifade edildi. Bu testte ortalama uykuya dalma süresi ve REM evresine geçiş süreleri ölçülerek, tanının kesinleştirildiği aktarıldı. Ayrıca, gece boyunca gerçekleştirilen video EEG testlerinin epilepsi şüphesinde tanı için kullanıldığını belirten Prof. Dr. Metin, bu kayıtlarda anormal hareketlerin epileptik kökenli olup olmadığının araştırıldığını ifade etti.
Uyku Laboratuvarlarında Kullanılan Ekipmanlar ve Sağlık Riskleri
Uyku laboratuvarlarında uygulanan testlerde EEG ile beyin aktiviteleri, EMG ile kas hareketleri, solunum ve göğüs-karın sensörleriyle solunum akışı, horlama sensörüyle horlama, EKG ile kalp ritmi ve oksijen sensörleriyle kandaki oksijen seviyesi devamlı olarak izlenmektedir. Video kaydı da tüm gece boyunca anormallikleri belgelemek için kullanılmaktadır. Cpap/Bipap gibi yardımcı solunum cihazlarının konfigürasyonu ise uygun hastalarda tedavi planına göre belirlenmektedir.
Prof. Dr. Metin, özellikle gece şiddetli horlama ve nefes durması yaşayan bireylerin, vakit kaybetmeden uzman bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını tavsiye etti. Tanı ve tedavi edilmeyen uyku apnesinin sadece dikkatsizlik ve konsantrasyon kaybı değil, kalp krizi ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarına da zemin hazırladığını belirtti. Uyku apnesinin yanı sıra gündüz aşırı uyku ihtiyacı ve dinlenmeyen uyanma gibi belirtilerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Sağlıklı bir yaşamın ve yüksek yaşam kalitesinin sağlanabilmesi için uyku düzeninin önemi vurgulandı.
Kaynak: BYZHA