Serviks Kanserinden Ölüm Oranları: Güncel Veriler ve Analizler
Serviks kanseri ölüm oranları, güncel istatistikler ve analizlerle detaylı olarak bu içerikte ele alınıyor. Bilgilendirici veriler burada.
Dünya genelinde kadınlar arasında en yaygın görülen ikinci jinekolojik kanser türü olan rahim ağzı (serviks) kanserine karşı koruyucu önlemlerle hastalığın önüne geçmek mümkün olabilmektedir. Acıbadem Fulya Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Görgen, rahim ağzı kanserinin her yıl 500 binden fazla kadını tehdit ettiğini ve yaşam kayıplarının yaklaşık yarısının önlenebilir olduğunu vurguladı. Görgen, meme kanserinden sonra en sık karşılaşılan bu kanser türünün, düzenli tarama programları ve aşılama stratejileriyle büyük oranda kontrol altına alınabileceğine dikkat çekti.
- Kapsamlı Tarama ve Erken Teşhis
Prof. Dr. Hüsnü Görgen, ülkemizde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) tarafından yürütülen Ulusal Serviks Kanseri Tarama Programı kapsamında 30-65 yaş arasındaki kadınlara her 5 yılda bir HPV testi yapıldığını belirtti. Programlar sayesinde gelişmiş ülkelerde rahim ağzı kanserine bağlı ölüm oranlarının yüzde 50 ila 70 arasında azaldığına işaret eden Görgen, bu başarının düzenli jinekolojik muayeneler ile pap-smear testinin zamanında uygulanmasına bağlı olduğunu ifade etti. Smear ve HPV testlerinin, rahim ağzı hücrelerinde kanser öncesi değişikliklerin erken tespitini mümkün kıldığını, böylece kanser ortaya çıkmadan müdahalenin başarıyla gerçekleştirilebildiğini dile getirdi.
- HPV Aşısı ve Etkin Koruma Stratejileri
Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonunun rahim ağzı kanserinin başlıca nedeni olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Görgen, cinsel yolla bulaşan bu virüse karşı çocuklara ve gençlere uygulanan HPV aşısının etkin koruma sağladığını belirtti. HPV aşısının 9-15 yaş arasında iki doz, 15 yaşından itibaren ise üç doz halinde uygulanması önerildi. Ayrıca DSÖ’nün 2030 hedefleri doğrultusunda, 15 yaşına kadar kız çocuklarının yüzde 90’ının aşılanması, kadınların yüzde 70’inin tarama testlerinden geçirilmesi ve tespit edilen öncül lezyonların yüzde 90’ının tedavi edilmesinin hedeflendiği aktarıldı. Prof. Dr. Görgen, erken tanı ve gelişen tedavi yöntemleriyle özellikle genç ve doğurganlık çağındaki kadınlarda organ koruyucu yaklaşımların mümkün hale geldiğini kaydetti.
Kaynak: BYZHA