Şehirlerde Su Yönetimi: Su Konferansında Yenilikçi Çözümler Tartışıldı
Şehirlerde su yönetimine dair yenilikçi çözümler, Su Konferansı’nda uzmanlar tarafından kapsamlı şekilde tartışıldı.
İzmir’de gerçekleştirilen Su Konferansı kapsamında düzenlenen “Kentlerde Su” oturumunda, iklim değişikliği, azalan su kaynakları ve artan nüfusun kentlerdeki su yönetimine etkileri detaylı biçimde değerlendirildi. Oturumda, İzmir’in mevcut su durumu, alınan tasarruf önlemleri ve ulusal su verimliliği politikaları uzmanlar tarafından paylaşıldı.
- Kentte Su Arzı ve Yönetimi
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İzmir’de günlük su ihtiyacının saniyede ortalama 7.500 litreye ulaştığını, bazı saatlerde bu miktarın 9.000 litreye yaklaştığını belirtti. Erdoğan, barajlardaki düşük doluluk oranlarının su temininde önemli bir engel oluşturduğunu ve İzmir’in, İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlerle karşılaştırıldığında baraj suyu erişiminde dezavantajlı olduğunu vurguladı. Şehrin su ihtiyacının büyük bölümünün, yüzde 74 oranında kuyulardan sağlandığını kaydetti.
İZSU personelinin gerçekleştirdiği kayıp-kaçak suyla mücadele ve kaynak çeşitliliği oluşturma çalışmaları sayesinde, kayıp-kaçak oranı kent genelinde yüzde 25,8’e, şehir merkezinde ise yüzde 24,8 seviyesine indirildi. Son bir yıl içinde alınan önlemler ile 6,6 milyon metreküplük ek içme suyu temin edildi ve gece uygulanan kontrollü kesintilerle tasarruf sağlandı. Erdoğan, atılan her bir adımın, özellikle kuraklık riskinin arttığı dönemlerde barajlardaki su seviyesinin korunmasında kritik rol oynadığını dile getirdi.
- Ulusal Politikalar ve Sektörel Yaklaşımlar
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, sıcaklık artışları ve yağış azlığı nedeniyle su kaynaklarının gelecekte daha da azalmasının beklendiğini bildirdi. Korkmaz, su yönetiminde kaynaktan nüfusa değil, nüfustan kaynağa doğru planlama yaklaşımının önem kazandığını ve ulusal çapta su verimliliği strateji belgeleri ile eylem planlarının hazırlandığını aktardı.
Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Başkanı Semiha Güneş, kentlerin yanlış planlamayla fazla betonlaşmasının doğal su döngüsünü olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Güneş, suyun toprakla buluşamamasının hem taşkın riskini artırdığını hem de yer altı su kaynaklarında azalmaya yol açtığını ifade etti. Swissotel Büyük Efes İzmir Genel Müdürü Rıza Elibol ise turizmde su verimliliğinin tesis yönetiminin ötesinde, misafir davranışlarına da bağlı olduğunu ve otelde uyguladıkları ödül esaslı tasarruf sistemini örnek gösterdi.
Etkinliğin kapanışında Doğa ve çevre programları yapımcısı Güven İslamoğlu, su krizinin yalnızca altyapı meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ve suyun yanı sıra havanın da yaşamsal öneme sahip olduğunu vurguladı. İslamoğlu, gezegenin doğal dengelerinin korunmasının sürdürülebilirlik açısından zorunlu olduğunun altını çizdi.
Kaynak: BYZHA