Okulda Şiddetin Önlenmesi Mümkün Müdür?
Okullarda şiddetin sebepleri ve önlenme yöntemleri üzerine etkili stratejiler ve çözüm önerileri.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okul şiddetinin önlenmesi hususunda kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Tarhan, okul şiddetinin aniden ortaya çıkan bir durum olmadığını, aksine önceden gelişen bir süreç olduğunu belirterek, erken müdahale ile bu şiddet olaylarının önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.
Okul Şiddetinin Önlenmesinde Çok Katmanlı Yaklaşımlar
Prof. Dr. Tarhan, okul şiddetinin sıfırlanmasının mümkün olmadığını ancak büyük ölçüde önlenebileceğini vurguladı. Araştırmaların, şiddete eğilim gösteren öğrencilerin yüzde 70-80’inin önceden belirti verdiğini ortaya koyduğunu söyleyen Tarhan, bu belirtilerin sosyal izolasyon, saldırgan dil kullanımı, yoğun öfke ve planlama davranışları olduğunu ifade etti. Tarhan, yalnızca güvenlik önlemleri ve disiplin cezalarının sınırlı etkisi olduğunu, şiddetin temel nedenlerinin çözülmediği durumlarda bu yöntemlerin geçici çözüm sağladığını belirtti.
ABD örneğini vererek, 2013-2023 yılları arasında bin 468 okulda silahlı saldırı vakalarının görüldüğünü hatırlatan Tarhan, buna karşılık sosyal ve duygusal beceri eğitimlerinin (SEL) yaygınlaştırıldığına dikkat çekti. Bu önlemler sonucu silahlı saldırı sayısında kayda değer azalma gerçekleşmiş olsa da geçmiş yıllara oranla hala yüksek bir düzeyin korunduğu ifade edildi.
Okul İklimi ve Psikolojik Desteklerle Güçlendirilmiş Önleyici Tedbirler
Tarhan, okul şiddetinin önlenmesi amacıyla üç aşamalı bir müdahale stratejisinin gerekliliğini dile getirdi. Birincil önlemin tüm öğrencileri kapsayarak okul iklimini iyileştirmeye yönelik olduğunu, bunun sosyal-duygusal öğrenme, empati becerileri, zorbalık karşıtı programlar ve duygu düzenleme eğitimiyle sağlanabileceğini belirtti. Üsküdar Üniversitesi’nin geliştirdiği “Mutluluk Bilimi ve Değerler” adlı yardımcı ders kitabının bu süreçte rehberlik programlarında kullanılmasının faydalı olacağını ifade etti.
İkincil önlemlerde risk altında bulunan öğrencilerin erken tespit edilerek özel destek ve müdahaleye yönlendirilmesi esas alınıyor. Burada öğrencilerin davranış değişikliklerinin dikkatle takip edilmesi, depresyon gibi ruhsal sorunların erken teşhisi ve okul psikolojik danışmanlığı hizmetlerinin etkin kullanımı önem taşıyor.
Üçüncül önlem aşaması ise yüksek risk taşıyan durumlarda krize müdahaleye yöneliktir. Bu kapsamda tehdit değerlendirme ekiplerinin kurulması, aile-okul-uzman iş birliği ve gerektiğinde güvenlik önlemlerinin artırılması gerekliliği vurgulandı.
Öğrencilerin psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasının şiddetin azaltılmasında temel rol oynadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, güvenilir yetişkinlerle kurulan sağlıklı ilişkilerin önemine dikkat çekti. Şiddet eğilimlerinin, aidiyet, değer görme, anlam bulma ve duygularını ifade edebilme gibi temel ihtiyaçların karşılanamamasından kaynaklandığını ifade etti. Ayrıca dijital ortamların aşırı kullanımı ve negatif rol modellerin etkilerinin önleme stratejilerinde göz önüne alınması gerektiğini söyledi.
Son olarak, “Mutluluk Bilimi ve Değerler” adlı kaynak kitabın sosyal sorumluluk kapsamında PDF formatında indirilebileceğini ve okul rehberlik programlarında kullanılabileceğini belirtti.
Kaynak: BYZHA