Küresel Belirsizliklere Çözüm: Güven, Teknoloji ve Ortak Akıl Yaklaşımları
Küresel belirsizliklere güven, teknoloji ve ortak akıl yaklaşımlarıyla çözüm yolları sunan kapsamlı bir rehber.
Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İran’a yönelik olası askeri müdahalelerin Türkiye ekonomisi üzerinde doğrudan etkiler yaratacağını belirtti. Zorlu, enerji maliyetleri, ticaret rotaları ve finansman koşullarındaki dönüşümlerin kritik önem taşıdığını ifade etti.
Jeopolitik Gelişmelerin Türkiye Ekonomisine Yansımaları
ESİAD 27. Olağanüstü Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. Divan Başkanlığı görevini ESİAD kurucularından ve 10. Dönem Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Kemal Çolakoğlu üstlendi. Genel kurulda, katip üyeliklere Yücel Öztürk ve Sibel Katrancı seçildi. Toplantıda konuşan ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Akgerman, küresel siyasi dengelerin hızlı şekilde değişmekte olduğunu ve Türkiye’nin bu dönüşümde kritik bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Akgerman, ekonomik, kurumsal ve toplumsal güvenin artırılmasının yatırım ortamı için gerekliliğine işaret ederek, öngörülebilirlik ve şeffaflığa dayalı yapının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ise ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası askeri müdahaleler nedeniyle bölgenin büyük bir belirsizlik ortamına sürüklendiğini belirtti. İran’ın Türkiye’nin doğalgaz tedarikçilerinden üçüncüsü olduğunu hatırlatan Zorlu, enerji fiyatlarındaki artışın cari dengede önemli bir sapmaya yol açacağını açıkladı. Ayrıca, artan enerji maliyetlerinin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın enflasyon tahminlerini tutturmayı zorlaştırdığını ifade etti.
Finansman Koşulları ve Ticaret Güzergahlarındaki Riskler
Zorlu, yükselen jeopolitik gerilimlerin yüksek faiz oranlarıyla birlikte iş dünyasının üzerindeki yükü artırdığını belirtti. İran’ın sadece bir enerji sağlayıcısı olmadığını, aynı zamanda Orta Asya’ya açılan stratejik bir ticaret koridoru olduğunu da ekleyerek, sınır geçişlerinde yaşanabilecek aksaklıkların ihracat ve transit ticarete olumsuz etki edeceğini dile getirdi. Ayrıca olası insani nüfus hareketleri ve artıracak güvenlik harcamalarının kamu maliyesine ek yük getirebileceğini vurguladı.
Zorlu, küresel korumacılığın geliştiği ortamda rekabet gücünün ucuz iş gücü yerine yüksek katma değerli üretim, teknoloji yatırımları ve inovasyona dayandığını belirtti. Değişen dünya koşullarında ortak aklın, kurumsal hafızanın ve iş birliği iradesinin önemini hatırlatarak, Türkiye’nin yönünü sürdürülebilir üretim, enerji ve kaynak verimliliği ile teknoloji yatırımlarına çevirmesi gerektiğini ifade etti.
Divan Başkanı Kemal Çolakoğlu ise mevcut savaş atmosferine dikkat çekerek, üretimin Türkiye ekonomisinde öncelikli konulardan biri olması gerektiğini vurguladı. Üretim ve ihracatın ülke kalkınmasında temel rol oynadığını belirten Çolakoğlu, ekonomik sorunların parasal tedbirlerle tek başına çözülemeyeceğini söyledi. Ayrıca, inovasyon, çevre ve kültür gibi alanlara yeterli zaman ve odaklanmanın şu an mümkün olmadığını belirtti ve üretime dört elle sarılmanın gerekliliğine dikkat çekti.
Genel kurulda 2025 faaliyet ve mali raporları ile yönetim ve denetim kurulu raporları oybirliğiyle onaylandı.
Kaynak: BYZHA