Her Gebenin Kendi Özel Ebesi Olması Gerekliliği
Her gebenin kendine özel bir ebeyle süreci geçirmesi, güven ve konfor için hayati önem taşır. Sağlıklı bir doğum için ebe şarttır.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, 21-28 Nisan Ebeler Haftası kapsamında ebelik mesleğinin tarihsel gelişimi ve günümüzdeki modern yapısı üzerine kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
Ebelik Mesleğinin Gelişimi ve Günümüzdeki İşlevi
İnsanlık tarihi kadar köklü bir geçmişe sahip olan ebelik, doğum sürecinde kadınlara destek veren kritik bir meslek olarak varlığını sürdürmektedir. Geçmişte usta-çırak ilişkisiyle öğrenilen bu meslek, günümüzde üniversite düzeyinde akademik bir eğitim programına dönüştürülmüştür. Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, ebelerin gebelik öncesinden başlayarak doğum ve doğum sonrası döneme kadar annenin fiziksel ve psikolojik sağlığını yakından takip ettiğini, aynı zamanda yenidoğan bakımında ve aile planlaması alanında da aktif roller üstlendiklerini belirtti. Ayrıca, teknoloji sayesinde uzaktan takip, mobil uygulamalar ve tele-sağlık yöntemleriyle hizmet alanlarının genişlediğini ifade etti.
Yeni Düzenlemeler ve Sağlık Sistemindeki Önemi
1996 yılından itibaren Türkiye’de ebelik eğitimi lisans düzeyinde verilirken, zamanla yüksek lisans ve doktora programlarıyla akademik düzey yükseldi. Ancak ebelerin mesleki bağımsızlığı bazı kısıtlamalarla karşılaşmaktaydı. Bu durumu iyileştirmek amacıyla Sağlık Bakanlığı 3 Aralık 2024’te yayımladığı yeni Ebelik Yönetmeliği ile ebelerin yetki ve sorumlulukları netleştirilerek bağımsız çalışma hakları güçlendirildi. Normal Doğum Eylem Planı kapsamında her gebe kendi ebesine sahip olacak ve doğum sürecinde birebir destek alabilecek. Bu yönetmelik aynı zamanda ebelerin doğum yönetimi, üreme sağlığı, aile planlaması ve toplum sağlığı gibi alanlarda daha yetkin ve etkin olmalarını sağladı.
Doç. Dr. Yıldırım, ebelerin rolünün özellikle yüksek sezaryen oranları karşısında daha da kritik olduğunu vurguladı. Türkiye’de sezaryen oranlarının %61,2 seviyesinde olduğunu belirterek, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ebelerin aktif olduğu sistemlerde sezaryen oranlarının ve anne bebek ölümlerinin daha düşük olduğunu aktardı. Ebeler özellikle düşük riskli gebeliklerde normal doğumu destekleyerek gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçmekte ve doğumun doğal akışına uygunluğunu sağlamakta önemli rol oynamaktadır.
Ayrıca, doğum sonrası annenin fiziksel ve ruh sağlığı üzerinde ebelerin düzenli takip ve destekleriyle önemli katkılar sağlandığına işaret eden Doç. Dr. Yıldırım, doğum sonrası depresyon belirtilerinin erken dönemde tespit edilmesinde ebelerin kritik rol üstlendiğini ifade etti. Dijitalleşme ise ebelik hizmetlerini dönüştürerek ‘Annelik Yolculuğu’ gibi mobil uygulamalar aracılığıyla anne takiplerini kolaylaştırmakta ve ‘Ebebul’ platformu gibi hizmetlerle ebe-anne iletişimini hızlandırmaktadır.
Son olarak, ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesinin halk sağlığı açısından büyük faydalar sağlayacağını belirten Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, ebelik mesleğinin sağlık sistemindeki etkinliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: BYZHA