Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 28°C
Mevzi Sağanak

    HAMSİ BAHANE

    04.12.2018
    A+
    A-

    Hamsi, Karadeniz’de en sık görülen ve çok sevilen balık türlerindendir.

    Hamsi, Karadeniz’de en sık görülen ve çok sevilen balık türlerindendir. Küçük gövdeleriyle, parlak renkleriyle ve muhteşem lezzetiyle Karadeniz yöresi mutfağının vazgeçilmezlerindendir.

    Hamsi denizin küçük prensidir adeta..Hepimizin anıları vardır bu küçük balık için.Kimimiz mangal yakmışızdır,kimimiz balıkçıdan alıp ayıklamışızdır, kimimiz buğulamasını ve mısır unu ile tavasını mutlak yapmışızdır. Yanında bol yeşil salata ile bir güzel midemize indirmişizdir…

    Geçenlerde benim kasabam Ayancık’ta Meydanda mangallar yandı..Dumanlar tüttü..Tüm Ayancıklılar bir güzel hamsiye doydu. Aslında hamsi bahane , dostluk şahane diyebiliriz… Yediden yetmişe herkes meydanda hamsi  yemenin keyfini çıkardı. Ayancıklılar anılarına bir yenisini daha eklediler..

    Bu etkinliklerin amacı insanları bir araya getirmek, dostluk, muhabbeti artırmak var olan aidiyet duygusunu perçinleştirmektir.

    Ülkeler, şehirler kendilerine ait olan ürünleri tanıtmak için var güçleri ile emek, para ve zaman harcıyorlar. Artık günümüzde sürdürülebilir olmak için iletişimi en iyi kullanabilen şahıslar ya da kurumlar ayakta kalabiliyor ve her şeyin iletişimden geçtiğini kabul edenler ya da uygulayanlar sınıfı bir bir geçiyor.

    Çünkü her şey iletişim.

    Ayancık bir ilki başardı. Artık her sene bu zamanlarda hamsi festivali adında etkinliği ilçem insanı bekleyecektir. Bu etkinliklerin frekansı da o ilçenin tanıtımı için araç olacaktır. Yoksa ‘’Hamsi koydum tavaya başladı oynamaya ‘’esprisi bir yana kasabaya etkisi çok olacaktır.

    Bu etkinliğin baş mimarı olan Ayancık Belediye başkanı Aslan Özdemir etkinliklerin sadece yaz aylarında olmayacağını görüp harekete geçtiği için tebrik ederim. Vizyon ve amaç sadece söylemle olmadığını gösterdiği için bir alkışta benden… Çok iyi bir boşluğu yakalamış.

    Sadece hamsi olayı değil. Kasabam hareketlenmiş. Esnaf kazanmış. Emek vermeden bir şeye ulaşmayı düşünmek, hayalperestlikten başka bir şey değildir. Ne karınca zayıf olmakla aç kalır, nede arslan pençesinin ve kuvvetinin zoruyla kayın doyurur. Önemli olan ALLAH’ın verdiği akıllı kullanmak ve sebeplerine yapışmaktır. Sebeplerine sarılıp akıllı işler yapmaktır.

    Seneye de hamsi festivalinin yanına tuzlu balıkta eklersek tadından yenmez… Kasabamda daha iyi işler olabilmesi için sürdürülebilir olmamız gerekir. Emeği geçen herkese teşekkür ederim…

     

     

    ETİKETLER:
    YORUMLAR

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

    1. Soner TURAN dedi ki:

      Sayın yıldızın ana fikrini kesinlikle desteklemediğimi bildirmek istiyorum. Öncelikle bu hamsi şenliğinin seçim arefesine gelmesi samimiyeti ihtimal ve Türkün kara günü olan Sinop Osmanlı Rus deniz baskını yıl dönümü ile aynı gün olması çok acemice bir durum..
      ………Sinop ta bu tarihi acının yıl dönümünde büyük bir tören düzenlenirken Ayancık ta hiç bir anma etkinliği yapılmaması hamsi şenliğinin tamamen bir seçim yatırımı olduğunu ortaya koymaktadır… Ayrıca burası dağ başı değil her yer hamsi Ayancık belediyesi hamsi şenliği yapsa da yapmasa da herkesin sofrasında hamsi zaten var Sayın Yıldızın dediği gibi Hamsi bahane dostluk şahane saptaması politik bir şov ve bu şova methiyeden başka bir şey değildir…. Saygılarımla…
      Soner TURAN Ayancık belediye başkanlığı Bağımsız başkan adayı.

      1. Adil YILDIZ dedi ki:

        Değerli dostum Soner Turan;
        Eleştiriyi bir kusuru iyileştirmek, bir hatayı düzeltmek amacı dışında, sadece tenkit için yapan insanlarda genellikle ego kabarması vardır. Bu yüzden ben merkezci kişiler eleştirmeyi çok severler. Eleştiri ve kritikler, karşı tarafta hasar oluşturmayacak biçimde yapılmalıdır. Eleştiren kişi, tenkitlerinde eğer egosu adına değil de iyi niyetle hareket ediyorsa, eleştiri kişilik çatışması haline dönüşmez. Başkalarını sık eleştiren insanlar, “Sen zaten önemli birisin.” mesajını alırlarsa, eleştiriye olan ihtiyaçları azalır.
        50 yıldır seni tanırım bitmez tükenmeyen eleştiri mekanizman senin elin ayağın olmuş.Eleştirilerin bazen fener tutuyor, bazen de ben söyledim den öteye gitmiyor…Alışkanlıkları bırakmak zordur.
        Selamlarımla