Hallac-ı Mansur ile Tasavvuf ve Şatahat Dili Üzerine Nisan Semineri Yapıldı
Hallac-ı Mansur ve tasavvuf anlayışı üzerine Nisan ayında düzenlenen şatahat dili semineri detayları bu içerikte yer alıyor.
Prof. Dr. Ekrem Demirli, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta düzenlenen seminer dizisinin nisan ayı programında 15 Nisan Çarşamba günü akşam saat 19.30’da gerçekleştirdiği sunumda, Hallac-ı Mansur’un şiirleri ve tasavvufi düşünce dünyasına ilişkin önemli kavramları değerlendirdi.
Seminer Dizisinde Hallac-ı Mansur’un Tasavvufi Yaklaşımı
Bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başlayan konuşmalarında Prof. Dr. Ekrem Demirli, İslam tasavvufunun önde gelen isimlerinden Hallac-ı Mansur’u ele aldı. Konuşmasında, Hallac-ı Mansur’un kendine özgü “şatahat” dili ve onun düşünce evrenini özgün bir şekilde yorumladı. Programda, şairin şiirlerini şekillendiren düşüncelerin izini sürerek, tasavvufi kimliğini ortaya koydu.
Akıl, Kalp ve Kanaat Kavramları Üzerine Açıklamalar
Demirli, akıl ile kalp kavramlarını, tasavvufi gelenekteki işlevleri açısından değerlendirdi. Ona göre, kalp, değişen koşullar karşısında sürekli evrilen, sabit olmayan akıldır. İlk akıl ise durağan yapısıyla dünyaya tek biçimde yaklaşmaya çalışmaktadır ancak yeterli değildir. Aynı zamanda, kanaat kavramına da değinen Demirli, Bayezid-i Bestami’nin yaklaşımı üzerinden insanın kendi payına düşen nasiple yetinebilmesinin önemini vurguladı. Allah’ın sonsuz ihsanlarına karşılık insanın sahip olduğu nispetle kanaat etmesi gerektiğini belirtti. Bu anlayışın şükür ve hamd duygularıyla ilişkili olduğunu da ifade etti.
Kaynak: BYZHA