Glokomda Erken Teşhisle Görme Kaybını Önlemenin Yolları
Glokomda erken teşhis yöntemleri ve görme kaybını önlemenin etkili yollarını keşfedin. Göz sağlığınızı koruyun, bilinçli olun.
Glokom, çoğunlukla erken evrelerinde belirti vermeden ilerleyebilen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Bu nedenle, hastaların birçok durumda hastalıklarını ancak rutin göz kontrolleri sırasında öğrendiği belirtilmektedir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Avni Yılmaz, glokomun, halk arasında göz tansiyonu olarak da bilindiğini, görme sinirine zarar vererek kalıcı görme kaybına sebep olabileceğini ifade etmiştir.
Glokom Risk Faktörleri ve Tanısı
Glokom gelişiminde; 40 yaş üzeri olmak, ailede glokom öyküsünün bulunması, miyopi (uzağı görememe) veya hipermetrop (yakını görememe) gibi refraksiyon kusurları, Afrikalı ve Asya kökenli kişiler, diyabet, hipertansiyon, yüksek göz içi basıncı, uzun süreli kortizon kullanımı, göz travması geçirmiş olmak, ince kornea yapısı, migren ve dolaşım bozuklukları risk unsurları olarak öne çıkmaktadır. Dr. Yılmaz, glokomun çoğunun göz içi basıncı artışıyla ilişkili olduğunu ancak bazı vakalarda normal basınçta da gelişebildiğinin altını çizmiştir.
Belirti ve Tedavi Süreci
Glokom genellikle ağrıya neden olmamakta ve görme kaybı belirginleşinceye kadar hastalık fark edilmeyebilmektedir. Bu nedenle düzenli göz muayenesi, kalıcı hasar oluşmadan hastalığın tespit edilmesi için önem taşımaktadır. Nadir görülen akut açı kapanması glokomunda ise ani bulanık görme, ışıkların etrafında halka görünmesi, gözde ağrı, bulantı ve kusma gibi şikâyetler ortaya çıkabilmektedir. Bu belirtiler görüldüğünde hemen tıbbi yardım alınması gerekmektedir. Yılmaz ayrıca glokomun ilerlemesi ile birlikte çevresel görme alanında daralma meydana geldiğini ve ilerleyen dönemlerde tünel görüşü olarak bilinen durumda kişinin yalnızca önündeki dar bir alanı görebildiğini belirtmiştir.
Glokom tedavisinde göz içi basıncını düşürmek amaçlanmaktadır. En yaygın uygulama olan ilaç tedavisi, göz damlalarının düzenli ve sürekli kullanımını gerektirir. Bazı durumlarda lazer tedavisi uygulanabilir; ancak tedavi yeterli olmazsa cerrahi müdahaleler gündeme gelmektedir. Tedavinin hedefi hastalığın ilerleyişini durdurmaktır, fakat oluşan görme kaybının geri kazanılamayacağını unutmamak gerekir.
Kaynak: BYZHA