Engelli Bireylerin Diş Sağlığında Destek Eksikliğinin Tehlikeleri
Engelli bireylerin diş sağlığında destek eksikliği, ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bilinçlenme ve doğru bakım şarttır.
Engelli bireylerde, özellikle otizmli, Down sendromlu ve felç geçiren hastalarda, diş hastalıklarının daha yaygın olduğu tespit edilmiştir. Güncel veriler, bu gruptaki bireylerde diş eti hastalıklarının görülme oranının %60 ile %90 arasında değiştiğini ortaya koymaktadır. Bu yüksek oran, motor becerilerdeki kısıtlamalar, bilişsel ve davranışsal faktörler ile anatomik farklılıklar gibi temel sebeplere bağlanmaktadır.
Ağız Bakımı ve Engelli Bireylerin Karşılaştığı Zorluklar
El-göz koordinasyonunun yetersizliği ve ince motor fonksiyonlardaki sınırlamalar, bu bireylerin ağız hijyenini etkin şekilde sağlamasını güçleştirmektedir. Down sendromlu bireylerde dil büyüklüğü, çene darlığı ve diş çapraşıklıkları gibi anatomik özellikler, diş temizliğinin zorlaşmasına ve diş eti hastalıklarının artmasına neden olmaktadır. Bu yüzden, bu hastalarda diş kaybı, genel popülasyona nazaran 3 ila 4 kat daha fazla görülür. Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde ise diş hekimi ile iş birliği kurmak zor olabilmekte ve ağız içi müdahalelere karşı hassasiyet gelişebilmektedir. Ayrıca epilepsi ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ağız kuruluğuna yol açarak çürük riskini artırabilmektedir. Tükürüğün azalması, ağız içi savunma mekanizmalarının zayıflamasına sebep olmaktadır.
Bakım Süreci ve Koruyucu Yaklaşımlar
İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Klinik Bilimler Endodonti Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Gözde Akbal Dinçer, ağız sağlığının korunmasında düzenli ve doğru bakımın temel olduğuna işaret etmektedir. Bireylerin günlük ağız bakımlarında ailelerin ve bakım verenlerin aktif rol üstlenmesi gerekmektedir. Ayna karşısında beraber diş fırçalama gibi yöntemler, doğru alışkanlıkların kazandırılmasında etkili olmaktadır. Günde iki kez florür içeren diş macunu ile fırçalama yapılması ihmal edilmemelidir. Motor kısıtlaması olan bireylerde elektrikli diş fırçası kullanımı önerilmektedir. Ağız kuruluğu yaşayanlarda ise şekersiz sakız ve yapay tükürük ürünleri fayda sağlamaktadır.
Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi de önleyici tedbirlerin önemli bir parçasıdır. Şekerli ve yumuşak gıdalar dişlerde asit oluşumuna zemin hazırlayarak çürüğe neden olmaktadır. Bu yüzden bisküvi, meyve suyu ve püre kıvamındaki gıdaların tüketimi sınırlandırılmalıdır.
Düzenli diş hekimi kontrolleri engelli bireylerde büyük önem taşımaktadır. Bu kontrollerin 3-6 ay aralıklarla yapılması uygun görülmektedir. Koruyucu uygulamalar arasında fissür örtücüler, topikal flor uygulamaları ve profesyonel diş taşı temizliği bulunmaktadır. Gerektiğinde sedasyon ile kısa ve planlı tedavi seansları gerçekleştirilebilir. İş birliği yapılamayan veya kapsamlı tedavi gerektiren durumlarda ise genel anestezi altında tek seanslı tedavi yöntemleri tercih edilmektedir.
Kaynak: BYZHA