6 Nisan 2026, 17:48:52
Dolar 44,5933
Euro 51,5515
Altın 6.729,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 16°C
Açık
Sinop
16°C
Açık
Sal 15°C
Çar 11°C
Per 11°C
Cum 10°C

Dijitalde En Büyük Tehlike: Bana Bir Şey Olmaz Yanılgısı

Dijitalde en büyük tehlike ‘Bana bir şey olmaz’ yanılgısıdır. Güvenliğinizi sağlamak için farkındalık şart!

Dijitalde En Büyük Tehlike: Bana Bir Şey Olmaz Yanılgısı
6 Nisan 2026 16:20

Üsküdar Üniversitesi Dijital Teknolojiler ve Yazılım Daire Başkanı Hakan Özdemir, 7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü kapsamında yaptığı açıklamada, dijital çağda kişisel verilerin korunmasına yönelik sorumluluğun sadece bireylere değil, aynı zamanda kurumlar ve devlete de ait olduğunu vurguladı.

Kişisel Veri Güvenliği ve Kullanıcı Alışkanlıkları

Özdemir, kullanıcıların kişisel verilerini koruma konusunda eşit derecede sorumluluk sahibi olduklarını ancak sistemin çoğunlukla yükü bireylere yüklediğini belirtti. Ayrıca, bireylerin genellikle ancak bir sorunla karşılaştıktan sonra harekete geçtiğini ifade etti. Özdemir, “Mahremiyet konusunda proaktif olmak gerekmektedir. ‘Ben önemli biri değilim, kim benimle ilgilensin?’ düşüncesi yanlıştır. Gerçek tehlike, bireysel casusluktan ziyade geniş kitlelerden toplanan verilerin ekonomik veya siyasi araçlara dönüştürülmesindedir.” dedi.

Alınması Gereken Önlemler ve Bilgilendirme Yöntemleri

Kullanıcıların sıkça yaptığı hata olarak kolaylık uğruna güvenlikten taviz verilmesini gösteren Özdemir, en yaygın hataların aynı şifrenin farklı platformlarda kullanılması, gereksiz uygulamalara izin verilmesi ve yazılım güncellemelerinin ertelenmesi olduğunu aktardı. Korunma için teknik bilgiye ihtiyaç olmadığını ancak dört temel alışkanlığın büyük önem taşıdığını ifade etti:

  • Hesaplarda çok faktörlü kimlik doğrulamanın aktif edilmesi,
  • Parola yöneticisi kullanımının benimsenmesi,
  • Yüklenen uygulamaların izinlerinin dikkatle incelenmesi,
  • Önemli dosyaların çevrimdışı yedeğinin alınması.

Özdemir, gizlilik metinlerinin uzunluğu ve karmaşıklığının kullanıcılar tarafından okunmamasına yol açtığını ve bunun sistemsel bir sorun olduğunu belirtti. Araştırmalara göre, aynı kişinin tüm gizlilik politikalarını okumak için yılda yaklaşık 250 tam iş günü ayırması gerektiğine dikkat çekti. Bu belgelerin esas olarak şirketleri yasal sorumluluktan korumak amacıyla hazırlandığını ifade etti.

Son olarak, çözüme yönelik olarak “katmanlı bilgilendirme” modelinin benimsenmesi gerektiğini belirten Özdemir, kullanıcıların önce kısa özetleri ve ikonlarla desteklenen bilgileri görmesi, daha detaylı bilgi isteyenlerin sonraki katmanlara ulaşabilmesi gerektiğini aktardı. Ayrıca, dilin sade ve herkes tarafından anlaşılabilir olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: BYZHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.