Çocuklarda Göz Ovalamanın Gizli Tehlikeleri: Nelere Dikkat Etmeli?
Çocuklarda göz ovalamanın riskleri ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi edinin. Sağlıklı gözler için nelere dikkat etmelisiniz?
Küçük yaşlarda baş gösteren ve genellikle 20’li yaşlara kadar gözden kaçan keratokonus, 40’lı yaşlara kadar ilerleyişini sürdürebiliyor. Göz Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Osman Bulut Ocak, hastalığın erken teşhis edilmemesi halinde ileri düzeyde görme kaybı riskinin arttığını vurguluyor. Gözde uzun süreli kaşıntı, sürekli alerji, miyop veya astigmatizmadaki ilerleme, gözlük kullanımına rağmen tam net görememe ve ışığa duyarlılık gibi bulgular, keratokonusun en dikkat çeken işaretleri arasında yer alıyor.
Genetik Yatkınlık ve Okul Çağında Göz Kontrolü
Keratokonusun ortaya çıkışında genetik faktörlerin önemli olduğu, anne ve babasında bu rahatsızlık bulunan çocuklarda hastalığın görülme olasılığının yüzde 7’ye yükseldiği belirtiliyor. Halk arasında ‘kornea incelmesi ve sivrileşmesi’ olarak bilinen bu hastalıkta çocuklar, büyük oranda gözlük kullanımıyla dahi net göremediklerinden şikayet ediyor. Tanı, korneadaki incelme ve düzensiz astigmatizma bulguları sonrasında kornea topografisinin değerlendirilmesiyle kesinleşiyor ve tedavi süreci aşamasına geçiliyor.
Çocuklarda Görme Problemlerinin Akademik Etkileri ve Tedavi Yöntemleri
Öğrenme süreçlerinin büyük bir kısmının görsel yollarla gerçekleştiğini vurgulayan Doç. Dr. Ocak, özellikle çocuğun gözlük numarasında meydana gelen değişikliklerin yakından izlenmesi gerektiğini bildiriyor. Eksik veya yanlış gözlük numaralarının dikkati azaltarak göz yorgunluğuna neden olabileceği ifade ediliyor. Okul çağındaki çocuklarda en sık rastlanan görme problemleri arasında keratokonusun yanı sıra göz tembelliği, kırma kusurları ve gizli şaşılık yer alıyor. Çocuğun televizyonu yakından izlemesi, kitaplara aşırı yaklaşması, gözlerini kısmak gibi davranışlar göstermesi ise aileleri uzman doktora başvurma konusunda dikkatli olmaya çağırıyor.
Keratokonus tedavisinde uygulanan CCL (Corneal Cross Linking) yöntemi, kornea kalınlığı uygun olan hastalarda etkili sonuçlar sunabiliyor. Uygunluğun tetkiklerle saptanmasının ardından tedaviye başlandığında ciddi görme kayıplarının önüne geçilebileceği belirtiliyor. Rahatsızlığın kornea nakline kadar ilerleyebilmesi sebebiyle erken tanı ve müdahale hayati önem taşıyor.
Kaynak: BYZHA