Turgay Güler: 2030’a mutabakat içinde ulaşmalıyız
Gazeteci-yazar Turgay Güler, Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen “Yakın Geleceğe Dair” başlıklı söyleşide, Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gazeteci-yazar Turgay Güler, Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen “Yakın Geleceğe Dair” başlıklı söyleşide, Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2030 yılının dünya için kritik bir dönemeç olacağını belirten Güler, Türkiye’nin bu zorlu süreci güçlü bir şekilde aşabilmesi için toplumsal birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti.
“TOPLUMSAL BİRLİKTELİK KORUNMALI”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası 16. Kocaeli Kitap Fuarı, birbirinden değerli yazar ve düşünce insanlarını okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Gazeteci-yazar Turgay Güler de fuar kapsamında gerçekleştirdiği “Yakın Geleceğe Dair” başlıklı söyleşide; dünyada yaşanan gelişmeleri, Türkiye’nin son yıllardaki değişimini ve geleceğe yönelik beklentilerini değerlendirdi. 2030 yılının zorlu bir dönemi beraberinde getireceğini ifade eden Güler, Türkiye’nin bu süreci aşabilecek güce sahip olduğunu ancak toplumsal birlikteliğin korunması gerektiğini vurguladı.
“2030, TÜRKİYE İÇİN KRİTİK BİR DÖNEM”
Dünyanın yeni bir kırılma dönemine doğru ilerlediğini belirten Güler, 2030 yılını fırtınalı bir denize benzetti. Arap Baharı sonrasında Suriye ve Yemen gibi ülkelerde yaşanan gelişmeleri hatırlatan Güler, Türkiye’nin de bu küresel çalkantıların etkilerinden uzak olmadığını söyledi. Türkiye’nin önündeki süreci bir geminin zorlu deniz koşullarında ilerlemesine benzeten Güler, şu değerlendirmelerde bulundu: “2030 yılını fırtınalı, dalgalı bir deniz olarak hayal edin. Şimşeklerin çaktığı, yıldırımların düştüğü, dalgaların geminin boyunu fersah fersah aştığı bir denize doğru yol alıyoruz. Bu denizi yalnızca biz değil, diğer ülkeler de geçmek zorunda. Ancak bu fırtınayı aşanlar, sonrasındaki dönemde rahat edecek. Türkiye’nin gemisini son 15 yıldır bu fırtınayı bildiğimiz için sağlamlaştırdık. Gemimiz, bu devasa dalgaları aşabilecek güçte. Buna kimsenin şüphesi olmasın.”
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, GEMİNİN İÇİNİ DÜZELTME GAYRETİDİR”
Türkiye’nin altyapıdan savunma sanayisine kadar birçok alanda önemli mesafe kat ettiğini belirten Güler, ülkenin gücünün korunması için toplumsal huzurun ve ortak hedefler etrafında buluşmanın önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin önündeki en önemli meselelerden birinin içerideki birlikteliği güçlendirmek olduğunu dile getiren Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geminin içinde sorunlar var. Biri kaptanın üzerine çay döküp kaçıyor, biri gemiyi delmeye çalışıyor, biri radarını bozuyor. Geminin içinde kargaşa çıktığında sağlamlığının da bir anlamı kalmıyor. Terörsüz Türkiye, geminin içini düzeltme gayretidir. Eğer geminin içinde bir mutabakat oluşturamazsak geminiz istediğiniz kadar güçlü olsun, o fırtınaların içinde batar gidersiniz.”
“ÜLKENİN GELECEĞİNE ODAKLANMALIYIZ”
Toplumsal ayrışmaların Türkiye’nin ortak geleceğine zarar verebileceğini belirten Güler, farklılıkların bir çatışma unsuru olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Gezi olayları ve 15 Temmuz sürecinin toplumsal ilişkiler üzerindeki etkilerine değinen Güler, bugün küçük ayrılıklar yerine ülkenin geleceğine odaklanılması gerektiğini vurguladı.
“TÜRKİYE ARTIK KENDİ SİLAHINI ÜRETEN BİR ÜLKE”
Türkiye’nin geçmişte terörle mücadelede ihtiyaç duyduğu birçok imkâna sahip olmadığını ifade eden Güler, bugün ise savunma sanayisinde önemli bir üretim ve ihracat kapasitesine ulaşıldığını belirtti. İHA ve SİHA teknolojileri başta olmak üzere savunma alanındaki gelişmelere dikkat çeken Güler, Türkiye’nin kendi imkânlarıyla hareket edebilen bir ülke hâline geldiğini kaydetti. Türkiye’nin son 22 yılda ağır altyapı sorunlarını çözmek için önemli yatırımlar yaptığını dile getiren Güler; yollar, köprüler, havalimanları ve enerji yatırımlarının ülkenin geleceği açısından taşıdığı öneme işaret etti. Bu yatırımların uzun vadeli düşünülerek gerçekleştirildiğini belirten Güler, altyapı ve savunma sanayisinin Türkiye’nin gücünü artıran temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi.
BAŞKAN BÜYÜKAKIN’A ÖVGÜ
Konuşmasında Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a da teşekkür eden Güler, kentte yürütülen çalışmalara ilişkin takdirini dile getirdi. Büyükakın’ın özverili çalışmasına dikkat çeken Güler, “Başkan Tahir Büyükakın’a konuşmamın başında teşekkür etmem gerekirdi. Büyük bir teşekkürü hak ediyor. Arı gibi çalışıyor, muazzam işler ortaya koyuyor. Bir de modern dervişlik tarafı var. Mahcup, sürekli iş yapıyor, çalışıyor” ifadelerini kullandı. Altyapı yatırımlarının kentlerin gelişimindeki belirleyici rolüne dikkat çeken Güler, bu tür çalışmaların günlük yaşam kalitesini yükseltmenin yanı sıra uzun vadeli sorunların çözümüne de katkı sunduğunu ifade etti.
“BUGÜN FOTOĞRAFIN BÜYÜKLÜĞÜNE BAKMALIYIZ”
Türkiye’nin geleceği için toplumsal kucaklaşmanın önemini yineleyen Güler, farklı yaşam tarzlarına ve düşüncelere sahip insanların aynı toplumda kardeşçe yaşayabilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin önündeki küresel sınamaların ancak ortak bir iradeyle aşılabileceğini belirten Güler, şu ifadeleri kullandı: “Bugün küçük şeylere kafa takılacak gün değil, fotoğrafın büyüklüğüne bakacağız. Bu, parti meselesi değil. Ya bu gemiyi o dalgalardan aşıracağız ya aşıracağız. Başka yolu yok.”
“ÇOCUKLARIMIZA OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMALIYIZ”
Söyleşide yapay zekâ ve okuma kültürüne de değinen Güler, teknolojik gelişmelerin yaşandığı bir dönemde kitapların önemini koruduğunu ifade etti. Çocukların düşünsel gelişiminde okumanın belirleyici bir yere sahip olduğunu vurgulayan Güler, “Kitabı elimizden düşürmemeliyiz. Çocuklarımıza mutlaka okuma alışkanlığı kazandırmalıyız” dedi. Turgay Güler’in “Yakın Geleceğe Dair” başlıklı söyleşisi, katılımcıların Türkiye’nin geleceği, dünyadaki gelişmeler ve toplumsal birliktelik üzerine değerlendirmeleriyle sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı