Akran Zorbalığında Endişe Verici Artış!
Akran zorbalığında endişe verici artış yaşanıyor. Öğrenciler ve aileler için önemli uyarılar ve çözümler burada.
Akran zorbalığı, çocuklar arasında giderek artan bir problem olarak öne çıkmakta ve ülkede her üç çocuktan birinin bu tür olumsuz davranışlara maruz kaldığı araştırmalarla ortaya konmaktadır. Fiziksel şiddet, dışlama, aşağılama ve dijital ortamda taciz gibi çeşitli şekillerde görülebilen bu durum, çocukların ruh sağlığı ve akademik performansı üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.
Akran Zorbalığının Tespiti ve Müdahale Yöntemleri
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte zorbalık olaylarının sıklaştığını vurgulamaktadır. Sancak, zorbalığın görmezden gelinmesinin durumu daha da kötüleştireceğini belirterek, erken teşhis ve uygun müdahalenin önemine dikkat çekmektedir. Zorbalık mağduru çocuklarda gözlenen bazı belirtiler arasında sosyal izolasyon, okula gitmek istememe ve özgüven kaybı bulunmaktadır. Uzman, bu çocukların yaşadıkları sorunları ailelerine anlatmaları gerektiğini, zira iletişim engellerinin çözüm sürecini olumsuz etkilediğini ifade etmektedir.
Dr. Sancak, zorbalığa maruz kalan çocukların yalnız kalmamasının, güvenli arkadaşlıklar kurmasının koruyucu olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, zorbalık karşısında kısa ve net ifadelerle sınır koymanın ve konuyu derhal yetkili yetişkinlere bildirmesinin çözüm açısından kritik olduğunu vurgulamaktadır. Ailelerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurarak, sorunlarını küçümsemeden dinlemeleri gerektiği ve çocukların zorbalığı ifade ederken yargılanmaması gerektiği önemle ifade edilmektedir.
Okul ve Aile İşbirliği ile Zorbalığın Önlenmesi
Zorbalığın toplumsal bir sorun olduğu gerçeği doğrultusunda, okul yönetimi, öğretmenler ve rehberlik servisleri ile işbirliği yapılması zorunludur. Bu kapsamda, yaşanan olayların somut ayrıntılarla kayıt altına alınması sürecin etkin yönetilmesine olanak sağlar. Ayrıca, çocuklara zorbalığın tanımının öğretilmesi, davranışın zarar verici, tekrar eden ve durdurulmasını isteme halinde devam eden bir tutum olduğunun bilinmesi gerekmektedir.
Empati geliştirme ve tanıklık kültürünün yaygınlaştırılması zorbalığın etkisini azaltmaktadır. Mağdur olan kişiye destek olmanın, sessiz kalmaktan daha etkili sonuçlar doğurduğu ifade edilmektedir. Dijital zorbalığın yaygınlaşması ile kanıtların saklanması, gerekli durumlarda engelleyici ve bildirici adımların atılması uzmanlarca önerilmektedir. Sancak, zorbalık mağduru çocukların yaşadıkları sorunun kendi suçu olmadığını hissetmelerinin esastığını belirtmektedir.
Son olarak, zorbalık davranışını sergileyen çocukların ailelerine yönelik tavsiyelerde bulunan Dr. Sancak, yanlış davranışların net bir şekilde ifade edilmesi gerektiğini, fakat çocukların olumsuz olarak yaftalanmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Empati eğitimi ve tutarlı sınırlandırmalarla desteklenen bir yaklaşımın, davranış değişikliğinde etkili olacağı belirtilmektedir.
Kaynak: BYZHA