Ramazan’da Gizli Göz Hastalıklarının Belirtileri ve Fark Edilme Yöntemleri
Ramazan’da gizli göz hastalıklarının belirtileri ve erken fark edilme yöntemlerini öğrenerek göz sağlığınızı koruyun.
Ramazan ayında uzun açlık dönemleri ve iftar sonrasında yaşanan ani kan şekeri değişimleri, özellikle diyabetik retinopati riski taşıyan kişiler için önemli bir sağlık meselesi teşkil etmektedir. Özellikle teşhis edilmemiş diyabet hastalarında, kan şekeri dalgalanmaları gözün hassas tabakası olan retina damarlarında hasarlara yol açabilmekte ve bu durum göz problemlerini tetikleyebilmektedir.
Diyabetik Retinopati Riski ve Önemi
Diyabetik retinopati, şeker hastalığının en ciddi göz komplikasyonlarından biridir ve erken teşhis edilmediği takdirde kalıcı görme kaybına yol açabilmektedir. Doç. Dr. Burak Erden’in belirttiği üzere, uzun süreli açlık sırasında kan şekeri seviyelerinde meydana gelen dalgalanmalar, retinal kılcal damarlarda sızıntı veya genişlemesine neden olabilir. Bu durumlar bulanık görme ve ışık çakmaları gibi belirtilerle kendini gösterebilmektedir. Dolayısıyla hastalığın erken evrede tespiti, ilerlemenin önlenmesi ve mevcut hasarların tedavisinde kritik öneme sahiptir.
Ramazan Öncesi ve Süresince Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dünyada diyabet hasta sayısı hızla artmakta olup, her 10 yetişkinden birinin diyabetli olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu bireylerin büyük bir kısmı hastalığının farkında değildir ya da yeterli tedavi alamamaktadır. Bu durum göz sağlığı açısından ciddi riskler doğurmaktadır. Ramazan öncesinde yapılacak kapsamlı göz muayenesi; gizli diyabet, yüksek tansiyon ve glokom gibi göz hastalıklarının erken evrede tespit edilmesini sağlayarak, Ramazan boyunca ortaya çıkabilecek komplikasyonların önüne geçilmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca, oruç süresince sıvı alımının azalması ve metabolizma hızının değişmesi göz içi dengelerini olumsuz etkileyebileceği için doktor kontrolü önem arz etmektedir.
Diyabetik retinopati, retina damarlarında yapısal bozulmaya, damar geçirgenliğinde artışa ve sarı noktada sıvı birikimine neden olabilir. Bu süreç ilerlediğinde yeni damarlaşmalar ortaya çıkar, bu damarlar kanayabilir ve göz içinde zar oluşumuna zemin hazırlayarak, ağrılı göz tansiyonu artışları ve ciddi görme kayıplarına yol açabilir. Ayrıca, uzun süre susuz kalma sonucu gözyaşı kalitesindeki azalma göz kuruluğunu artırarak bulanık görmeye neden olabilir. Bu sebeple özellikle ailesinde diyabet öyküsü bulunanlar, 40 yaş üstü bireyler ve yüksek miyopisi olanların, Ramazan öncesinde kapsamlı göz kontrollerini yaptırmaları önerilmektedir.
Kaynak: BYZHA