50 Yaş Üstü Herkes İçin Kan Sulandırıcı Kullanımı Gerekli mi? Bilmeniz Gerekenler
50 yaş üstü herkes için kan sulandırıcı kullanımı gerekli mi? Faydaları, riskleri ve dikkat edilmesi gerekenleri öğrenin.
Sağlıksız yaşam alışkanlıkları ile birlikte kalp hastalıkları vakaları son yıllarda dikkate değer oranda artış göstermiş ve kalp krizi riski daha genç yaş gruplarında görülmeye başlanmıştır. Bu gelişmelerin ışığında, ailede kalp hastalığı hikayesi olan bireyler başta olmak üzere sağlıksız beslenme ve fiziksel hareketsizlik gibi faktörlere sahip herkesin düzenli kardiyolojik kontrollerini yaptırması önerilmektedir.
Kan Sulandırıcılar: Yanlış Uygulamalar ve Uzman Değerlendirmeleri
Toplumda yaygın olarak rastlanan yanlış uygulamalardan biri de, asetilsalisilik asit içeren ve ‘kan sulandırıcı’ olarak bilinen ilaçların gereksiz ve doktor tavsiyesi olmadan kullanılmasıdır. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Emrah Erdal, her bireyin kan sulandırıcı kullanmasının doğru olmadığını belirterek, tedavi gereksiniminin mutlaka hekim tarafından kararlaştırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Dr. Erdal’a göre, bireyin tıbbi geçmişi, mevcut rahatsızlıkları, yaşam tarzı ve risk faktörleri titizlikle değerlendirildikten sonra gerekli tetkikler yapılmakta ve ancak bu şartlarda kan sulandırıcı reçetesi verilebilmektedir.
Kan sulandırıcı ilaçların, kalp krizi ve beyin pıhtılaşması gibi hayati riskleri olan hastalarda önemli koruyucu rol üstlendiği, ancak düşük riskli bireylerde gereksiz kullanıma bağlı ciddi kanama riskleri oluşturabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle, risk-fayda dengesinin hekim takibinde belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Sağlıklı Yaşam ve Riskin Azaltılması İçin Öneriler
Uzmanlara göre, kalp hastalığı bulunmayan ancak risk faktörleri taşıyan bireyler için sağlıklı yaşam standartları büyük önem taşımaktadır. Zararlı alışkanlıkların bırakılması, fazla kilolardan kurtulunması, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların kontrol altında tutulması ve gerekirse ileri kardiyolojik testlerin uygulanması, önleyici tedbirler arasında yer almaktadır.
Bazı kan sulandırıcı ilaçların, özellikle yeşil sebzeler gibi gıdalarla veya bazı ağrı kesici ilaçlarla etkileşime girerek, ilaç etkinliğini değiştirebileceği ya da mide kanaması gibi riskleri artırabileceği ifade edilmektedir. Bu nedenle, ilaç kullanımı sürecinde hastaların doktor önerilerine sadık kalmaları gerekmektedir.
Toplumda en yaygın yapılan hatanın ise, herhangi bir tıbbi değerlendirme yapılmadan, sosyal çevre ya da internetten edinilen bilgilerle kan sulandırıcı kullanılmasına başlamak olduğu vurgulanmıştır. Uzmanlar, kardiyovasküler riskin uzman tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda belirlenmesi gerektiğini ve ilaca başlama kararının yalnızca hekim tarafından verilmesinin hayati öneme sahip olduğunu belirtmiştir.
Kaynak: BYZHA