Dolar 17,9331
Euro 18,4099
Altın 1.039,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 28°C
Açık
Sinop
28°C
Açık
Paz 28°C
Pts 27°C
Sal 27°C
Çar 27°C

15 Temmuz 2016 Cuma Hutbesi

A+
A-
15 Temmuz 2016 11:00
ABONE OL

15 Temmuz 2016 Cuma Hutbesi

Hayatımızı İbadet Kılabilmek

Kardeşlerim!

Sahabeden üç kişi Peygamberimiz (s.a.s)’ineşlerine gelerek onun ibadet hayatı hakkında sorularsordular. Efendimizin ibadet hayatı kendilerineanlatılınca ibadetlerini az bulup daha fazla ibadetetmeleri gerektiğine karar verdiler. İçlerinden biri geceboyunca namaz kılacağını, diğeri her gün oruçtutacağını, öteki ise hiç evlenmeyeceğini söyledi.Onların bu konuşmalarını işiten Rahmet Elçisi,kendilerini şu şekilde uyardı: “Allah’a yemin ederimki, ben aranızda Allah’tan en çok korkan ve O’naen bağlı olanım. Bazen nafile oruç tutarım bazentutmam. Hem namazımı kılar hem uyurum; hemde evlenirim. Her kim benim sünnetimden yüzçevirirse, o benden değildir.” 1

Aziz Kardeşlerim!

İnsan takatini zorlayan bir anlayışa yönelen busahabîleri, bizzat kendi yaşantısını örnek göstererekuyarmıştı Allah Resûlü. O, bir defasında da şöylebuyurmuştu: “Dinde, insanın gücünü aşacakuygulamalar yoktur. Takatinin üstünde ibadetekalkışan kimse, dini yaşama konusunda âciz kalır.Bunun için aşırıya kaçmayın!”2 Bu sözüyle, bizdenistenenin dünyadan el ayak çekip kendimizi tamamenibadete vermek olmadığını belirtmişti. “Allah katındaamellerin en sevimlisi, az da olsa devamlıolanıdır.” 3 buyurarak da Rabbimize sadakatimizin,şükrümüzün bir tezahürü olan ibadetlerimizi ihmaletmemeyi öğütlemişti.

Kardeşlerim!

Rahmet, bereket ve bağışlanma mevsimi olanRamazan ayını bir kez daha geride bıraktık. Maneviduygularımız, kulluk şuurumuz, bu süreçte daha dayoğunluk kazandı. Bu kutlu ayda ibadetlere daha fazlasarıldık. Oruç tuttuk. Namazlarımızı eda etmeyeçalıştık. Sahurun bereketini, iftarın sevincini, teravihinheyecanını doyasıya yaşadık. Sabırla, şükürlenefislerimizi terbiye ve tezkiye etmenin yollarınıaradık. Kendimiz ve kardeşlerimizin kurtuluşu için,ülkemiz ve İslam âleminin birlik ve huzuru için,insanlığın hidayeti için dua ve niyazlarda bulunduk.Birbirimize sofralarımızla birlikte gönüllerimizi açtık.Zekât ve sadakalarımızla, fitrelerimizle paylaşmanınzirvesine çıktık. Gönül kırıp gönül yıkmaktankaçındık. Kırılan gönülleri yapmaya, zedelenenonurları onarmaya çalıştık. Kur’an ayında hayatkitabımız Kur’an’ı gönül semalarımıza yenidenindirmek için çabaladık. Bayramla birliktekardeşliğimizi, bir ve bütün olduğumuzu bir kez dahahaykırdık.

Aziz Müminler!

Ramazanın bize veda edişinin ve on bir ay ondanayrı kalacak olmanın burukluğu var hâlâ yüreğimizde.Lakin bizler biliyoruz ki, Ramazanın bitimiyle elbettegörev ve sorumluluklarımız sona ermiyor. Zira fanidünyadaki imtihanımız devam ediyor. Âhirette ebedibayramlara kavuşabilmemiz için Ramazandakazandığımız güzellikleri yıl boyunca korumamızgerekiyor. “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbineibadet et.”4 âyetinin bilinciyle ibadet ve kullukşuurumuzu her daim canlı tutmamız gerekiyor.

Öyleyse geliniz, Ramazanda olduğu gibinamazlarımızı aşkla ve huşuyla kılmaya devamedelim. Zihnimiz olumsuz düşüncelere, dilimiz kemsözlere, gönlümüz kötü duygulara karşı iftarı olmayanbir oruçta olsun. Ramazanda arınan, durulanzihinlerimiz, gönüllerimiz her daim pâk olsun. Yalan,gıybet, iftira, dargınlık, kırgınlık, ayrılık-gayrılık,ihtiras, bencillik, israf gibi mümine yakışmayandurumlardan kaçınalım. Rabbimiz katında veinsanların nezdinde değerimizi düşürecek her türlüçirkinliğe karşı kendimizi korumaya devam edelim.

Kardeşlerim!

Geliniz, Ramazanda olduğu gibi gönülkapılarımızı birbirimize ardına kadar açalım. Fakire,yoksula, ihtiyaç sahibine, kimsesize, yetime, öksüzeşefkat ve yardım elimizi uzatalım. Ramazan vebayramla pekişen kardeşliğimizi, birlik veberaberliğimizi zedeleyecek söz ve davranışlardanuzak duralım. İftar sofralarında, namaz saflarındabuluştuğumuz gibi hep birlikte ebedi cennettebuluşmanın ve kurtuluşa ulaşmanın gayretinde olalım.Geliniz, hayatımızı Ramazan kılalım, ibadetkılalım. Unutmayalım ki; bizi Rabbimizin rızasınagötürecek olan teslimiyetimizdir, taatimizdir,samimiyetle yapacağımız ibadetlerimizdir, hayır veiyiliklerimizdir. Ve bilelim ki, biz Rabbimizeyöneldiğimiz müddetçe Rabbimiz bize merhametiylemuamele edecektir. Bizler O’na yürüyerek gidersek Obizlere koşarak gelecektir. 5

Kardeşlerim!

Yüce Rabbimiz, hepimizi sorumluluğununbilincinde olanlardan eylesin. Hutbemizi Efendimiz(s.a.s)’in öğrettiği şu dua ile bitirmek istiyorum: “Allah’ım, seni zikretmek, sana şükretmek ve sanagüzelce ibadet etmek için bana yardım et!” 6

1 Buhârî, Nikâh, 1; Müslim, Nikâh, 5.
2 Buhârî, Îmân, 29.
3 Buhârî, Libâs, 43.
4 Hicr, 15/99.
5 Buhârî, Tevhîd, 50.
6 Ebû Dâvûd, Tefrîu ebvâbi’l-vitr, 26.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.