Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 21°C
Parçalı Bulutlu

    Adam gibi seven kalbin kıymetini bilenlere

    09.04.2015
    A+
    A-

    Mustafa ÖZKUL

    Hani diyorlarmış ya; ‘-Eski rüzgarların sözü geçmez terk ettikleri dağlara,geceye yeni şiirler gerek.Gemiye yeni fırtına.Her eylüle başka yağmur.Kalana taze baharlar lazım ve gidene  biraz yürek. Kaçanlar pişman şimdi.kalanlar sevmelere devam edecek’ aynen öyle….

    Şimdilerde yepyeni bir moda tutturulmuş, gidiyor. Adı ne? Elektrik… 

    Çok enteresan iki kişi birbirini sever elektrik almışlardır,yada sevmezler elektrik alamamışlardır,150-200 yıllık tarih kültür  cayır cayır yanar, neymiş  elektrik kontağından. Elektrik  birim fiyatları yükseldi her şey zamlandı.vallahi dahasıda olabilir. Garibim elektrik çokta masumane duruyorda ne işlere muktedirmiş meğer bu elektrik. Rahmetli dedelerimiz zamanında beklide elektrik bu denli etkin değildi hem de gönül ilişkilerinde bile, o yıllarda elektrik kaçağı yangınları fazlacada olmuyordu beklide, duyduğumuz kadarıyla., elektrik üreteceğiz diye ne doğa perişan ediliyordu, ne Leyla ile mecnun birbirleriyle  kötü oluyorlardı ne de elektrik suçlanıyordu, Ama yine diyorlar ya; Okyanusa açılıpta fırtınaya yakalanmayan gemi olmazmış. Eee bu zamanda bu denli yüksek gerilim elektrik enerjisinin yaşandığı dünyada yaşayacaksın, ilişkilerin ve ayrılıkların mum ışığında etkisini bekleyeceksin yanılırsın. Rahmetliler zamanında  fazlaca yüksek gerilimler yoktu. Yüksek ayrılıklarda yoktu. Elektrik kaçağından fazlaca bir yerlerde yanmıyordu.

    Hiç kimse elektriği son noktasına kadar kullanıp da, yine enerjiyi  suçlamaya kalkmasın.  Öyle  ya; hani çokça dillendirilir, şu cümleler;

    Sevgi,emek ister,sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir,altınla değil,sevilmekse sevmenin mükafatıdır.sevmek var olmaktır bir bakıma derinden bakılınca yokluğa benzer,sevmek bütünleşmektir ve bütünlemektir.Çok seven eksildiğini zanneder, oysa artmaktır, sevmek çoğalmaktadır. Çevrenin gözlerimizden silinmesi önce bir eksilme hissi verir insana, fakat o her şeyimizi varlığı ile doldurdukça arttığımızı anlarız o bir tek kazançtır bütün kayıplarımıza bedeldir

    Kesinlikle elektriği kullanacaksak biryeri aydınlatacaksak, yada sevgimizi ifade edeceksek çok dikkatli olmalıyız.bunun adı elektrik. Şayet sıkıntı olacağını düşünüyorsak cenap şahabettinin buyurdukları gibi, “ben su gibi akıllı varlık görmedim tepelerin kayaların taşların üzerinden şarıl şarıl akan su,önüne çok  büyük dağların taşların çıkmasından sonra  aşamayacağı tepelerin altlarından yanından kıvrılır geçer ve hedefine gider” der.

    İnsan ilşkileri ne suyla nede elektrikle ifade edilir sevgi saygı sadakatla ifade edilir, karşısındakinin morali bozuk olduğunda neden diyen değil, neredesin diyecek insanlarla ifade edilir, kendisine lazım olan taş gibi böbreğin bir tanesi senindir diyen insanla ifade edilir, seninle ağlayan seninle gülen insanla ifade edilir, an vardır bir ömür yaşanmaz, an vardır, bir ömür unutulmaz ile ifade edilir, hani arif Nihat Asyalı diyor ya eğer birileri köprü olmazsa,ebediyete kadar bu sahilde bekleriz” sevdiğine köprü olanlarla ifade edilir., Sevdiği için bedel ödemek adına kan kusupta,kızılcık şerbeti içtim diyen insanlarla ifade edilir,kuşun yerdeki gölgesiyle değil özgürce uçan kuşun kendisiyle ifade edilir., hamur aşıyla sazıyla sözüyle çılgınlığıyla,semaveriyle muhabbetiyle,deliliğiyle doluluğuyla babaannesiyle dedesiyle cemazuyel evveliyle ifade edilir, elektrik olsada olmasada ne çıkar deyip  iki gönül bir olunca samanlık seyran olurmuşlada ifade edilir.

    Yeter ki ifade edelim, ifade etmek isteyelim, konuşalım konuşmayalım duyalım duymayalım görelim görmeyelim sevgi elektrik gibi kontak yapmaz çarpmaz, su misali akar kalbe beyne son durağı olan ruha.. şayet sevgi gerçek isede ruhun engüzel köşkünde oturur.

    Ne züleyha güzelliğiyle ihya oldu, ne Bilal zenciliğiyle geri kaldı nitekim saygı kayığına binmeden sevgi denizi aşılmazmış aynen öyle buda adam gibi seven kalbin kıymetini bilenlere; ah  ahhh rahmetli Pozantı mezarlığında yatan babaannem!. Biraz daha yaşasaymışsında seni biraz fazla dinleseymişim.. MUSTAFAÖZKUL-ANKARA 2013

    Not: Bu yazımı 2013  yaz’ında rahmetli babacığıma okumuş idim. Çookk dolgun birazca olgunca duruşlarla bana ve  yüzüme uzun uzun  baktı, Ne var ki aradan kısa bir zaman geçti ki  sevgili babacığımı ebediyete uğurladık, artık bu yazımın son parağrafında  ahhhhh ahh rahmetli babaannem ve babacığım diyorum şimdi. Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun.

    YORUMLAR

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.