Ruh Sağlığı: Hayatın Vazgeçilmez Temeli
Ruh sağlığı, mutlu ve dengeli yaşamın temelidir. Hayatınızda dengeyi sağlamak için ruh sağlığınızı önemseyin.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu Tuğçe Tunçel, 17 Şubat Dünya İnsan Ruhu Günü vesilesiyle ruh sağlığının genel sağlık ve yaşam kalitesi üzerindeki kritik rolüne dikkat çekti. Tunçel, ruh bakımının sadece olumlu duyguları deneyimlemek değil, aynı zamanda zorlayıcı duygularla baş edebilme yetisinin geliştirilmesi olduğunu ifade etti.
Ruh Bakımı ve Fiziksel Sağlık İlişkisi
Klinik Psikolog Tunçel, ruhsal iyiliğin beden sağlığından ayrılamayacağını belirtti. Uzun süreli stres, bastırılmış duygular ve çözümlenmemiş ruhsal yüklerin bağışıklık sistemi sorunlarından uyku bozukluklarına, kronik ağrılardan kalp ve damar problemlerine kadar çeşitli sağlık alanlarında olumsuz etkiler yaratabileceğini açıkladı. Ruh sağlığına önem veren bireylerde stres düzeyinin azaldığını, uyku kalitesinin ve enerji dengesinin iyileştiğini, bunun sonucunda yaşam doyumunun arttığını vurguladı.
Ruh Sağlığını Korumak İçin Uygulanabilir Adımlar
Tunçel, ruh sağlığının korunmasında karmaşık değişikliklere gerek olmadığını, küçük ve sürdürülebilir alışkanlıkların etkili olduğunu söyledi. Günde birkaç dakika duyguların fark edilmesi için zaman ayırmak, düzenli uyku ve dengeli beslenme, gün ışığı almak ve fiziksel aktivite yapmak gibi pratik yöntemlerin kişinin kendisiyle olan bağını güçlendirdiğini belirtti. Ayrıca, duyguların yazıya dökülmesi veya güvenilen kişilerle paylaşılması, stresle baş etme kapasitesini artırarak duygusal yükün etkili şekilde boşaltılmasını sağlıyor.
Güvenli ve destekleyici sosyal ilişkilerin, ruh sağlığı açısından temel bir ihtiyaç olduğuna dikkati çekti. Tunçel, kaliteli sosyal bağların stres hormonlarını düşürdüğünü, yalnızlık hissini azaltarak bireyin kendilik değerini artırdığını, önemli olanın ilişki sayısı değil, kişinin kendini güvende ve kabul edilmiş hissettiği ilişkiler olduğunu söyledi.
Ruh sağlığının geliştirilmesinde kişisel gelişimin, kişinin kendini olduğu gibi tanıyıp kabul etmesiyle sürdürülebilir hale geldiğini kaydeden Tunçel, olumsuz yönlerin fark edilmesinin ve sınırların belirlenmesinin gerçekçi hedefler oluşturmak için gerekliliğini belirtti. Aksi takdirde devamlı kendini zorlayan ve yetersizlik hissini pekiştiren bir sürecin ortaya çıkabileceğine işaret etti.
Günlük yaşamda ruh sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklar arasında duyguları bastırmak, aşırı ekran ve sosyal medya kullanımı, başkalarıyla kıyaslama yapmak, dinlenmeye değer vermemek ve yardım istemeyi zayıflık olarak görmek bulunduğunu açıklayan Tunçel, bu tutumların zamanla duygusal tükenmişlik ve içsel kopukluğa neden olabileceğini vurguladı. Ruh bakımının yavaşlama, farkındalık ve gerektiğinde destek alma süreçlerini içerdiğini belirterek, ruh sağlığının yaşam kalitesi için bir lüks değil temel gereksinim olduğunu tekrar hatırlattı.
Kaynak: BYZHA