Dolar 43,2958
Euro 50,7490
Altın 6.749,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 7°C
Hafif Yağmurlu
Sinop
7°C
Hafif Yağmurlu
Pts 4°C
Sal 6°C
Çar 7°C
Per 11°C

Türkiye’de Obezite Alarmı: Her 10 Kişiden 3’ü Risk Altında!

Türkiye’de obezite oranları hızla artıyor. Her 10 kişiden 3’ü risk altında! Sebepleri, etkileri ve çözüm yolları yazımızda.

Türkiye’de Obezite Alarmı: Her 10 Kişiden 3’ü Risk Altında!
21 Ocak 2026 11:40

Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘modern zamanların salgını’ şeklinde nitelendirilen obezite, giderek artan bir hızla toplum sağlığını tehdit ediyor. Son verilere göre dünya çapında yaklaşık 800 milyon kişi obez birey olarak tanımlanmakta olup, her yıl 3,7 milyon insan bu nedenden dolayı hayatını kaybetmektedir. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı’nın son raporları, her 10 yetişkinden 3’ünün obezite ile mücadele ettiğini ortaya koyarak, ülkemizi Avrupa’da en üst sıraya taşımaktadır.

Obezite Cerrahisine Yönelimin Nedenleri ve Şartları

  • Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Fatih Korkmaz, obezitenin estetik kaygıdan çok ciddi sağlık sorunlarına ve erken ölüm riskine yol açabileceğine dikkat çekiyor. Obezite ile bağlantılı tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile bazı kanser türlerinin yanı sıra yaşam süresinde kayıplara neden olabildiği belirtilmektedir.
  • Beden kitle indeksi 35 ve üzeri olan, yaşam tarzı değişikliklerine rağmen etkili ve kalıcı kilo kaybı sağlayamayan bireyler için obezite cerrahisi önerilmektedir. Cerrahi kararı öncesinde, hastaların profesyonel destek alarak diyet ve egzersiz gibi geleneksel yöntemleri denemeleri ön koşul olarak belirlenmiştir. Obezite cerrahisinde yaş sınırı, hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak 12 ila 65 yaş aralığında değişmektedir ve uygulama kararı multidisipliner bir ekip tarafından değerlendirilmektedir.
  • Obezite cerrahisinde uygulanacak yöntemin seçimi, hastanın var olan sağlık sorunları, beslenme alışkanlıkları ve kullanılan ilaçlara göre belirlenmektedir. Laparoskopik yöntemler sıkça tercih edilirken, tüp mide, loop bipartisyon bypass ve Rouxny gastric bypass gibi yaklaşımlar hastanın ihtiyacına göre uygulanmaktadır.

Ameliyat Sonrası Kilo Verme ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

  • Cerrahi müdahale sonrasında kilo kaybı genellikle hemen başlamaktadır. Kilo kaybının miktarı başlangıç kilosuna göre değişmekte olup, örneğin 200 kilogram ağırlığındaki bir hastada ilk ayda 25–30 kilogram kayıp yaşanabilmektedir. Hedef ise hızlı kilo kaybı değil, kas ve kemik kütlesi korunarak yağ dokusunun azaltılmasıdır.
  • Cerrahi sonrası uzun dönem başarıda, sürdürülebilir kilo kaybı için dengeli beslenme, düzenli egzersiz, yeterli su tüketimi ve sağlık profesyonellerinin rehberliğinde geçirilen takip süreci kritik rol oynamaktadır. Aksi halde, eski beslenme ve yaşam alışkanlıklarına dönüş durumunda tekrar kilo alımı riski ortaya çıkabilmektedir.

Kilolu bireylerin kalıcı bir sağlığa ulaşmasında obezite cerrahisi, yalnızca kilo kaybı sağlamanın ötesinde, yeni ve sağlıklı yaşam biçimi kazanımını da desteklemektedir.

Kaynak: BYZHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.