Acıbadem Üniversitesi Sempozyumunda Sanal Kumar Bağımlılığına Dair Yeni Yaklaşımlar Tartışıldı
Acıbadem Üniversitesi sempozyumunda sanal kumar bağımlılığına yönelik yeni yaklaşımlar ve güncel tedavi yöntemleri ele alındı.
Sanal dünyanın sunduğu kolaylıklar, yeni ve görünmez bağımlılık biçimlerini de beraberinde getiriyor. Özellikle sanal kumar bağımlılığı, toplumsal bir tehdit olarak öne çıkarken, Acıbadem Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Sanal Kumar Bağımlılığı Sempozyumu” bu konunun ciddiyetini kurumlar ve kamuoyuna bir kez daha hatırlattı. Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt’un öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, dijitalleşmenin bağımlılıklara etkisi ile ilgili güncel tespitler ve çözüm yolları ele alındı.
Yasa Dışı Pazarda Büyük Ekonomik Hacim ve Bireysel Riskler
Küresel ölçekte sanal kumar ve çevrim içi bahis pazarının ekonomik büyüklüğü 300 milyar dolara yaklaşırken, her yıl milyonlarca yeni katılımcı sisteme dahil olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, kumar bağımlılığını davranışsal bozukluk olarak kabul etmesine rağmen, bu alanda hızlı bir yayılım sürmektedir. Türkiye’de ise yasadışı kumar ve bahis piyasasının yılda yaklaşık 120 milyar dolarlık bir ciroya ulaştığı bildirilmektedir. Son bir yılda kapatılan 42 bin yasa dışı kumar ve bahis sitesine rağmen, dijital platformlar üzerinden kumara erişim her geçen gün daha kolay hale gelmiştir. Uzmanlar, söz konusu yasa dışı ağlarda yaklaşık 100 bin kişinin aktif şekilde görev yaptığını, bu yapıların suç, şiddet ve intihar vakalarıyla ilişkili olduğuna dikkat çekmektedir. Zamanla fiziksel ortamlardan dijital ekranlara taşınan kumar, özellikle gençler başta olmak üzere geniş bir kitle için denetimi zor, yıkıcı bir bağımlılık alanı oluşturmaktadır.
Bağımlılığın Toplumsal Etkileri ve Önleyici Yaklaşımlar
Yapılan araştırmalar, sanal kumarın yalnızca bir eğlence olarak görülmemesi gerektiğini, bireyin ruh sağlığını, aile yapısını ve ekonomik düzenini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Prof. Dr. Murat Kurt, özellikle sanal kumar bağımlılığı bulunan bireylerde depresyon, anksiyete ve intihar riskinin artış gösterdiğini belirterek, bu durumun ülke için kritik bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulamıştır. Dijitalleşmenin sağladığı ödül süreçlerinin hızlanması, paranın soyutlaşması ve kayıpların fark edilmesindeki zorluklar, bireyleri daha fazla risk almaya itmektedir. Özellikle gençler, sanal ortamda geçirilen uzun saatler ve dijital reklamların etkisiyle bağımlılığa karşı daha savunmasız hale gelmektedir.
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat ise sanal kumarda “yakın ıska” etkisinin bireyleri sürekli tekrar denemeye yönelttiğini belirtmiştir. Bağımlılık döngüsünde, kaybedilen parayı telafi etme çabası, bireysel ve ailevi sorunlarda ciddi artışa neden olmaktadır. Son aşamada psikolojik çöküş, ekonomik kayıplar ve aile içi çatışmalar sıkça yaşanırken, bazı bireylerde intihara varan sonuçlar görülebilmektedir. Uzmanlar, erken müdahale ile bağımlılığın önlenebilir ve tedavi edilebilir olduğunu, özellikle ailelerin çocuklarının dijital davranışlarını takip etmesi ve profesyonel destek araması gerektiğini belirtmektedir. Prof. Dr. Murat Kurt, toplumun tüm kesimlerinin bu mücadelede sorumluluk almasının gerekliliğinin altını çizmiştir.
Kaynak: BYZHA