Erkeklerde Yaygın Kanser Yanılgısı: Gerçekler ve Bilinmeyenler
Erkeklerde kanserle ilgili yaygın yanılgıları ve bilinmeyen gerçekleri öğrenin. Doğru bilgiyle sağlığınızı koruyun.
Son yıllarda erkeklerde meme kanseri vakalarında belirgin bir artış gözlenmektedir. Erkeklerde meme kanserinin kadınlara kıyasla daha az rastlandığı bilinse de toplumsal farkındalığın düşük olması nedeniyle geç teşhis sıkça karşılaşılan bir sorundur. Uzmanlar, yanlış inanışlar ve dikkate alınmayan belirtilerin, erken tanı şansını azalttığına dikkat çekmektedir.
Meme Kanseri Riskinde Yaşam Alışkanlıklarının Rolü
Onkoloji cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan, meme kanseri riski üzerinde genetik yatkınlığın yanı sıra bazı yaşam tarzı faktörlerinin etkili olduğunu vurgulamaktadır. Türkiye’de yıllık olarak yaklaşık 25 bin kadında ve 200-250 erkekte meme kanseri tespit edilmekte olup, erkeklerde genellikle 65-70 yaş aralığında tanı konmaktadır. Fazla alkol tüketiminin karaciğer fonksiyonlarını bozarak hormonal dengesizliklere yol açtığı, bunun da östrojen düzeyinin artmasına ve meme kanseri riskinin yükselmesine neden olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, obezitenin östrojen düzeylerini artırarak meme dokusuna olumsuz etki ettiği ve vücutta iltihabi süreçleri tetiklediği ifade edilmektedir.
Hareketsiz yaşam ve düzenli egzersiz eksikliği, obeziteye ve hormonal dengesizliklere zemin hazırlayarak meme kanseri riskini artıran diğer önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Meme kanseri öyküsü olan aile bireylerinin varlığı, özellikle annede veya kız kardeşte görülen meme kanseri vakaları, erkeklerde riskin daha da yükselmesine neden olabilmektedir. İleri yaş, göğüs bölgesine radyasyon maruziyeti, hormon dengesizliği ile karaciğer hastalıkları ve Klinefelter sendromu gibi durumlar, erkeklerde meme kanseri riskini artıran faktörler arasında gösterilmektedir.
Bulgular ve Sosyal Desteğin Tedavideki Önemi
Prof. Dr. Aydoğan’ın da katkı sunduğu ve uluslararası tıbbi literatürde yayımlanan bilimsel araştırmalar, meme kanserinde sosyal ve duygusal desteğin tedavi süreçlerinde önemli bir yer tuttuğunu gözler önüne sermektedir. Araştırma bulgularına göre, hastaların moral desteği ve paylaşım ortamı bulması tedavi başarısını olumlu yönde etkileyebilmektedir. Uzmanlar, hem aile bireylerinin hem de sağlık ekibinin desteği ile hasta destek gruplarının varlığının sağkalım oranları üzerinde olumlu etkileri olabileceğini aktarmaktadır.
Kaynak: BYZHA