20’li Yaşlarda Ortaya Çıkan ve Kadınları Etkileyen Sorun: Nedenleri ve Çözümleri
20’li yaşlarda kadınları etkileyen sorunların nedenleri ve çözümlerini öğrenin. Sağlıklı bir yaşam için ipuçları burada!
Günümüzde hareketsiz yaşam ve dengesiz beslenmenin sıklaşmasıyla birlikte kilo artışı yaygınlaşırken, bazı kadınlarda yağ birikimi özellikle bacak ve kollarda anormal şekilde ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, bu tür yağ birikimlerinin yalnızca estetik bir durum olmadığını, toplumda ‘ağrılı selülit’ ya da lipödem olarak bilinen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalık olabileceğini belirtiyor.
Belirtiler ve Risk Grupları
Lipödem, cilt altında patolojik yağ dokusu birikimiyle kendini gösteren kronik bir hastalıktır ve çoğunlukla kadınlarda görülür. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan’ın açıklamasına göre, özellikle bacaklar, kalçalar ve zaman zaman kollar simetrik bir biçimde kalınlaşır. Bu bölgelerde ağrı, hassasiyet, morarma eğilimi ve gün sonunda artan şişlik görülebilir. Ayakların genellikle etkilenmemesi, lipödemin diğer ödem türlerinden ayrılmasını sağlar. Kadınlarda genellikle ergenlik sonrası veya 20’li yaşlarda başlayan belirtiler, menopoz döneminde şiddetlenebilir. Kol veya bacaklarda kolay morarma, ağrı veya şişlik şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurması önerilmektedir.
Tedavi Seçenekleri ve Yaşam Tarzı
Lipödemin gelişmesinde genetik yatkınlık, hormonal faktörler, inflamasyon, yetersiz hareket ve sağlıksız beslenme önemli rol oynar. Uzmanlar, hastalığın ilerlemesini önlemenin, şikayetlerin hafiflemesini sağlamak ve ikincil problemleri engellemek adına bütüncül bir tedavi yaklaşımını öne çıkarıyor. Manuel lenfatik drenaj, kompresyon tedavisi, cilt bakımı ve yapılan uygun egzersizlerle birlikte, hareket kısıtlılığını azaltmaya yönelik fizik tedavinin de tedaviye katkı sağladığı bildiriliyor. Kilo kontrolü, dengeli diyet, düzenli fiziksel aktivite ve stres yönetimi, lipödemde komplikasyonların önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Erken teşhisin önemli olduğu ve hastaların düzenli tıbbi takip altında olması gerektiği vurgulanmaktadır.
Kaynak: BYZHA