Bocavirüs Virüsü Hakkında Merak Edilen Bilgiler
Bocavirüs enfeksiyonları, belirtileri, tanı yöntemleri ve etkili tedavi yaklaşımları hakkında güncel bilgiler…
Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları arasında tanımlanan Bocavirüs, son yıllarda sağlık otoritelerinin dikkatini çeken önemli bir virüs olarak öne çıkmaktadır. 2005 yılında tespit edilen bu virüs, Parvoviridae ailesinde yer almakta olup, tek zincirli DNA yapısına sahiptir.
Bocavirüs, çoğunlukla damlacık yoluyla bulaşmakta ve öksürük, hapşırık gibi yollarla havaya yayılan partiküller aracılığıyla diğer kişilere geçmektedir. Enfeksiyonun yayılımı, el ile temas, hijyen kurallarına uyulmaması ve enfekte yüzeylerle temas sonucunda da hızlanabilmektedir. Özellikle ilkbahar ve yaz başında çocukların toplu bulunduğu alanlarda artış gözlemlenmektedir. Yetişkinlerde nadir görülmekle birlikte, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde ağır seyredebilmektedir.
Bocavirüs enfeksiyonunun klinik tablosunda burun akıntısı, tıkanıklık, öksürük, hafif veya yüksek ateş, hırıltı ve nefes darlığı gibi solunum belirtileri ön plandadır. Bazı hastalarda ishal ve kusma gibi sindirim sistemi bulguları da görülebilir. Özellikle küçük çocuklar ve bağışıklığı düşük hastalarda, bronşiolit ve pnömoniye benzer ağır seyirli enfeksiyon gelişebilir.

Tanı, çoğunlukla burun ya da boğazdan alınan sürüntülerde yapılan PCR testi ile konmaktadır. Ancak, virüs sağlıklı bireylerde de uzun süre tespit edilebildiğinden, laboratuvar bulgularının hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Destekleyici tedavi esas olup, hastalara bol sıvı desteği, ateşin kontrolü ve solunum sıkıntısına yönelik öneriler sunulmaktadır. Antibiyotik tedavisi yalnızca bakteriyel enfeksiyon varlığında uygulanmakta; ağır olgularda ise hastanede gözlem ve oksijen desteği gerekebilmektedir.
Bocavirüs için henüz spesifik bir aşı ya da antiviral ilaç geliştirilmemiştir. Enfeksiyonun önlenmesi için hijyen tedbirlerine uyulması, toplu yaşam alanlarında dikkatli olunması ve bağışıklığı zayıf bireylerin korunması önerilmektedir. Tedavi sürecinde, yüksek ateşin üç günden uzun sürmesi, solunum güçlüğü veya morarma gibi ciddi bulgular geliştiğinde, hastaların vakit kaybetmeden sağlık kurumlarına başvurması gerekmektedir.