Türkiye’de Enflasyon Muhasebesinin Tarihçesi, Önemi ve Güncel Durumu
Türkiye’de enflasyon muhasebesinin tarihçesi, önemi ve güncel durumu hakkında kapsamlı ve güncel bilgiler.
Ekonomide yaşanan yüksek enflasyon dönemlerinde şirketlerin finansal tabloları, gerçek ekonomik durumlarını tam olarak yansıtamayabilir. Fiyatların ve paranın alım gücünün hızla değiştiği böyle zamanlarda, varlıklar ve borçlar geçmiş maliyetlerle kaydedildiği için finansal analiz yanıltıcı sonuçlar verebilir. Bu nedenle, enflasyonun etkisinden arındırılmış doğru mali veriler elde etmek amacıyla enflasyon muhasebesi uygulaması gerekmektedir.
Enflasyon muhasebesi, finansal tablolardaki değerleri güncel fiyat seviyelerine göre yeniden belirleyen bir yöntemdir ve özellikle yüksek enflasyonun etkili olduğu dönemlerde şirketlerin gerçek durumunu ortaya koyar. Türkiye’de bu uygulama, Vergi Usul Kanunu çerçevesinde düzenlenir ve belirli enflasyon eşikleri aşıldığında zorunlu hale gelir. Örneğin, son üç yıldaki kümülatif fiyat artışının %100’ü ve cari yıl için %10’un üzerinde olması durumunda şirketler enflasyon düzeltmesi yapmak zorundadır.
Enflasyon Muhasebesi Olmadan Finansal Tablolarda Görülen Riskler
Yüksek enflasyonun muhasebeye yansıtılmaması fiktif kar oluşumuna neden olabilir. Örneğin, önceki dönemlerin düşük maliyetli stokları yüksek fiyatlarla satıldığında, kâğıt üzerinde gerçek olmaktan uzak yüksek kârlar hesaplanabilir. Bu durum yanıltıcıdır ve doğru olmayan bir vergi yükümlülüğü yaratır.

Buna ek olarak, şirketlerin dağıttığı temettüler nedeniyle aslında sermayeleri eriyebilir. Bu durum, sermayenin korunmasını zorlaştırır ve işletmenin finansal sağlığını zayıflatır. Yanlış finansal verilerle yatırımcılar, kredi verenler ve yönetim yanlış kararlar alabilir; vergi adaletsizliği ise mali yükümlülüklerde dengesizliklere yol açar.
Türkiye’de Uygulama Süreci ve Güncel Gelişmeler
Türkiye’de enflasyon muhasebesi ilk kez 2003-2004 yıllarında yüksek enflasyon döneminde yaygın şekilde uygulandı. Bu dönemde finansal tablolar enflasyonun etkisine göre düzeltilmiş ve gerçek finansal durum ortaya konulmuştur. Enflasyon oranlarının düşmesiyle birlikte 2005 yılında uygulama sona ermişti.

Ancak 2021’den itibaren enflasyon tekrar yükselişe geçince, pandemi nedeniyle ertelenen uygulama 2024 yılı itibarıyla yeniden yürürlüğe girmiştir. Şirketler, 31 Aralık 2023 tarihli ve 2024 yılı bilançolarını enflasyon farklarını dikkate alarak hazırlamaya başlamışlardır.
Not: Bu konuda detaylı bilgi edinmek isteyenler için konu ile ilgili eğitim videolarına ulaşılması tavsiye edilir.
Kaldırılma Kararı ve Gerekçeleri
2024 yılında yeniden başlayan enflasyon muhasebesi uygulaması, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler ile muhasebeciler tarafından karmaşık hesaplama süreçleri ve iş yükü nedeniyle yoğun eleştiriler aldı. Ayrıca hatalı hesaplamalardan kaynaklanan vergi cezaları kaygısı da uygulamaya karşı itirazları artırdı.

Bu talepler doğrultusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi 24 Aralık 2025’te aldığı karar ile 2025, 2026 ve 2027 yılları için enflasyon düzeltmesi zorunluluğunu kaldırdı. Böylece şirketler, bu dönemlerde isterlerse finansal tablolarını normal muhasebe standartlarına göre hazırlayabilecekler. Özel hesap dönemleri kullanan işletmelerde bu erteleme 2026-2028 yılları arasını kapsamaktadır.
Kararın alınmasında şu ana nedenler etkili oldu:
- 2023 ve 2024 yıllarındaki düzeltmelerle finansal tablolar önemli ölçüde güncellendi.
- Yeniden değerleme oranı uygulaması sayesinde varlıkların güncel değerleri muhafaza ediliyor, amortismanlar artırılabiliyor ve ek vergi yükü oluşmuyor.
- İşletmelerin muhasebe iş yükünü azaltmak ve hata riskini düşürmek.
- KOBİ ve esnafın üzerindeki finansal baskıları hafifletmek.
Bununla birlikte, finans sektöründeki bazı kuruluşlar (bankalar, faktoring şirketleri vb.) ayrıca düzenleyici kurumların spesifik kararlarına tabidir. Bazı mükellef grupları da kapsam dışında kalabilmektedir.
Değerlendirme ve Öneriler
Uzun vadede enflasyon muhasebesinin amacı, gerçek ekonomik değerlerin finansal tablolarda doğru şekilde temsil edilmesini sağlamaktır. Günümüzde uygulamanın askıya alınması ile birlikte şirketlerin yeniden değerleme hakkını etkin biçimde kullanmaları önerilmektedir. Böylece enflasyonun olumsuz etkilerinden kısmen korunabilirler.
Enflasyonun kalıcı olarak düşmemesi hâlinde, gelecekte yeniden düzenlemelerin gündeme gelme olasılığı bulunmaktadır. Ekonomideki gelişmeler yakından takip edilmeli ve gerektiğinde zamanında önlemler alınmalıdır.