18 Eylül 2026, 15:51:05
Dolar 48,7849
Euro 56,0068
Altın 6.865,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sinop 21°C
Hafif Yağmurlu
Sinop
21°C
Hafif Yağmurlu
Cum 21°C
Cts 22°C
Paz 22°C
Pts 22°C

Alzheimer’da bilimsel gelişmeler hızlanıyor, hastaların beklentisi büyüyor

Alzheimer’da bilimsel gelişmeler hızlanıyor, hastaların beklentisi büyüyor
18 Eylül 2026 14:39

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında; Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı.

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında; Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı.

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü ile Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa’nın katıldığı toplantıda güncel gelişmeler ile yürütülen kampanyalara dikkat çekildi.  

Dünyada Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatan yeni ilaçların kullanıma girmesi, zona aşısının demans riskini düşürdüğünü gösteren veriler, ajitasyon (hırçınlık) belirtilerine yönelik onaylı tedaviler ve erken tanıyı kolaylaştıran kan testleri Alzheimer hastalığının geleceğine ilişkin umut verici gelişmeler arasında yer alıyor. Bu güncel gelişmeler heyecan yaratırken, hastalar ve hasta yakınları hâlâ birçok zorluk ve engelle çoğu kez tek başlarına mücadele etmek zorunda kalıyor; Türkiye’de ise bu önemli yeniliklere erişimin artırılması önem taşıyor. 

Yeni Alzheimer tedavilerine erişim önemli 

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Alzheimer hastalığında beyinde biriken “amiloid” adlı maddeyi temizleyen ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ve günümüzde dünya çapında kullanılmaya başlandığını belirtti. Bu ilaçların etkinliği ve güvenliğinin yüzlerce hastanın katıldığı kontrollü çalışmalar ve dört yıldan uzun süren takiplerle gösterildiğini ifade eden Şahinöz, uzun süreli verilerin ilacın etkisinin uzun vadeli olduğunu ve ortaya çıkabilecek yan etkilerin düzenli kontrollerle yönetilebildiğini gösterdiğini söyledi. İlaç uygulamasında bazen beyin içinde sıvı toplanması veya küçük kanamalar görülebildiğini; ancak belirli hasta seçimi ve tedavi protokollerinin bu riskleri azaltabildiğini aktardı.

Bu ilaçların Türkiye’de hâlâ erişilebilir olmadığına dikkat çeken Şahinöz, yeni tedavilere adil ve zamanında erişimin sağlanabilmesi için ilgili tüm paydaşların katkısının önem taşıdığını belirtti. Şahinöz, bununla birlikte ilacın uzun dönem etkilerini izleyecek sistemlerin kurulması, geri ödeme düzenlemelerinin yapılması ve uygulama için gerekli sağlık altyapısının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni kan testleri ile Alzheimer tanısı mümkün ama kimlere, nasıl yapılmalı?

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, son dönemde Türkiye’de çeşitli klinik laboratuvarlarda, kandan Alzheimer tanısı için bakılan “pTau-217” isimli testin uygulanmaya başlandığını belirterek, gelişmiş ülkelerle aynı dönemde bu testlerin Türkiye’de hizmete girmesinin sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.

“pTau-217”nin Alzheimer hastalığı ile ilişkili erken beyin değişikliklerini yansıtan bir biyobelirteç olduğunu ve uygun bağlamda kullanıldığında tanısal değerlendirmeye çok değerli bir katkı sağladığını belirten Bilgiç, bu yeni olanağa ilişkin önemli uyarılarda da bulundu. “pTau-217”nin birçok farklı platformda ölçülebildiğine dikkat çeken Bilgiç, yalnızca doğrulanmış ve güvenilir platformların tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ölçümün hedef kitlesinin şimdilik zihinsel şikâyet bildiren kişilerle ve hekim isteği dahilinde sınırlı olması gerektiğini; hiç şikâyeti olmayan sağlıklı bireylerde ise günümüzde henüz yeterli veri birikmediğinden yaygın tarama aracı olarak uygulanmasının önerilmediğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde “pTau-217”ye ek olarak hastalığın ilerlemesini ve şiddetlenmesini öngören başka kan testlerinin de devreye girmesinin beklendiğini belirten Bilgiç, biyobelirteçlerin kullanımı, güvenilir platform seçimi ve sonuçların yorumlanması konusunda ulusal kılavuz ve kalite standartlarının hızla oluşturulmasının önem taşıdığını vurguladı. Bilgiç ayrıca bu testlerin klinikte yaygınlaşabilmesi için geri ödeme kapsamına alınması ve erişimin adil şekilde sağlanması gerektiğini belirterek hekimlere, laboratuvarlara ve karar vericilere bu ilk uygulama döneminde dikkatli, hedefe yönelik ve hasta odaklı yaklaşım çağrısında bulundu.

Aşı ile beyni korumak mümkün mü? Zona aşısı üzerine dikkat çeken bulgular

Son yıllarda yapılan güçlü çalışmalar ve büyük veri analizlerinin zona (herpes zoster) aşılarının sadece zona hastalığını önlemekle kalmayıp demans riskini yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini ve demansı olanlarda da hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Başar Bilgiç, Galler ve Avustralya’daki çalışmalarda aşıya erişimi olan gruplarda daha az demans tanısı konduğunu ifade etti. Bilgiç, bu çalışmalara ek olarak geniş sağlık sistemi verilerinin de aşı olanlarda demans riskini daha düşük bulduğuna dikkat çekti.

Bu bulguların toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Bilgiç, demansın hasta ve bakım verenleri ile aileleri üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu; sağlık hizmetleri ve bakım maliyetlerinin toplum kaynaklarını zorladığını belirtti. Zona aşılarının demans riskini azalttığına dair kanıtların, yaşlı erişkinlerin aşıya daha kolay ulaşmasını sağlamak için aşı erişimini ve kapsama alanını genişletmenin nispeten düşük maliyetli, pratik ve etkili bir seçenek olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Türkiye Alzheimer Derneği, yaşlı erişkinlerde zona aşısına erişimi hızlandırmak ve kapsamı genişletmek üzere ulusal düzeyde koordineli bir aşılama programı başlatılması çağrısında bulundu. Dernek, programın öncelikle 65 yaş ve üzeri kişileri hedeflemesi, aşı temini, ücretsiz uygulama ve uzun dönem bilişsel izlemi içerecek şekilde tasarlanması gerektiğini belirtti.

Alzheimer’da ortaya çıkan hırçınlıklarla mücadele mümkün

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü, Alzheimer hastalarında görülen hırçınlık ve huzursuzluğun hem hasta hem de bakım verenler için yıpratıcı bir sorun olduğunu; günlük yaşamı, uyku düzenini ve sosyal ilişkileri bozduğunu, bakım yükünü ve sağlık harcamalarını artırdığını ve hastalığın seyrini olumsuz etkilediğini belirtti.

Bu durumun çaresiz olmadığını ve tedavi edilebildiğini vurgulayan Süslü, ailelerin “ajitasyon” adı verilen bu belirtileri tanımasının, değişiklikleri gözlemleyip not almasının ve bu konuda hekimle konuşmasının erken müdahale ve doğru yönlendirme için hayati önem taşıdığını söyledi.

Bu davranış sorunlarına yönelik olarak öncelikle ilaç dışı yaklaşımların uygulanması gerektiğini belirten Süslü; hasta özelinde uygun bakım düzenlemeleri, yaşam ortamının sadeleştirilip uyarıcıların azaltılması, düzenli ve hafif fiziksel aktivite, müzik veya sanat temelli destekler ile bakım verenlerin eğitiminin hırçınlık ataklarının hem sıklığını hem de şiddetini azalttığını ifade etti. İlaç dışı yöntemlere yanıt vermeyen hastalarda hekim değerlendirmesiyle ilaç tedavilerinin gündeme geldiğini aktaran Süslü, son yıllarda Alzheimer hastalığında görülen bu hırçınlıklara özel olarak iki onaylı ilaç geliştirildiğini ve bunlardan birinin Türkiye’de mevcut olduğunu belirtti. Süslü ayrıca geliştirilmekte olan yeni tedavi adaylarının önümüzdeki dönemde davranış sorunlarının tedavisinde ek seçenekler sunarak hastalara ve bakım verenlere önemli ölçüde rahatlama sağlayabileceğine dikkat çekti.

“Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum” kampanyası ile davranışsal belirtilere dikkat çekiliyor

Toplantıda, Türkiye Alzheimer Derneği ve Abdi İbrahim Otsuka iş birliğiyle yürütülen “Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum” kampanyasının odağında yer alan davranışsal belirtilere de dikkat çekildi. Kampanya ile Alzheimer hastalığında görülebilen huysuzluk, huzursuzluk ve ajitasyon gibi davranışların göz ardı edilmemesi; hasta yakınları ve bakım verenlerin bu davranışların hastalıkla ilişkili nedenleri olabileceği konusunda farkındalık kazanması amaçlanıyor.

Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa, Alzheimer’ın yalnızca hastayı değil, ona bakım veren yakınlarını ve dolayısıyla tüm toplumu etkileyen çok boyutlu bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Alzheimer denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak unutkanlık ve hafıza kaybı geliyor. Oysa hastalığın seyrinde huysuzluk, huzursuzluk ve ajitasyon gibi davranışsal belirtiler de görülebilir. Bu belirtiler bazen kişinin karakterinin değiştiği ya da bilinçli olarak böyle davrandığı şeklinde yorumlanabiliyor. ‘Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum’ kampanyasıyla tam da bu bakış açısında bir değişim yaratmayı amaçlıyoruz. İlk bakışta anlam verilemeyen bazı davranışların ardında hastalıkla ilişkili nedenler olabileceğinin bilinmesini; hasta yakınlarının ve bakım verenlerin bu belirtileri daha iyi gözlemleyerek hekimleriyle paylaşmalarını önemsiyoruz. Çünkü bir davranışın nedenini anlamanın, hastaya yaklaşımımızı ve bakım sürecini de değiştirebileceğine inanıyoruz.”

Kronik hastalıklarla mücadele eden bireylerin ve onlara destek olan bakım verenlerin daha kaliteli bir yaşamı hak ettikleri inancıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Basa, en önemli odak alanlarından birinin de Alzheimer’ın da içinde bulunduğu nöropsikiyatrik hastalıklar olduğunu ifade etti. Hasta ve bakım verenlerin yaşam kalitesinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çeken Basa, bu alanda yenilikçi sağlık çözümlerinin yanı sıra sosyal etki yaratacak güçlü iş birlikleriyle farkındalığın artırılmasına katkı sağlamayı önemsediklerini vurguladı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.