Tartıdaki Hızlı Düşüşe Aldanmayın: Ani Kilo Kaybının Gizlediği Riskler
Ani kilo kaybının altında yatan hastalık risklerini, metabolizma etkilerini ve sağlıklı zayıflama için dikkat edilmesi gerekenleri keşfedin.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, kısa sürede hızlı kilo verme amacıyla uygulanan tek tip diyetlerin sağlık açısından risk taşıdığını, kalıcı kilo yönetimi için sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının şart olduğunu açıkladı.
Tek Tip Diyetler Kısa Sürede Kilo Düşüşü Sağlasa da Sağlıklı Değil
Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, hızlı sonuç beklentisinin kişileri tek bir besine dayalı diyetlere yönelttiğini belirtti. Bu tür diyetlerin tartıda başlangıçta düşüş sağlayabildiğini ancak sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için uygun olmadığını ifade etti. Tek bir besine ya da sınırlı sayıdaki besin grubuna dayanan programların vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerini yeterli ve dengeli biçimde karşılamadığını söyledi. Uzun vadede bu beslenme biçiminin sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
İspiroğlu, tek tip diyetlerin ilk günlerinde görülen hızlı kilo kaybının çoğu zaman yağ kaybı anlamına gelmediğine dikkat çekti. Tartıda görülen azalmanın önemli bir bölümünün vücuttaki su miktarında ve glikojen depolarında yaşanan azalmadan kaynaklandığını aktardı. Sağlıklı kilo kaybının yağ kütlesinin azalmasına dayanması gerektiğini hatırlattı.
Kısa Süreli Detoks Kürleri Kalıcı Kilo Yönetimine Katkı Sunmuyor
İspiroğlu, tek tip beslenmenin yanı sıra detoks başlığı altında sunulan kısa süreli kürlerin de kalıcı kilo kaybı açısından uygun bir yaklaşım olmadığını belirtti. Bu tür programların çoğu zaman vücudu toksinlerden arındırdığı iddiasıyla öne çıkarıldığını ancak sağlıklı bireylerde karaciğer, böbrekler ve bağırsakların bu görevi sürekli olarak yerine getirdiğini söyledi. Kısa süreli meyve kürlerinin genellikle kalori ile protein alımını düşürerek tartıda geçici bir azalma yarattığını, bunun gerçek bir yağ kaybı anlamına gelmediğini vurguladı.
Uzman diyetisyen, sağlıklı beslenme yaklaşımının birkaç gün süren katı uygulamalara değil, uzun dönemde sürdürülebilen doğru beslenme alışkanlıklarına dayanması gerektiğini dile getirdi. Kilo verme sürecinde tek bir besini mucize olarak öne çıkarmak yerine kişiye özel, yeterli ve dengeli bir beslenme planı hazırlanmasının önemine işaret etti.
Meyveler Tek Başına Diyet Aracı Değil Dengeli Beslenmenin Parçası Olmalı
İspiroğlu, özellikle meyvelerin zaman zaman tek tip diyetlerin temelini oluşturduğunu ancak bu yaklaşımın doğru olmadığını söyledi. Meyvenin dengeli bir beslenme planının parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Porsiyon kontrolünün önem taşıdığını vurguladı.
Prediyabeti bulunan ya da diyabet riski taşıyan bireylerin meyve tüketiminde daha dikkatli olması gerektiğini aktaran İspiroğlu, bu kişilerin meyveyi uygun porsiyonlarda tüketmesinin önemli olduğunu kaydetti. Mümkün olduğunda meyvenin protein kaynakları ile birlikte alınmasının kan şekeri kontrolü açısından daha uygun bir tercih olabileceğini ifade etti.
Kaynak: BYZHA